Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Muğla Sokaklarında Santur Dinlemek

Eklenme : 13.04.2021 00:00:00
Görüntülenme: 804

Geçen gün Prof. Dr. Cemal Kurnaz, sosyal medya profilinde santur icrası paylaştı.

"Santur da neymiş?" der gibi olduğunuzu duyar gibiyim.

Santur, bir tür müzik âleti. Görünüşü kanun aleti gibi ama tellerine metal çubukla vurularak çalınıyor. Eski müzik kültürümüzün en önemli âletlerinden biriymiş ama şimdi unutuldu maalesef.

Ben santur hakkında ilk bilgiyi rahmetli Ergun Balcı'nın radyo programında duymuştum. Sesi beni büyülemişti ama o yıllarda o sesi bir daha duymak mümkün olmadı. Hakkında bilgi edindiysem de sesini duymak için internetin yaygınlaşması gerekiyormuş. İnternette bir de youtube hizmete girince, ilk aradığım şeylerden birisi santur oldu. Yıllar yıllar sonra o büyülü sesi duyunca büyük bir haz aldım.

Santuru Türk, Fars, Pakistan, Afganistan ve Hindistan coğrafyası biliyordu. Bekli bu coğrafyaya yakın Arap coğrafyası da biliyordu.

Şeyh Galip'in;

Sad mih-i tir-i hecr ile bu sine-i harab

Meşk-i figâna tahta-i santurdur bana

(Yüzlerce ayrılık okunun çivisiyle harap olmuş bu göğsüm sanki figan meşk edip ağlamak için yapılmış bir santur tahtasıdır)

beytinin geçtiği gazeli mutlaka işlerim derslerimde. Bu beyte her geldiğimde öğrencilerime santur hakkında neler bildiklerini sorarım. Maalesef hiç bilen çıkmadı. Hâlâ da çıkmıyor.

1990'larda sadece bir tür çalgı olduğunu söylerdim santurun ve biraz da tarif ederdim ama internet imkânının olduğu zamanlarda öğrencilerime santur dinlettim; hâlâ da dinletirim.

***

5-6 sene önceydi.

Soğuk bir kış günü şehre, Muğla'ya indim. (Son yılarda pek inmiyorum.) İşimi halledip dönerken Ziraat Bankası'nın karşısındaki kaldırımda birinin santur çaldığını gördüm ama görünceye kadar geçmiştim. Üşenmedim. Arabayı park edip santur çalan gencin yanına gelip çömeldim. Hiçbir şey demeden dinledim önce. Bitirince "Santuru güzel çalıyorsun." dedim. "Öğleden beri burada çalıyorum. Pek ilgilenen olmadı. Santur olduğunu da biliyorsunuz." dedi. Bildiğimi söyledim ve birkaç türkü çalmasını söyledim. Birisi Aşık Veysel'den "Uzun ince bir yoldayım" idi; diğeri de "Kırmızı gül demet demet."  Dinledim. Birkaç şey daha konuştuk.

Kalktım.

Cüzdanımdaki en küçük parayı aramadan, "Tut ki en büyük konsere bilet almışsın." deyip kutuya para bırakıp ayrıldım.

Santura, santur sesindeki büyüye, o delikanlının çabasına aldırmayan kaldırımda yürüdüm.

Biraz ileri gidince dönüp baktım. Genç de benim arkamdan bakıyordu.

Son bir el salladım ve oradan ayrıldım.

Hiç ümit etmediğim bir anda çıkmıştı karşıma. Santurun büyülü sesi ve türkülerin nağmesi, soğuk kış gününe rağmen içimi ısıtmıştı.

***

Cemal Kurnaz, sosyal medyada santur icrasını paylaşınca açıp seyrettim ve dinledim. Meğer Sedat Anar adlı bir santur sanatçısı, çok güzel icralar yapıyormuş. Pek çok icrasını dinledim. Gerçekten de güzel icralardı. 46 bini geçen takipçisinin olmasına ayrıca sevindim tabii. Bu işe gönül vermiş ve belirli bir kamuoyu oluşturmuş olması hoşuma gitti. Bakarsın yeniden santur müzik dünyamıza unutulmuş bir ses olur.

Sizlere de tavsiye ederim. İnternette bol miktarda santur icrası var. Sanki tarihin derinliklerinden gelen bir ses duymuş gibi ürpereceksiniz.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft