Gültekin Akça

Gültekin Akça

Görüş

Şimdi Suyumuzda Tasarruf Zamanı

Eklenme : 4.12.2020 00:00:00
Görüntülenme: 936

 

Su, hayatın başlangıcıdır. İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler için hayat kaynağıdır. Bugün insanların ihtiyaç olarak kullandığı birçok şeyin yokluğu ya da azlığı insanların hayatını devam ettirmesine engel değildir. Ancak su, insanların yokluğuna en az dayanabildiği şeydir. Bilim insanlarına göre insanlar açlığa yaklaşık kırk gün dayanabilirken insanın su içmeden yaşama süresi ortalama yedi gün olarak ifade edilmektedir. Yemeğin alternatifleri bulunabilirken suyun alternatifi ise bulunmamaktadır.

Geçmişte bir şeyin fiyatının ucuzluğu tarif edilirken "Sudan Ucuz" ifadesi kullanılırdı. Ancak, toplumda çokça kullanılan bu ifade önemini kaybetmiş durumdadır. Zira, gerek insan nüfusunun artması ve gerekse küresel ısınma ile birlikte yağışlardaki düşüş insanoğlunu susuzlukla baş başa bırakmış ve piyasa suyun fiyatlandırmıştır. Bunun yanında, şehirleşme ve yoğun nüfus sebebi ile şehirlerin içme suyunun baraj ve göletlerden sağlanması ile birlikte insanlar yoğun şekilde içme suyunu şebekeden değil dışarıdan satın almaya başlamışlardır.

Esasen, bundan 30-40 yıl önce bilim insanlarının "küresel ısınma sebebi ile ileride su kıtlığı başlayacak" şeklindeki uyarılarına hepimiz kulak tıkamış isek de bu gün ülkemiz de kuraklık ile karşı karşıya kalmış durumdadır. Özellikle büyükşehirlerin içme suyunu sağlayan barajlardaki doluluk oranları, insanları ve yönetimleri tedirgin edecek seviyelere inmiş durumdadır.

Su ve suya yönelik hayırlar Türk-İslam kültüründe dünden bu güne önemli bir yere sahiptir. Gerek Selçuklular ve gerekse Osmanlılar zamanında birçok devlet büyüğü şehirlere/kasabalara içme suyu temini için çeşmeler yaptırmıştır. Bunların bazıları bugün bile kullanılmaktadır.

Son zamanlarda suyun önem kazanması ile beraber toplumumuzda hayır kavramı da değişmiştir. Artık, Türkiye'deki birçok hayır kurumu/vakıf/dernek su üzerine yoğunlaşmış durumdadır. Bu kurumlar, özellikle uzun zamandır susuzluk çeken Afrika ülkelerinde su kuyuları açtırmaktadır.

Devletimiz, uzun zamandır su kaybının en çok olduğu tarımdaki vahşi sulamanın önüne geçmek üzere, damlama sulamaya geçecek olan çiftçilere yönelik destek verilmesine rağmen maalesef ülke olarak bu noktada istenilen seviyede değiliz. Bunun yanında, özellikle belediyelerin içme suyu hatlarının eski oluşu ve şebekelerde ciddi su kaybı yaşanması da ülke olarak önemli sorunlarımız arasında bulunmaktadır.

Muğla'da da hepimizin bildiği üzere özellikle Menteşe ilçesi özelinde birkaç yıldır yaz aylarında içme suyu kesintileri ile yüz yüze kalmış durumdayız. Her ne kadar MUSKİ kesintilerin sebebini arızalara bağlasa da her kesin tahmini suyun yeterli gelmediği için kesinti olduğu noktasındadır.

Gerek İslam dini ve gerekse Türk örf ve adetleri kişiye her konuda tasarruf yapılması yönünde telkinde bulunmaktadır. Peygamberimiz birçok hadisinde bunun önemine değinmiş ve hatta ırmaktan abdest alırken bile suyun tasarruflu kullanılması gerektiğini belirtmiştir. Bu yıl yaşanan kuraklık sonrası Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi artık toplum olarak su tasarrufuna daha çok riayet etmek durumundayız.

Bundan sonra yapılması gereken, gerek insanların ve gerekse kurumların önceliklerini yeniden belirlemesi ve suyu en öne almasıdır. Kişiler ve kurumlar su konusunda gerekli tasarruflarda bulunmalı, kurumlarımızca suya yönelik yatırımlar, önemli olmaktan öte acil olarak ele alınmalı ve uzun vadeli gerekli yatırımlar süratle yapılmalıdır.

Bugün ihtiyacımızdan fazla kullandığımız su, yarın ihtiyaç duyduğumuz su olabilir.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft