Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Türk Devletleri Teşkilatı ile 21. Yüzyıl Türk Yüzyılı Olacak

Eklenme : 16.11.2021 00:00:00
Görüntülenme: 483

20. yüzyılın despotik Rus İmparatorluğu o yüzyılda doğdu; o yüzyılda battı. "Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği" adıyla bilinen bu despotik imparatorluk, başta değişik coğrafyalardaki pek çok Türk toplulukları olmak üzere pek çok etnisiteyi hegemonyasına tâbi kılarak 74 yıl zulmetmiştir. Bu despotik imparatorluk 1991 yılında paldır-küldür yıkılmış, 21 Aralık 1991 günü SSCB despotik imparatorluğunun çökmesiyle "Bağımsız Devletler Topluluğu" oluşturulmuştur. 

Kısa bir ara not: O zaman Fırat Üniversitesinde çalışıyordum. Öngörülü Rektörümüz  Prof. Dr. Arif Çağlar ile bir sohbetimizde Aralık ayı başında, SSCB'nin çökmesi ve Türk topluluklarıyla ilgili bir panel düzenlemeye karar verdik. Toplantıya Kazakistan'dan, Doç. Dr. Erdem Hacıbekov, Özbekistan'dan Doç. Dr. Berdiyar Yusufov, Azerbaycan'dan Prof. Dr. Aydın Memmedov (rahmetli) katıldı. Bu üç bilim adamı ile beraber Prof. Dr. Ahmet Bican Ercılasun, Kerkük Türklerinden olup o sırada Fırat Üniversitesinde çalışmakta olan Prof. Dr. Abdülhalik Bakır ve Fırat Üniversitesinin genç akademisyenlerinden Prof. Dr. Ahmet Buran katılmıştı. Eski SSCB'den gelen akademisyenler, Elazığ'a geldiklerinde SSCB vatandaşı idiler "Değişen Dünya ve Türk Cumhuriyetleri Paneli"nde konuştuklarında bağımsız devletleri vardı. Bu durumu panel başında dile getirdiğimde, salonda heyecan zirve yapmıştı.

Konuya devam edelim.

74 yıllık zulüm bitmiş ve Asya'nın büyük bir kısmına yayılmış olan Türkler ve bazı farklı milletlere mensup insanlar, bağımsızlıklarına kavuşmuşlardı. Yıllarca Türkiye'de "Turancılık suçu"(!)'nun kaynağı SSCB artık çökmüş; çöküntünün enkazından Turan fidanı baş göstermeye yüz tutmuştu.

Turan'a giden yolda bu ilk adımdı.

18 yıl, Türk devletleri arasında değişik ilişkiler sürdürülmüştür. Başta ticarî ilişkiler olmak üzere sosyal ve kültürel ilişkilerin yanı sıra siyasî ilişkiler de yoğun bir şekilde geliştirilmiştir. 1992-2010 arası "Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi" adıyla her yıl bir araya gelen Türk devletleri, 3 Ekim 2009 günü ise Nahcivan'da bir araya gelen Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan ve Kazakistan "Türk Keneşi/Konseyi" adı altında bir siyasî organizasyona imza attılar ve periyodik toplantılar düzenleyerek Türk dünyasının meselelerine çözüm ürettiler.

Türk Keneşi organizasyonu, Turan'a giden yolda ikinci adım oldu.

12 Kasım 2021 günü, Turan'a giden üçüncü adım atılarak Özbekistan'ın da katılımıyla "Türk Devletleri Teşkilatı" kurulduğu, İstanbul'da ilan edildi. Toplantıya Türkmenistan ve Macaristan gözlemci ülke olarak katıldı. İleride gözlemci ve katılımcı olması planlanan Ukrayna, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Afganistan gibi devletlerin olması da öngörüldü.

12 Kasım günü kurulan Türk Devletleri Topluluğu, gelecek vizyonunu da açıkladı. 121 maddelik bu vizyon listesinde, ulaşımdan ekonomiye; sosyo-kültürel iş birliklerinden her Türk topluluğunun kültürel birikimleriyle ilgili faaliyetler düzenlenmesine kadar pek çok faaliyet sıralanmış. Mesela "Türk Dünyası Tarih ve Coğrafya Atlası" bunlardan biri. Siyasî yapıların ayırdığı Türk dünyası bu harita ile ilk defa tek bir haritada yer alarak moral güç kazanılacak. Buna paralel olarak "Türk Dünyası'nın Kutsal mekânları" ve "Türk Dünyasının Seçkin Kişilikleri" projeleri hayata geçirilerek ortak hafıza oluşturulacak. Keza "Türk Dünyası Kültür Başkenti" uygulamasına devam edilerek kültürel hareketlilik canlı tutulacak.

121 maddeyi teker teker saymayayım. İnternette var; merak eden bulup okuyabilir.

Bu da Turan yolundaki üçüncü adım oluyor işte.

***

1970'lerde, daha 14-15 yaşında iken yüreğimize Türkiye sevdası ve dış Türkler yangını düşmüştü. Dış Türklerden ilk dinlediğim kişi Ege Üniversitesinde okuyan Kerküklü bir ağabey idi. Irak Türklerinin uğradığı zulmü anlatırken, ikide bir gözleri doluyor ve bizim de yüreklerimizi yakıyordu. 21 sene bu zulüm ve bu yürek yangını devam etti. Kitaplar, piyesler, gazete yazıları, Dış Türkler toplantıları, Mustafa Cemiloğlu toplantıları (O yıllarda hapishanede katledildi diye biliyorduk; meğer yaşıyormuş.) ile geçem bir gençlik dönemi.

O yıllarda "devrimci" kesim "Kılıçları kuşanıp atlara binip Turan'ı kuracaksınız ha?" diyerek alay ederlerdi; "siyasal İslamcılar" da bizi ırkçı ve kafatasçı bulurdu. Bakın aradan 40-50 yıl geçti; artık bu alay etmeler ve suçlamalar yok oldu ve Turan'a doğru 3. adım da atıldı.

Demek ki neymiş? 1970'lerde dediğimiz gibi "Turan ille kılıç kuşanıp atlara binerek kurulmaz; siyasî beraberlik ile de pekâlâ kurulabilir.".

İşte o siyasî beraberliğin üçüncü ve en önemli adımı 12 Kasım 2021 günü İstanbul'da atıldı. Siyasî farklılıkları bir taraf atıp dünyada Türk gücünü oluşturmanın ve göstermenin vaktidir. Başta Türk dünyasının kendi içindeki ekonomik hareketliliği olmak üzere, tesis edilecek stratejilerle, 21. yüzyılı "Türk Yüzyılı" yapmamız mümkün. Bu, tarihte oldu şimdi de mümkün!...

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft