Gültekin Akça

Gültekin Akça

Görüş

Kuraklık Hepimizin Sorunu

Eklenme : 20.08.2021 00:00:00
Görüntülenme: 576

Dünya ciddi bir küresel ısınma tehdidi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Her ne kadar bilim insanları yıllar önce ozon tabakasının delinmesinden itibaren, yakın zamanda küresel ısınmanın artacağını ve bunun da sonuçlarının birçok yönden insan yaşamını olumsuz etkileyeceğini ve acilen önlemler alınmasını söylemiş olmalarına rağmen;

Bugüne kadar ne bireyler olarak ne de devletler olarak bilim insanlarının bu yöndeki uyarılarını yeterince dikkate almadık.

Bugün, küresel ısınma konusunda "bıçak kemiğe dayanmış" durumdadır. Bu sebeple de, küresel ısınmanın önlenmesi anlamında yapılması gerekenleri acilen yapmak zorundayız. Bu konuda gerekli ve yeterli adımların atılmaması durumunda gelecekte küresel ısınmanın çok daha acı faturaları bizi beklemektedir.

Küresel ısınmanın en önemli sonucu iklim değişiklikleridir. İklim değişikliği ise mevsimlerde kaymalar, anormal sıcak/soğuklar havalara ve yağış rejimlerinde değişikliklere sebep olmaktadır.

Bugün bazı bölgeler ortalamanın altında yağış alırken bazı bölgeler ortalamanın çok üzerinde yağış almaktadır. Bir bölgeye bir yılda yağması gereken yağmurlar birkaç günde yağabilmektedir. Sonuçları ise hepimizin malumudur. Genel olarak ülkemiz ancak özellikle Ege ve Akdeniz Bölgelerimiz küresel ısınmadan kaynaklı kuraklık tehdidi altındadır.

Bu bağlamda Muğla olarak da kuraklık tehdidi altındayız. Özellikle bu yıl Muğla'da kuraklığı her alanda ciddi anlamda hissetmiş durumdayız. Muğla'nın birçok yerinde göletler kışın yeterince dolmadığı için bitme noktasında bulunmaktadır. Oysa, son günlerde ilimizde yaşanan yangınlar sırasında en çok göletlere ihtiyacımız olduğu da bir gerçektir.

Suyun dünyada ikamesi bulunmamaktadır. Su, gerek insanın yaşamını devam ettirebilmesi ve gerekse gıdanın üretilmesi için zorunludur. Yangınla mücadele de bile suyun henüz bir alternatifi bulunabilmiş değildir. Bu sebeple de hepimizin kuraklık tehdidine karşı birlikte mücadele edip suyumuza da sahip çıkmamız gerekmektedir.

Bu mücadele de, hepimize önemli görevler düşmektedir. Öncelikli olarak gerek içme suyunu ve gerek ise sulama suyunu tasarruflu kullanmamız gerekmektedir.

Devlet, uzun zamandan beri tarımda vahşi sulamadan damlama sulamaya geçmek için çiftçilere destek vermektedir. Bu desteğin artarak devam etmesi gerektiği gibi Ziraat Odaları ve diğer sivil toplum örgütlerinin de bu projeye destek vermeleri gerekmektedir. Esasen, kuraklığın bu şartlarda devam etmesi durumunda belki de ilerleyen yıllarda tarımda vahşi sulamanın yasaklanıp damlama sulamanın zorunlu olması gündeme gelebilecektir.

Bunun yanında, ülkemizdeki içme suyunun çok büyük bir kısmı şebekelerde yok olmaktadır. Bu bağlamda belki de ülke bazında bir eylem planı hazırlanarak tüm şehirlerin içme sularının tek bir elden yönetilmesi ve dolayısı ile de tek bir elden içme suyu şebekelerinin yenilenmesi çalışması yapılabilir.

Kısacası, her şeye rağmen küresel ısınmaya karşı hepimizin yapabileceği çok şey bulunmaktadır.

Bu sebeple de; kuraklık hepimizin sorunu ise önlem almak hepimizin görevidir.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft