Hüseyin Nizamoğlu

Hüseyin Nizamoğlu

NERDE KALMIŞTIK
HüseyinNizamoğlu ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Uğur Mumcu: Kazım Karabekir, M. Kemal İle İlgili Gerçekleri Anlatıyor

Eklenme : 17.06.2021 00:00:00
Görüntülenme: 290

Karabekir, konuyu yakın arkadaşı İsmet Paşa ile de görüşür.

(Önceki Yazının Devamı)

«16 Ağustos'ta İsmet Paşa ile görüştüm. 18 Temmuz'da Teşkilât-ı Esasiye münasebetiyle Fethi Bey ve arkadaşlarıyla yaptığımız (İslâmlık terakkiye -ilerlemeye- manidir) münakaşasını ve Gazi M.Kemal'in yakın zamanlara kadar her yerde İslâm dinini, Kur'ân'ı ve hilâfeti medh-ü sena ettiği ve pek fazla olarak Balıkesir'de minbere çıkıp aynı esaslarda hutbe dahi okuduğunu anlattım ve bu tehlikeli havanın Lozan'dan yeni geldiği hakkındaki kanaatin umumi olduğunu da söyledim.

İsmet Paşa, Macarlar ve Bulgarlar, aynı saflarda itilâf devletlerine karşı harp ettikleri ve mağlûp oldukları halde istiklâllerini muhafaza etmiş olmaları Hıristiyan olduklarından, bize istiklâl verilmemesi de İslâm olduğumuzdan ileri geldiğini bugün kendi kuvvetimizle yıllarca uğraşarak kurtulduksa da İslâm kaldıkça müstemlekeci (sömürgeci) devletlerin ve bu arada bilhassa İngilizlerin daima aleyhimizde olacaklarını ve istiklâlimizin de dalma tehlikede kalacağını, bana anlattı.

Ben de bu fikre iştirak etmediğimi şu mütalâalarıma dayanarak söyledim:

«Böyle bir fikrin doğuracağı hareket milletin başına yeniden daha korkunç ve daha meşum (uğursuz)* bir istibdat (despotluk) idaresi getirecektir. Daha kazanamadığımız milli neşe kaçacak, birçok emekle kurulan milli birliğimiz de bozulacaktır. Biz içerde birbirimizi boğarken bize bu kurtuluş yolunu gösteren politikacılar da (Türkler Hıristiyan oldular) diye bütün İslâm âlemini bizden nefret ettireceklerdir. Bu surette bizi tehdit etmek için İslâm âlemi ruhlarında isyan duyacaklardır.

Artık İtilâf Devletleri Yunan ve Ermeni kuvvetleriyle başaramadıkları emellerini, İslâm ordularını ve hele Arapları, (Salli âlâ Muhammed) diye üzerimize saldırmakla istihsale (elde etme) kalkışacaklardır.

Sultan Mahmut devrinde (Türkler Hıristiyan oluyor) diye Arap ordularını Anadolu içlerine sevk eden ve orduları idare eden Fransızlar değil miydi? Türk donanmasını ifsat eden ve Mısır'a teslimine sebep olan politika aynı oyun değil miydi? Öteden beri bir taraftan hükümete (Avrupalı olun, garp hayatını aynen alın, başka kurtuluşunuz yoktur) derler. Diğer taraftan da attığımız adımlara teşvik ederler ve İslâm âlemine de (Türkler Hıristiyan oluyor) diye aleyhimizde nefret uyandırırlar.

Esasen imkânsız olan bir şeyi yapıyor görünmek bile maddi ve manevî bütün kudret kaynaklarımızı mahv ve harap eder, Neticesi bu işi benimseyeceklerin hayatları ve prestijleri de kâfi gelmeyeceğinden kendi elimizle milleti anarşiye sürükleriz. Neticede bolşeviklik cereyanları arasında mahv olmak veya müstemleke olarak istiklâlimizi kaybetmek ele çok uzun sürmez. M. Kemal Paşa'nın son beyanatı bütün ilim adamlarımızı hayret ve korku içinde bırakmıştır. Çok vahim neticeler doğurabilecek bu fikir hep bir arada müzakere ve münakaşa etsek millet ve memleketin hayrına olur. Lozan bize istibdat ve tehlike getirmesin!

Karabekir, o günlerde, Ankara'nın Keçiören semtinde «Kubbeli Köşk» diye bilinen bir küçük köşkte kira ile oturmaktadır. 19 Ağustos 1923 günü M. Kemal, Lâtife Hanım ve İsmet Paşa bu köşke yemeğe gelirler. Yemekte tartışma çıkar. Tartışma Karabekir ve İsmet Paşa arasındadır. M. Kemal, tartışmayı sessizce izler.

...İsmet Paşa müthiş bir inkılâp hamlesi teklif etti:

- Hocaları toptan kaldırmadıkça hiçbir iş yapamayız. Bugünkü kudret ve prestijimizle bugün bu inkılâbı yapmazsak hiçbir zaman yapamayız.,

ilk Fethi Bey grubundan işittiğim bu yeni inkılâp zihniyetini İsmet Paşa da bir çırpıda tamamlıyordu. Aradaki zaman fasılaları kendiliğinden ortadan kalkarak bu üç şahsiyetin üç maddelik programı kulaklarımda tekrarlandı:

1-   İslâmlık terakkiye manidir.

2-    Arap oğlunun yavelerini Türklere öğretmeli.

3-    Hocaları toptan kaldırmalı.

Kâzım Karabekir: «Erzurum mebusları aramızı açacak... Erzurum'da beni vuracaklar.»

Karabekir., kendi kendine bu soruları sorar. Erzurum milletvekillerinden yakınan M. Kemal Paşa'dır; Erzurum'da Karabekir'in vurulacağını söyleyen de İsmet Paşa.

Kafasında kendi kendine bu soruları soran Karabekir «beynimde bir şimşek çaktı; fakat kendimi bu şimşeğin tesirinde bırakamadım» diye yazar.

Sonrasını kendisinden dinleyelim :

Çabuk toparlandım ve kendi kendime : (Hisle değil hesapla hal olunmalıdır) dedim. İkametgâhıma * gelince güvendiğim Erzurum mebuslarından ve silâh arkadaşlarımdan bir kaçını çağırttım. Ve onlara geçen bu hadiselerin bilmedikleri safhalarını anlattım: Şark harekâtı hakkındaki muhaberemizi okudum. Celâlettin Arif meselesinde o zamanki Erkân-ı Harbiye Reisi olan İsmet Bey'e bu zatla M. Kemal Paşa'nın arası nasıldır? diye sorduğum şifreye aldığım cevapta (iyi olmadığını, önce bana hücumla beni düşürdükten sonra Erzurumlular vasıtasıyla M. Kemal Paşa'yı da düşürmek istediklerini) bildirdiğimi söyledim.

"Hasbıhallerimizde (sohbetlerimizde) M. Kemal Paşa'nın fırka komutanlarımdan Halit Bey'e şifre ile **Celâlettin Arif ile Karabekir'in arasını aç** dediğini ve Erzurum'a ilk geldiği zaman Halit Bey'le görüşmelerine O'na (seni de beni de İstanbul hükümeti istiyor. Bir gün Kâzım bizi tevkif ederek

.gönderebilir. Birbirimizi tutalım ve daima muhabere edelim., icap ederse (..) yerine sen geçersin).........................

tavsiyesini tespit ettik."

NOT: Uğur Mumcu "icap ederse (...)" şeklinde sansür uygulamış. Orda "icap ederse Karabekir'i öldürelim" yazıyordu.

Bu bölümde Uğur Mumcu'nun iki yerde sansür uyguladığını görüyoruz.

Karabekir, Erzurum ve Kars'ta halka konuşur; onların dertlerini dinler. Halka İstiklal Savaşı'nı anlatır.

Devamı Gelecek.

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft