Özcan Özgür

Özcan Özgür

ÖZGÜRCE
Özcan ÖZGÜR'ün ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Muğla'da vaka artışı ürkütücü, ama endişeye gerek yok...!

Eklenme : 28.07.2021 00:00:00
Görüntülenme: 1333

Dünkü yazımda Mustafa İnci'nin bayramın dördüncü günü yaptığı "Bilmem kaç  tatil köyü bilmem kaç tane 5 yıldızlı otel sahibi parasına para katsın diye 9 gün bayram tatili ilan eden zihniyet #muğla ve #antalyada virüsün yüzde 100 artmasının tek sorumlusu sizsiniz. Sizin yatacak yeriniz yok." paylaşımına yer verdim. Bu paylaşımın yanına da "Bu konuya yarın detaylı bakalım." dedim.

Bizim Mustafa sıradan gazetecilerden değildir. "5n, 1k"yı bilir. Ama Büyükşehir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler biriminde göreve başladığından beri "meslekte" gerilemeye başladı.

Dört günlük bayram 9 gün tatile ilk kez mi çıktı? Bu "yatacak yeri olmayanlar", pandemi yorgunlarına "Gidin Marmaris Halk Plajı'nda yatın", "Gidin Büyükşehir Belediyesi mülkü eski Köy Hizmetleri kampına çadır kurun" mu dediler?!!

Hem ayrıca vaka artışı "sorumlusunun" kimliği konusunda "bilimsel" bir açıklama var mı? Bilginin güvenilirliği için kaynak göstermekte her zaman yarar vardır. Birisi de kalkar Mustafa İnci'nin paylaşımının altına "Sevgili Mustafa bu gidişle Koronadan değil de Koleradan mevta olacağız" diye yazar diye merakla bekledim... Yazan olmadı.

Çok şükür kolera da olmadık! Yağmur yetişti... Korona ise kaçınılmaz...

xx           xx          xx

Hafta sonunda küçük bir araştırma yaptım. Resmi olmayan verilere göre, bayramdan önce (15 Temmuz) yanlış anlaşılmasın günlük değil, 14 günlük aktif vaka sayısı 515 imiş. Bayramdan sonra (23 Temmuz) 8 günlük vaka sayısı bin 35 olmuş. Ürkütücü bir artış...

Yine bayram öncesi hastanede serviste yatan hasta sayısı 32, yoğun bakımda yatan sayısı 3 ve entübe de 2 imiş. Bayramdan sonra da serviste yatan sayısı 28, yoğun bakımda yatan sayısı 4 ve entübe 1 görünüyor. Buradan bakınca da ürkütücü bir durum yok demek de mümkün...

Muğla'da bayramdan önce (15.07.2021) ilçeler: Bodrum: 129, Dalaman: 32, Datça: 5, Fethiye: 112, Kavaklıdere: 8, Köyceğiz: 3, Marmaris: 59, Menteşe: 33, Milas: 54, Ortaca: 17, Seydikemer: 31, Ula: 1, Yatağan: 31... Toplam: 515... Bayramdan sonra (23.07.2021) İlçeler; Bodrum: 410, Dalaman: 30, Datça: 11, Fethiye: 189, Kavaklıdere: 6, Köyceğiz: 14, Marmaris: 102, Menteşe: 49, Milas: 111, Ortaca: 22, Seydikemer: 51, Ula: 8, Yatağan: 32... Toplam: 1035...

Açık ve net görülüyor... Vaka artışında iki kat artış var. Milas yine atağa geçmiş, yüzde yüz artışı yakalamış, ama vaka sayısı üç kata ulaşmış Bodrum'u yakalayabilir mi bakalım...

xx           xx           xx

Kavaklıdere 8'den 6'ya düşerken, Ula 1'den 6'ya, Köyceğiz 3'den 14'e, Ortaca 17'den 22'ye ye çıkmış, ama hepsini de kutlamak lazım. En çok Kavaklıdere kutlanmalı. En çok "gelmeyin" feryadının yükseldiği Datça'da ise vaka sayısı 5'den 11'e çıkmış. Onca kıyamet boşuna mı koparılmış bilemiyorum. Bu Datça'yı incelemekte yarar var.

Vaka artışı ve azalışı yanında ölüm sayısında görülen artış ve azalışında aşılama oranı yanında 'eğitimli eğitimsiz, kültürlü kültürsüz' gibi insan profilinin de etkisi oluyor mu sorusu da ayrı konu...

Bayram sonrası ilimizde vaka sayılarında 2 kat artış olduğu net ve kesin. Ancak vakada artışın aynı oranda hastane yatışlarına yansımadığı; yoğun bakım ve entübelerin sayılarında artışa neden olmadığı da görülüyor.

Yani 2 kat vaka artışı ürkütücü olmakla birlikte Muğla'da telaşa, endişeye gerek ve yer yok.

Türkiye genelinde ilk "mavi" renkli ve hala 4 mavi ilden biri olmaya devam ederken, ulaştığı yüzde 84 aşılama oranı ile birinciliği de elden bırakmayan Muğla'da vaka artışına rağmen "iyi" olmamız uzmanlarca aşılamadaki başarımıza bağlanıyor...

xx           xx           xx

Bu arada Muğla'da aşılama öncesi ile aşılama sonrası aynı vaka sayıları baz alındığında hastane servis yatışları yoğun bakım ve entübasyon oranlarının 10 kat azalmış olduğu gözlenmekte. Bundan sonraki süreçte vaka sayılarından çok hastane servis, yoğun bakım ve entübasyon sayıları izlenebilir. En azından Muğla'da böyle olabilir... Çünkü Muğla'da 50 yaş ve üzeri vatandaşlarımızda %91 aşılama oranına sahibiz...

Bayram nedeniyle üçüncü ve ikinci doz aşılamalar yavaşlar gibi olmuştu, ama hafta başından beri aşılanmada yeniden bir hareketlenme başladı. Muğla'da Ağustos sonuna kadar aşılanmadık kimse bırakmayabiliriz. Bunun için nasıl AVM ve kapalı mekanlarda Hes Kodu sorgulaması yapılıyorsa "aşı sorgulaması" için de Vali Orhan Tavlı başkanlığındaki Muğla İl Hıfzısıhha Kurulunda karar alınabilir...

Bu uygulama "Toplum sağlığını" koruduğu gibi, aşılamanın da bir an önce tamamlanmasını sağlayabilir.

Elbette isteyen aşı olmayabilir, ama aşılılarla birlikte de olmayabilir... Farkında mısınız 2 aydır sağlıkçılarda kayıp vermiyoruz. Çünkü sağlık sektöründe aşılanmayan kalmadı...

xx           xx          xx

Pandemide vaka sayımızdaki artışımıza rağmen Muğla olarak hala "mavi" renkteyiz ve iyiyiz.

Ancak bunu ülkemiz için söyleyemiyoruz. Son 5 gündür vaka sayısı düzenli olarak artıyor. Türkiye'de bayramdan önce 5 binlere indirilen pozitif vaka sayısı önceki gün 16 bin 809 kişi olarak açıklandı. Muhtemelen dün de 18 bine ulaşmıştır. İki bin iki bin gidiyor...

Önceki gün vakalar açıklanırken "Aşı olmazsak salgını durdurmak çok uzun sürebilir" uyarısında bulunan  Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, twitter hesabından paylaştığı mesajda şöyle dedi: "Vaka sayılarındaki artış hızı salgını kontrol altında tutmayı güçleştiriyor. Tedbirli olmaz ve aşı olmazsak salgını durdurmak çok uzun sürebilir. Ödediğimiz bedelleri, kaybettiğimiz sevdiklerimizi düşünün ve aşınızı olun."

Elimizde hızlı bir aşılama ile "toplumsal bağışıklığı" sağlamaktan başka çare yok. Ne yazık ki "Benim bedenim benim kararım" diyen aşı karşıtlarının direnci de artıyor. Öyle bisiklet, tablet hediye ederek bu direnci kırmak zor. Beynine cip takılacağını, kısırlaştırılacağını düşünenler, organlarının zarar göreceğini sananlar var... Bunları ikna etmek kolay değil... Aşıya karşı olmalarına da saygı duymak zorundayız.

Onlarda kendileri ile aynı ortamda olmak istemeyenlere saygılı olmalılar...

xx           xx           xx

Aşılama hızında yaşanan düşüşler ve delta varyantının yarattığı etkilerin ardından Turizm Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (TURYİD), restoranların kapalı ve açık alanlarına iki doz aşı olmayanların alınmamasını önerdi. Pandeminin 4'üncü dalgası delta varyantı ile birlikte vaka sayılarında hızlı bir artışa neden olurken, yeni bir kısıtlama ve kapanma istemeyen sektörler de harekete geçti.

Son 1.5 yılda defalarca kapanmak zorunda kalan, 4 işletmeden 1'inin iflasın eşiğine geldiği ve 50 milyar TL'yi aşan bir kayıpla açılış yapan yeme, içme sektörü, restoranlara giriş için aşı zorunluluğu istedi. 1 Eylül'den itibaren 2 doz aşısını yaptırmamış kişilerin yeme içme mekanları ile kapalı alanlara girişinin yasaklanması gerektiğini belirten sektör temsilcileri aşı olmayı reddeden çalışanlar için de ücretsiz izne gönderme hakkı istedi.

Öneri 400 gün kapanmanın ardından yeni bir kapanmaya tahammülü kalmayanlar tarafından kabul görüyor. Bakalım Ankara'da da kabul görür mü?

Türkiye genelinde iki aşısını yaptırmış olan ve 7 milyon kişi olan 65 yaş ve üstündekilerin şu ana kadar 3 milyonu üçüncü aşısını yaptırmış. 4 milyonu aşıya başlanıyor...!

65 yaş ve üstündekiler bir anda "riskli grup" haline gelirken, Dün "Aşı yok" diye kıyameti koparanlar bugün "Aşıya hayır" diyorlar.  Ayak sürüyorlar...

xx           xx           xx

Yine resmi verilere göre ölenlerin ağırlıklı bölümünü de aşı yaptırmamış olanlar oluşturuyor.

Bu nedenle 65 yaş ve üstünün aşıları bir an önce tamamlanmalı.

İşte bu durunlar bulaşı Ağustos'ta pik yapar ve Eylül'e de sarkarsa tam da okulların açılacağı bir dönemde yeni normalleşmeye engel koyacağı kaygısına neden oluyor.

O yüzden Avrupa'nın gündeminde olan "Aşı olmayanların sağlık kurumlarında çalışamaması, 50 kişiden kalabalık yerler ile AVM, sinema, tiyatro gibi alanlara girişlerinin yasaklanmasına kadar uzayan bir dizi yasağın uygulanması" bizimde gündemimizde olmalı...

Eylülde okullar açılır mı diye soranlar var. Böyle giderse zor görünüyor, ama okullar açılmalı. Açılmazsa bir değil, bir kaç nesli kaybediyoruz. Afganlılardan bir farkımız kalmayacak. Her yeri kapatsak okulları açmalıyız.

Şu anki halimizle ve bu halimizi koruyabilirsek Muğla'da okullar Eylül'de rahatlıkla açılabilir. Bakarsınız bütün Türkiye değil de bölge bölge, il il kapanmaya gideriz. Eğer kapanma noktasına gelirsek doğrusu bu olacaktır.

Gerçek şu ki; "toplumsal bağışıklık" sağlanmadan aşılanmış olsanız da kurtuluş yok. Bütün Dünya aşılanmadan Türkiye'nin, bütün Türkiye aşılanmadan Muğla'nın kurtuluşu yok.

Ancak, kendimizi ve bizi koruyabiliriz. Muğla'da Muğlalılar olarak misafirlere takmadan kuralları ve kararları ciddiye alalım. Aşımızı olalım, olmayanların olmasını sağlayalım. "Muğla aşılamada başarılı, vaka artsa da hasta, entübe artmıyor. Aşılarımızı da tamamladık, maskeye mesafeye gerek yok" demeyelim. Aşımızı olduk, maskemizi takmaya, mesafeli durmaya devam ettik, Koronaya yine yakalanabiliriz, ama ölmeyiz...

-------------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: Bir politikacının amacı sürekli iktidar olmaktır. Bu çaba ona çoğu zaman sorun çözme görevini unutturur. - Jean Monnet

ÇİVİ

"Tuvalet adabı bilmeyenler gelmesin" söylemi yaygınlaşırken, arkadaşım "Yerel yönetimler bu adabı biliyorlar mı?" diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))))

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft