İsmail Zorba

İsmail Zorba

SÖZÜN EŞİĞİNDEN
İsmail Zorba'nın ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Sözümüz Okumaktan Geçerse

Eklenme : 18.01.2022 00:00:00
Görüntülenme: 646

"En güzel, en verimli yıllarını "Oku" emri üzerinde geçiren çocuklarımız, gençlerimiz okumanın hakkını verdikleri zaman üzerlerindeki bütün yüklerden kurtulmalı, hafiflemelidir. Eğer okumak her sene üzerlerine binen bir yük hâlini alıyorsa bunun altında ezilirler."

"Okumaktan mana ne?" diyor Koca Yunus. Düşünüyoruz okumaktan mana ne diye? Aslında insan olarak cümle kapısının eşiğinden geçmek için okumak ilk şart. Anlamak, idrak etmek, algılamak, bilgilenmek ve düşünmek. Düşünmekten sonrası ise insana yaşadığı alem içerisindeki yerini bulmak, tamamlamak, tamamlanmak aşamalarından geçiyor. Okumak düşünceden öte karar iradesine götürmeli insanı.

Okumak anlamakla birlikte aydınlanmayı da sağlıyor. Aydınlanma insan için karanlıktan kurtulmak yani cehaletten kurtulmak manasına da geliyor. Mağaradan alemlere açılan insan. Okumak sadece benliği değil ötesini insanları, diğer canlıları, hayatı da benliğin içine alma iradesini sağlıyor. Yüce kitabımızın ilk ayetindeki "Oku!" emriyle insan olarak yaratılmamızın hakikatine de ermiş oluyoruz.

Okumaktan mana ne, diye sorularımıza cevap aradığımızca aklın, düşünmenin, bilginin insanı nasıl tamamladığını da cevaplamış oluyoruz. Etten kemikten öte insanın bu alemde olma hâli bile milyonlarca sorunun cevabını bulmayı gerektiriyor. O zaman bu deryada bize ait damlanın hakkınca arayışlarımız hükmünü bulacak.

Her paylaşımında belleğime derin sorgulamalar yaptıran ve yepyeni yollar keşfettiren Salihan Malhun hanımefendi bugünkü paylaşımında, "Anlamak; secdedir!" demiş. Anlamak, secdedir. Anlamanın en önemli aşaması okuduğunu anlamaktır. Okuduğunu anlayabilen insan idrak eder, fark eder. İşte o zaman hayret etmenin farkına varır. Düşündükçe hamdım, piştim, oldum merhalelerinin hakkını vererek geçer. Anlamak, secdedir; yani teslim olmaktır. Olgunlaşmanın ötesi üretmek, paylaşmak, paylaştıkça çoğalmaktır.

Eğitim-öğretim çemberinde evladımız yüzlerce bilgi ile donanırken anlama aşamasını kaydedemediği hiçbir bilgiye sahip olamaz. Sadece okur ve yazar. Bilginin hamallığını yapar. Oysa bilgi hayret etmektir, düşünmek, sorgulamak ve bilgiye hak ettiği yeri vermektir. Okuduğunu anlamaksa çare okumanın hakkını vermek gerekir.

En güzel, en verimli yıllarını "Oku" emri üzerinde geçiren çocuklarımız, gençlerimiz okumanın hakkını verdikleri zaman üzerlerindeki bütün yüklerden kurtulmalı, hafiflemelidir. Eğer okumak her sene üzerlerine binen bir yük hâlini alıyorsa bunun altında ezilirler.

Anlamak secdedir dediğimizde evladımıza gösterdiğimiz yol sadece kendinin belirleyeceği, aydınlanacağı yol olmalıdır. Benden ötesi bize, bizden ötesi insanlığa ulaşmalıdır. Gözlerinde insancın ışığı olan aydınlanmış gençler bu ışığı sadece okuyarak kazanabilirler. Okumak onlara fazladan birkaç soru çözdürmek, daha çok puan kazandırmak hatta yorum gücünü arttırmak gibi onları her daim cüce kılacak hedefler koymamalıdır.

Okumak onları aşkla sarmalı, okudukça zenginleştiklerini, güçlendiklerini fark ettirebilmelidir. İnsanın aleme bakan gözleri yüzlerce pencere açtırabilmeli, yüzlerce cümle kapısından geçirebilmelidir. Okumak insanı her şeyden azade kılan, mahlukatın en güzeli ve şereflisi yapan hayretin başlangıcı sanatla tamamlamalıdır. Okumanın kazandırdığı incelik ve zevk farkındalığı okurunu medeni kılar. Medeniyet okumuşların aydınlık dünyasına kapılarını açar.

Okumak ihtiyaçtır, gereksinimdir. Bu gereksinimi hissedemezsek yokluğunun da farkına varamayız. Ve varlığımız yokluğun yoksunluğunda kalır. Halbuki okudukça yokluğun farkına varırız ve okuma işte o zaman en büyük aşka dönüşür.

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft