Gültekin Akça

Gültekin Akça

Görüş

Muğla'nın Hafızalarını Kaybediyoruz!

Eklenme : 11.12.2020 00:00:00
Görüntülenme: 1221

Dünden bu güne Muğla'dan çok insan geldi geçti. Oysa bunlardan ne kadarını hatırlıyoruz derseniz; hatırladıklarımız çok azıdır. Hatırladıklarımız, toplum için bir şeyler yapmış, topluma önderlik etmiş, yaptıkları/yapamadıkları ile toplumun hafızasına kazınmış ve topluma mal olmuş kişilerdir.

İnsanların, hafızası olduğu gibi şehirlerin de hafızaları vardır. Şehirlerin hafızası orada yetişmiş, şehre dair bir şeyler söylemiş ve söyleyecek insanlardır.

Yaklaşık bir yıldır devam eden Covit-19 salgınında birçok vatandaşımızı kaybettik. Birçok kişi de tedavi görmekte. Vefat edenlere Allah'tan rahmet, hasta olanlara da acil şifalar diliyorum. Muğla'da da son bir haftada, yaptıkları, yapamadıkları, başardıkları, başaramadıkları ile şehirde iz bırakmış İhsan Özgen, Süreyya Serger ve Süleyman Şah Gökcan'ı, Ula'mız ise Dr. İsmail Demircioğlu'nu kaybetti.

Muğla'da rahmetli İhsan Özgen dendiği zaman ilk akla gelen Muğlaspor'dur, rahmetli Süreyya Serger dendiği zaman Yılmazspor ve sağ siyasetin önemli siyasi figürü ve rahmetli Süleyman Şah Gökcan dendiği zaman ise ilk sanayici, ilk sürücü kursu sahibi ve ilk yerel TV sahibidir. Ula'da Dr. İsmail Demircioğlu dendiği zaman ise doktor.

Ak Parti camiası rahmetli Süleyman Bey'i ağırlıklı olarak milletvekilimiz Yelda Hanım'ın eşi olduğu için tanır. Oysa, Süleyman Bey, Ak Parti Muğla Merkez İlçenin 1. Olağan Kongresinde İlçe Başkanı Av. Tülin Suna Şahin ile ilçe başkanlığı yarışına girmiş birisidir. Renkli bir kişilik, istediğini istediği gibi söyleyen/söyleyebilen, "önce hava sonra para" diyen birisi olarak kısacası ŞAH olarak Muğla'da hafızalara kazınmış birisiydi.

Bu kişilerin hayatı şehre dair önemli ip uçları vermektedir. Zira, bunlar Muğla'nın hafızaları idi. Ancak, küresel bazdaki bireyselleşmeden bizim toplumumuz da etkilenmiş olup artık toplumların hafızaları olabilecek kişi sayısı azalmaktadır. Bu sebeple de geride kalanlara sahip çıkmak, birikimlerinden yararlanmak hepimizin görevidir.

Sözlü tarih hep yapılmasını istediğim şeydir. Dünü, dünde yaşayanlardan dinlemek ve öğrenmek, daha doğrusu dünü, dünde yaşayanlarla beraber bugün yaşamak. Hep kaybettikten sonra anlıyoruz değerlerini ve anlattıklarının ne kadar önemli ve değerli olduğunu, ya anlatmadıkları ya da anlatamadıkları, onlar ise kimsenin bilmediği/bilemediği kendileri ile götürdükleri oldular.

İlkokulda okurken, 29 Ekim ve 23 Nisan bayramı törenlerine köyümüzdeki Kurtuluş Savaşı Gazisi dedemiz rahmetli Ramazan Alpay gelir ve bizlere Kurtuluş Savaşı anılarını anlatırdı. Kendisi Osmanlı döneminde doğmuş ve yaşamış, 1.Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşını fiilen yaşamış birisiydi. Keşke, anıları, hatıraları kayıt altına alınsaydı. Ama yapılmadı ya da yapılamadı.

Kavaklıdere Belediyemiz sözlü tarih konusunda güzel bir proje başlatmış; Kavaklıdere'de yaşan 90 yaş üzeri vatandaşları dinleyip hatıralarını kayda alıyorlar.

Belediye Başkanımız Mehmet Demir'i bu projesi için tebrik ediyorum. Zira, belediyenin görevi sadece yol yapmak, parke döşemek olmamalı, kültürel çalışmalar da yapmalıdır. Zira, yapılan yol, döşenen parke bir süre sonra bozulur, yıkılır ve yok olur. Oysa, buna benzer kültürel projeler hep var olur ve gelecek nesillere aktarılır.

Temennim, Kavaklıdere Belediyesi'nin yaptığı bu çalışmaya benzer bir çalışmayı "Cumhuriyetle Yaşayanlar" ya da " Yüz yılın son tanıkları" adı altında Muğla Valiliği, Muğla Büyükşehir Belediyesi ya da ilçe belediyelerimizin yapmasıdır. Böylece, şehre ve tarihine güzel bir eser bırakırlar.

Şehrin hafızasından kimliği, kimliğinden de tarihi oluşur;

Öyleyse şehrin tarihine sahip çıkalım.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft