Özcan Özgür

Özcan Özgür

ÖZGÜRCE
Özcan ÖZGÜR'ün ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Org. Mustafa Muğlalı İşhanı Yıkılabilir mi?

Eklenme : 3.12.2021 00:00:00
Görüntülenme: 1596

Yıkılabilir değil, Menteşe Kaymakamlığı / Tapu Müdürlüğü'nün 12.11.2021 tarihli yazısına bakılırsa yıkılacak.

Neden?

Kaymakamlığın mülk sahiplerine gönderdiği yazıya bakılırsa iş hanı "depreme dayanıklı olmadığının belirlenmiş olması" nedeniyle yıkılıyor...

Ortada bir resmi yazı ve gerekçe olmakla birlikte farklı görüşlerde var. O görüşlerin en çarpıcısı Muğla'nın efsane belediye başkanlarından Erman Şahin'in oğlu, Menteşe Belediye Başkanlığı aday adaylarından Mustafa Şahin'den geldi. Şahin sosyal medya hesabından yaptığı "Yıkılsın" başlıklı açıklamada şu ifadelerde bulundu:

"Bir insanın burnu kanayacaksa... İnsan yaşamını tehlikeye atıyorsa... İşlevselliğini yitirdiyse (!)... Dayanıksızsa (!)... YIKIN! Ama maksat bağcı dövmekse??? Ki bana göre tam da öyle... Hodri meydan MUSTAFA MUĞLALI DÜŞMANLARI! Elinizden geleni ardınıza koymayın! Öyle bina yıkmaya benzemez o iş... Muğla ne size, ne de ağababalarınıza geçit vermez! Siz yıkarsınız, Muğla yaşatır Paşasını! ORG. MUSTAFA MUĞLALI ONURUMUZDUR!!!"

xx           xx          xx

Ben bu yıkım kararının "Mustafa Muğlalı düşmanlarının" işi olduğunu sanmıyorum...!

Elbette Muğla'da bazı çevrelerin bu iş hanına karşı kampanya başlattıklarını ve bu kampanyanın giderek ülke çapında büyük bir kampanyaya dönüştürüldüğü hafızalarımızda. Ancak bu kampanya Org. Mustafa Muğlalı İş Hanı'nın yıkılması için değil, "adının değiştirilmesi" için yapılmıştı...

Muğlalı Olayı veya 33 Kurşun Katliamı, 1943 yılının Temmuz ayında Van'ın Özalp ilçesinde, 33 kişinin hayvan kaçakçılığı iddiası ve 3. Ordu Komutanı Orgeneral Mustafa Muğlalı'nın emriyle yargısız olarak kurşuna dizilmesi ve 32'sinin ölümü, birinin kaçması ile sonuçlanan olaydır.

Zamanla küllenen bu olay, toplum hafızasında tazeliğini yitirmemiş olmalı ki, Demokrat Parti'nin (DP) kuruluşunda etkili bir muhalefet partisi haline gelmesiyle yeniden gündeme getirildi. TBMM Başkanlığı'na verilen bir soru önergesinin kabul edilmesi üzerine soruşturma açıldı. Sanıkların Genelkurmay Askerî Mahkemesi'nde tutuklu olarak yargılandığı davada birlikte yargılandığı askerler için "Onların sorumluluğu yok" diyerek, sorumluluğun kendisinde olduğunu belirtip, kurşuna dizme emrini verdiğini söyleyen Mustafa Muğlalı, 2 Mart 1950'de ölüm, ardından da ileri yaşı ve hafifletici nedenlerden ötürü 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak Askerî Yargıtay kararı bozdu; Mustafa Muğlalı yeniden yargılanması başlamadan 11 Aralık 1951'de (71 yaşında) hapiste öldü...

xx           xx           xx

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun "Helalleşme" programı içinde "Mustafa Muğlalı olayı" da var mı, varsa kim kimle nasıl helalleşecek bilmiyoruz. Bildiğimiz son 20 yıldır başta da belirttiğim gibi, HDP çevrelerinde o iş hanından Muğlalı Paşa'nın adının silinmesi için çaba gösterildiği...

Son yıllarda yürütülen kampanyalar sonucu, isim değişikliği gerçekleşmemiş olsa da (ki bu konuda da Muğlalıların hassasiyeti var) hafızalarda Muğlalı Paşa'nın Van'ın Özalp ilçesinde 33 sivili yargısız kurşuna dizdiren kişi olarak yer ettiği de bir gerçek.

Tabii bu durum başta Muğla'da ve bazı çevrelerde Muğlalı Paşa'ya karşı yapılmış bir haksızlık olarak da görülüyor. Ki Paşa, yobazlar tarafından Manisa'da Kubilay'ın başının kesilmesi ile sonuçlanan olayları, kalkışmayı da Mustafa Kemal Atatürk'ün'ün talimatı ile bastıran Paşa'dır. Ki O'na "Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri" sıfatı da verilmiştir...

Duygulardan arınarak objektif olmak gerekirse, bu türden şahsiyetler ve olayların döneminin koşullarında değerlendirilmelidir. Şahsen ben yaşanılmış travmayı ve Kürt vatandaşlarımızın hassasiyetini anlayabiliyorum. Ancak Muğlalıların hassasiyetine de saygı gösterilmeli diye düşünüyorum. Geçmişte Van'da "Org. Mustafa Muğlalı Garnizonu" vardı ve bu büyük bir yanlıştı. Yakın zamanda bu tabela kaldırıldı. Geç de olsa yanlış ortadan kaldırıldı. Ancak Muğla'da bir iş hanında asılı tabelanın kaldırılmasını istemek de maksadı aşan ve abartılı bir talep olmuştu...

xx           xx           xx

Şimdi "depreme dayanıksız" bulunduğu için iş hanı yıkılıyor. Dolayısıyla "Org. Mustafa Muğlalı İş Hanı" tabelası da kalkacak. Bu durumda Nasrettin Hoca'nın "Yorgan gitti kavga bitti" dediği gibi "İş Hanı yıkıldı kavga bitti" mi diyeceğiz?

Bilemiyorum... Bildiğimiz Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün talebi üzerine Menteşe Tapu Müdürlüğü tarafından, iş hanındaki dükkanlara "Riskli yapı belirtilmesi" konuldu.

Öncesinde 12.11.2021 tarihinde Menteşe Kaymakamlığı / Tapu Müdürlüğü tarafından iş hanındaki mülk sahiplerine gönderilen yazıda şu ifadelere yer verildi:

"Şeyh Mah. 640 ada 4 parseldeki 7 numaralı/bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üzerine Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 27.08 2021 tarih 1597439 sayılı talebi üzerine 6306 Sayılı Kanun Gereğince "Riskli Yapı belirtmesi Tesisi" belirtmesi konulmuştur. Riskli yapı tespitine karşı, tarafınıza yapılan bu tebligat tarihinden itibaren bizzat veya kanuni temsilcinizce 15 gün içinde, riskli yapı tespitine karar veren Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün talebi üzerine bir dilekçe ile itiraz etme hakkınız bulunmaktadır. İtiraz edilmediği takdirde idare (Belediye, il özel idaresi, büyükşehir belediyesi, büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçe belediyesi) tarafından 60 günden az olmamak üzere belirlenecek olan süre içinde yapınızın yıktırılması gerekmektedir"

xx           xx          xx

Şeyh Mahallesi, İsmet İnönü (Bankalar) Caddesi üzerinde, dönemin Belediye Başkanı Erman Şahin tarafından 1980 yılında yaptırılıp hizmete giren ve altından dere geçen Org. Mustafa Muğlalı İş Hanı'nda, daha önce iki blok halinde olan binanın birleştiği yerde çatlaklar oluşmuş ve geçtiğimiz aylarda depreme dayanıklılık testi için bazı kolonlardan örnekler alınmıştı.

Ancak örneklerin hangi kişi ve kurum tarafından, hangi kişi ve kurumun isteği ile alındığı bilinmiyor. Bunun açıklanmasında da yarar var. Aksi takdirde oradan "Org. Mustafa Muğlalı" adının çıkarılmasını istenmiş olmasından yola çıkılarak spekülasyonlar yapılabilecektir.

İş hanındaki dükkânlardan 59'unun şahıslara, 11'inin Menteşe Belediyesi'ne ve en üst katın ise tamamen Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) ait olduğu biliniyor. Mülk sahiplerine 15 gün itiraz süresi verilmiş bulunuyor. Bu süre içinde bir itiraz gelmezse 60 günden az olmamak üzere belirlenecek olan süre içinde, yapı ilgili idarelerce yıktırılacak.

Doğrusu ben mülk sahiplerinden Menteşe Belediyesi itirazda bulunur mu diye merak ediyorum. Hatta "Menteşe Belediyesi yapının depreme dayanıklı olup olmadığını" öğrenmek için girişimde bulunmuş olabilir mi diye de düşünüyorum...

Her kimse, kişiyse açıklanmalı. Hatta Menteşe Belediyesi de bir değerlendirme ve açıklamada bulunmalı...

xx           xx           xx

İlginç bir durumla karşı karşıyayız... Kimse bu işte "iş hanından paşanın adının silinmesini" isteyenlerin parmağını aramasın. Bu yüzden koskoca iş hanı yıkılmaz. Adı silinir olur biterdi... Son yerel seçimler sırasında "Bu ucube bina şehrin orta yerinden kaldırılmalıdır" söylemleri yayılmıştı. Hatta AKP çevrelerinde yönetime gelmeleri halinde bu yapıyı yıkacaklarını söyleyenler olmuştu diye hatırlıyorum.

Şimdi "Bu işte AK Partililerin parmağı var" diyebilir miyiz? Kesinlikle diyemeyiz...

Şimdi ne olacak?

Ortada bir "dayanıksız" raporu varsa iş hanı yıkılacak. Bu kaçınılmaz... Peki mülk sahiplerinin zararı ne olacak? Asıl can alıcı soru işte bu... İş hanı yıkılınca mülk sahipleri bir arsa hissedarı da olamayacaklar. Çünkü ortada 'arsa' yok, DSİ mülkiyetinde 'dere yatağı' var!

Bu konuda Ahmet Tan Karaosmanoğlu'nun yorumu da ilginç. "Belediye çıkıp burayı General Mustafa Muğlalı Meydanı yapıyorum derse hiç şaşırmayalım. Bir taşla iki kuş vururlar." dedi. Bence de mümkün. Karaosmanoğlu'nun bir de "Bence, burada DSİ'den sormak lazım. Bu iş merkezinin altındaki dere ile ilgili DSİ'nin almış olduğu bir mahkeme kararı var mı?" diye sorusu var.

Soru çok... Yorum da öyle...

Bakalım kasıtlı kasıtsız soruları ve yorumları ortadan kaldıracak bir açıklama gelecek mi?

-------------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: Herkes hata yapabilir, yalnız ahmaklar hatalarında ısrar eder. --Marcus Tullius Cicer..

ÇİVİ

Arkadaşım "Alevinin yemeği yenmez diyen meczup, Sırp'ın etini yerken, İsrail'in kahvesini, Amerika'nın Cola'sını içerken iman mı tazeliyor?" diye sordu...

Beni Bi Gülmek Aldı:))))

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft