Dr. Gülten Şimşek

Dr. Gülten Şimşek

BAKIŞ
Gülten Şimşek ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Milli Tarım Politikası

Eklenme : 11.06.2021 00:00:00
Görüntülenme: 154

İnsanlık,

Kirletilmiş havası,

Kirletilmiş toprağı,

Kirletilmiş suyu,

Talan edilmiş yeşili,

Yok edilmiş ata tohumları ile fena halde sıkışmış,

Yaşama dair her şey sarpa sarmış durumda.

Toplumlar sağlıksızlaştırıldı.

İnsanlar doğadan, topraktan kopartıldı AVM'lere tıkıldı.

Gerçek şu ki, insanlığı hasta edip,

İnsanlık üzerinden para kazanılmaya çalışılıyor.

Küreselci tanrı aileler her alanda insanlığı avuçlarının içine almış durumdalar.

İnsanlığın beslenme şeklini değiştirdiler,

Artık evlerde tencere kaynamadan fast food beslenmeye,

Rafları süsleyen genetiği değiştirilmiş GDO'lu ürünler ile insanlığı perişan etmeye bayılıyorlar.

İnsanlığın aklı ve duruşu ile dalga geçiliyor.

Hastalıklar hortladı.

Geleneksel tarım uygulamaları yok oldu.

Unutmamalıyız ki,

Kronik hastalıkların altında yatan temel neden, hibritli tohumlar ile yapılan tarımsal üretim ve kullanılan kimyasallardır.

Biz bunlardan kurtulmadıkça kronik hastalıklardan kurtulamayacağız.

Tarım ilaçları zehrin tam kendisidir.

Böcek ilaçları zehrin tam kendisidir.

Bu kimyasallar toprağımızı, havamızı, suyumuzu kirletti.

Sağlık çok faktörlü nedenlere bağlı.

Temiz çevre olmadan sağlık olamaz.

Dünya genelinde Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) en çok 5 üründe kullanılıyor. Mısır, ayçiçeği, soya, pamuk ve kanola. Genellikle mısır ve soyadan üretildikleri için, kahvaltılık gevrek ve bunların GDO'lu ürün içerme ihtimali yüksektir.

Hiç şüpheniz olmasın karpuza kadar hibritli üretim yapılıyor, yani GDO'lu tohumla.

Mısır Şurubu GDO'lu maddeler içerir.

Çoğu dondurulmuş gıda üretim aşamasında çok sayıda işleme uğrar.

GDO'lu soya; sucuk, salam, sosis gibi kırmızı etin kullanıldığı ürünlerde, et suyu tabletlerde, fındık-fısık ezmesi, çikolatalı ürünler, çeşitli unlu mamüller, süt tozu, hazır çorbalar ve hayvan yemlerinde kullanılıyor.

GDO'lu mısırın kullanıldığı alanlarsa; nişasta bazlı tatlandırıcılar yoluyla gazoz, kola ve meyve suları, mısır yağı, hazır çorbalar ve hayvan yemleri.

Hayvanlarımızın yemleri bile GDO'lu.

İnsanlığı kapandaki fareye çevirdiler.

Bunlar dünyaya yayılmış bir avuç siyonist kişiler ve küresel şirketleri ile ipleri  ellerinde tutuyorlar.

Bunlar vezir.

Ne acıdır ki insanlık  piyon.

ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissenger 1974de,

"Petrolü kontrol edersen ulusları, yiyeceği kontrol edersen insanları kontrol edersin. Yiyecek bir silahtır ve bizim müzakere çantamızdaki araçlardan biridir!"demişti.

Ve çok büyük oyunlar gıda üzerinden oynanıyor.

Genetiği değiştirilmiş organizmaların üretiminden kâr edenler, 2050 senesinde dünya nüfusunun 9.6 milyara ulaşacağını ve bu nedenle hızlı ve kesin sonuç veren GDO'lu besin üretiminin gerekli olduğunu savunuyorlar.
64 ülkede genetiği değiştirilmiş besinlerin etiketlerinde bu bilginin yer alması hususunda zorunluluk var. Bunlardan bazıları Fransa, Japonya, Malezya, Yeni Zelanda ve Avustralya.

Türkiye'deyse, GDO mevzuatı, Biyogüvenlik Kanunu ve bu kanun kapsamında oluşturulan Biyogüvenlik Kurulu'nun aldığı kararlar çerçevesinde, GDO ve ürünlerinin gıda amaçlı olarak kullanılması ve GDO'lu üretim yapılması da tamamen yasak. Buna rağmen, yapılan bir çalışmaya göre, Türkiye'de satılan 800'e yakın gıda maddesi, GDO içeriyor.

Tarım Bakanlığı ise kış uykusunda?

Neden milli bir tarım politikası ortaya koymuyor?

Neden milli bir hayvancılık politikası ortaya koymuyor?

Gıda stratejik bir silahtır.

Tam bağımsızlığın bir yolu tarımdan geçer.

'Paramız var ki, ithal gıda alabiliyoruz' diyen bir bakanlıktan milli politikalar beklemek aya yayan gitmek gibi bir şey.

Dayanamıyorum!

Yazmasam olmuyor!

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft