Hüseyin Nizamoğlu

Hüseyin Nizamoğlu

NERDE KALMIŞTIK
HüseyinNizamoğlu ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Önemli 2 Belge

Eklenme : 8.04.2021 00:00:00
Görüntülenme: 606

Belge-1

23 Ocak 1922 tarihinde Mustafa Kemal Paşa'nın emri ile bastırdığı pullarda Bozkurt resmi vardır. Daha Cumhuriyet ilân edilmeden, gelecek günlerde Türklük sembolünün dirilişine ışık tutmuştur. 1927 yılında tedavüle çıkarılan 5 ve 10 liralıkların ortasında bozkurt amblemi vardı. Gene Atatürk ilk yolcu gemimizin adını bozkurt koymuştur. Bu gemimiz Ege Denizinde Fransız Lotus Gemisiyle çarpışmış, bu dava uluslararası mahkemeye intikal etmiş, dönemin Adliye Bakanı Mahmut Esat avukatlığını yapmış ve kazanmıştır. Bu sebeple Atatürk 1934'de soyadı kanunu çıktığında Mahmut Esat'a Bozkurt soyadını vermiştir. 1927 yılında Atatürk tarafından yaptırılan Türk Ocağı Binasının sahnesine Atatürk'ün emri ile bozkurt yerleştirilmiştir. Şu anda Resim-Heykel Müzesi olan binanın sahnesinde bu muhteşem bozkurt yer almaktadır. Yine Atatürk zamanında devlet okullarında okuyan öğrencilerin şapkalarında bozkurt sembolü yer almıştır. Ankara Ulus heykelinde de bozkurt yer almaktadır. Batıkların Atatürk'e bozkurt unvanını vermelerinin sebebi, onda Türk milliyetçiliği ruhunu görmelerindendir.

Komünistlerden başkasının bildiği gibi, Atatürk'ün ölümünden sonra önce para ve pullardan bozkurt sembolleri kaldırılmış, sonrada Türk Cumhuriyetinin her kademesinden kaldırılmıştır.

Atatürk'ün Türk dünyası araştırmaları yapması için kurdurduğu Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü'nün kapısına kilit vurulmuştur.

Belge-2

Yıl 1959, 15 Temmuz günü Brüksel'den gelen telgraflar Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yu bir hayli sinirlendirdi. Sebebi, Yunanistan'ın ortak pazara girmek için müracaat etmiş olması idi. Aynı anda gümrük birliğine de müracaat eden Yunanistan bölgede tarım ürünleri aynı olan Türkiye'nin ihracat pazarını kapmış olacaktı. AET'den bizden fazla kredi de alabilecekti.

Merhum Zorlu kısa sürede Türkiye'nin başvuru girişimini hazırlattı. Başbakan Menderes ve Cumhurbaşkanı Bayar da onayladı.

ABD büyükelçisi davet edilip, kendisine Türkiye'nin başvurusunda Washington'un tepkisinin ne olacağı soruldu. Üç gün içinde cevap geldi. Türkiye'nin Batı Avrupa ile ilişkilerini güçlendirmesinden memnun olur. İtirazı yoktur. 30 Temmuz günü Türkiye'nin ortaklık girişimi kabine toplantısında gündeme getirildi. Devlet Bakanı Samet Ağaoğlu'nun, şüphelerinin olduğunu söylemesi Başbakan Menderes'i sinirlendirdi. Ne demek, Yunanlıların girmesi karşısında Türkiye seyirci mi kalacak? Türkiye Cumhuriyeti bunun dışında kalamaz onların altından kalkıp da, bizim başaramayacağımız ne olabilir ki.

Ertesi günü (31 Temmuz 1959) Brüksel'de ve 6 AET ülkesi başkentinde Türk büyükelçileri başvuru mektubunu dağıttılar. Ortak pazarı oluşturan 6 ülke, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg dış işleri bakanlığından kurulan bakanlar konseyi Brüksel'de bir araya geldiler. Son gündem maddesi olan Türkiye'nin müracaatı görüşüldü. Neticede olumlu karar alındığı açıklandı.

Bu belgeden de anlaşıldığına göre Menderes ve Zorlu'nun, hiç hata yaptığını 62 yıldan beri göremiyoruz. Ama biz ne yaptık? Onları vatan haini diyerek astık. 62 yıl geride değiliz, 100 yıl gerideyiz diye iddia ediyorum.

Bozkurt diyenlerin tırnaklarını sökenler ile Menderesleri asan zihniyet aynısıdır. Şimdi de her iyinin altına red imzası atanlardan bile kurtulmak için AB'ye girmek değer doğrusu diyorum.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft