Türkiye ile Batı arasındaki uçurum

Eklenme : 21.05.2022 00:00:00
Görüntülenme: 263

Batı, MS. 330 yılında yapılan İznik toplantısından sonra Hristiyan inancını, Roma İmparatorluğunun resmi dini olarak kabul edildi.

Hristiyan kelimesi Hz. İsa'nın Yunanca ismi olan "Hiristo"dan üretilmiş bir kelimedir.

Hz. İsa, bir Yahudi idi.

Hatta bir Haham idi.

Hz. İsa, Süleyman Tapınağında Kudüs halkına "Siz, Hz. Musa'nın on emrinden oluşan kurallarına uymuyorsunuz. Hatta altın ve gümüşü Rabbin önüne koyuyorsunuz" diye uyarıyor, Yahudileri Hz. Musa'nın yoluna davet ediyordu.

Hz. İsa'nın 12 Havarisi de Yahudi idi.

Hristiyan inancını evrensel hale getiren bizim Tarsus'lu Paulus idi.

Hristiyan inancının kutsal kitap olan İncil'i okursanız, Tarsuslu Paulus'un Anadolu'daki toplumlara yazdığı mektupları görebilirsiniz.

Anadolu'yu yurt edinen Türk milletinin İslam dinini kabul etmesi, Avrupa'yı çılgına çevirmiş, tüm Haçlı seferleri Anadolu üzerinden Kudüs ve çevresine yapılmıştır.

Tüm bu yaşananlar bin yıl önce yaşanmasına rağmen, bu olaylar Batının hafızasında her pazar günü kiliselerde inatla tazelenmektedir...

Batı, Rönesans'ı yani aydınlanma sürecini yaşamasına rağmen Hristiyan inançlarından, hatta öfkesinden bir adım geri atmamıştır.

Akıl çağına "Sekülerizm" yani Laik düzen, aslında Hristiyan inancına hoş görü gösterirken, İslam inancına adeta kırmızı kart göstermeyi tercih etmektedir.

Bu yaklaşıma "İslamifobi" yani İslam düşmanlığı, denmektedir.

Batı bir türlü İslam inancına sıcak bakmamaktadır.

Hatta Batı, Müslümanlığı, din olarak kabul etmemektedir.

Bu yaklaşım da Batı ile Türkiye arasındaki büyük uçurumu oluşturmaktadır.

21. Asra ulaşan insanlık hâlâ "Senin inancın sana, benim inancım da bana" noktasına gelememiştir.

En eğitimli insanlar bile bu noktaya her yaklaşıldığında "Sen geçmişte bana şunu söyledin, şunu yaptım" diye eski yaraları kaşıyıp kanatmaktan geri durmuyor.

Bugün gelinen nokta budur.

Bu girdaptan çıkmak birbirimize tahammül etmekten geçiyor.

Sayıları çok az olan bazı aileler de, Batı ile Türkiye arasındaki farklılıkları ve tarihi olayları kullanarak dünyamızın rahat etmesine bir türlü izin vermiyorlar.

Bu inatlaşma ve "İlla benim inancım daha doğrudur" yaklaşımı dünyamızı bir sona doğru hızla yaklaştırıyor.

Bilinen insanlık tarihi aşağı yukarı 12 bin yıl ile sınırlı.

Modern insanın yüz bin yıldır bu dünyada var olduğunu ilim insanları iddia ediyorlar.

Eğer bu gerçek ise, insanoğlu demek ki, daha önce kendisini ve dünyayı büyük ölçüde yok etmiş, demektir.

Zaten, kutsal kitapları dikkatlice okuyunca bu türlü felaketlerin izlerini görmek mümkün oluyor.

Buna rağmen akıllanmıyoruz ve birbirimizin kuyusunu kazıyoruz.

İnsan bu...

İnsandan her şey beklenir...

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft