Küçük bir Muğla hikayesi

Eklenme : 9.05.2022 00:00:00
Görüntülenme: 587

Yıl 1936.

Muğla ilinin hemen önündeki 12 ada Faşist İtalya'nın egemenliğinde bulunuyor.

12 adayı İtalyanlar 1912 yılında bizden almışlardı.

Hatta İtalyanlar 1919 yılında Muğla'ya kadar gelmişler Muğla'yı işgal etmişlerdi.

İtalyanlar, 1920 yılında da sessiz sedasız Muğla'yı terk edip, 12 Ada'ya çekilmişlerdi.

1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda Mussolini İtalyası, hâlâ 12 Ada'yı elinde tutuyor ve tekrar güney--batı Anadolu hayalleri kuruyordu.

Bu neden ile Muğla'da 1945'lere kadar askeri bir tümen bulunuyordu.

Çocukluğumun 29 Ekim bayramlarında Türk askerinin Cumhuriyet meydanından geçişlerini hatırlarım.

Hatta kadana atlarının çektiği büyük top arabalarını hiç unutamam.

Muğla'daki askeriyede görev yapan genç bir teğmen dedem Fehmi ustaya bir çizme yaptırır.

Genç teğmen görevli olarak İstanbul'daki bir merasime katılır.

Genç teğmenin giydiği çizme, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün dikkatini çeker.

Mustafa Kemal Paşa merasimden sonra genç teğmeni yanına çağırtır ve çizmeyi kime yaptırdığını sorar.

Genç teğmen "Komutanım, bu çizmeyi Muğlalı Fehmi ustaya yaptırdım " diye cevap verir.

Bu cevap üzerine Mustafa Kemal Paşa, " Sana çizme kalıplarımı versem, bana da bir çizme yapar mı? " diye sorar.

Genç teğmen, "Emriniz olur komutanım " diye Atamızın çizme kalıplarını alır ve Muğla'ya döner.

Hemen Fehmi ustanın Saatli Kule altındaki dükkanına gider ve "Fehmi usta Mustafa Kemal Paşa, bana diktiğin çizmeleri çok beğendi, kendisi de böyle bir çizme istiyor. Kalıplarını gönderdi, göster marifetini paşamıza güzel bir çizme yap " der.

Dedem Fehmi usta, " Komutanım, kalıpla güzel çizme yapılmaz. Ben sık sık İstanbul'a malzeme almak için gidiyorum. Yakında da yine malzeme almak için İstanbul'a gideceğim. Saraya uğrar ölçülerini alırım ve Atamıza layık güzel bir çizme yaparım, sen meraklanma " der.

Bu genç teğmenin adı Cemal Madanoğlu'dur.

Dedem Fehmi usta ertesi gün İstanbul'a hareket eder, bir gün sonra da Sirkeci'deki bir otele yerleşir, ertesi sabah da Dolmabahçe Sarayının büyük kapısı önündedir.

Kapıda bekleyen nöbetçi askerler, dedemi ciddiye almazlar.

Dedem, " Arkadaşım, siz içeriye Muğlalı Fehmi usta geldi diye bir haber salın, sorumluluk almayın" der.

Askerler içeriye haber salarlar, biraz sonra Sarayın kapıları açılır ve Fehmi usta, Mustafa Kemal Paşanın huzurundadır.

Dedem, Atamızı saygı ile selâmlarından sonra " Efendim, kalıplarınızı göndermişsiniz, ama kalıptan iyi çizme yapılamaz. Bir iş için İstanbul'a gelmiştim. Bu vesile ile çizme ölçülerinizi kendim alayım diye, sizi rahatsız ettim, özür dilerim" der.

Fehmi ustanın samimiyeti Atatürk'ün hoşuna gitmiştir.

Dedem Mustafa Kemal Paşanın çizme ölçülerini alır ve saygı ile huzurdan çekilirken "Cumhurbaşkanım 15 gün sonra yine malzeme almak için İstanbul'a geleceğim, o zaman çizmenizi de getiririm" diyerek saraydan ayrılır.

Muğla'ya döner ve aldığı ölçülere göre Atamızın çizmesini yapar.

15 gün sonra Fehmi usta Dolmabahçe Sarayının tekrar büyük yapısı önündedir.

Nöbetçiler bu sefer dedemi tanırlar, içeriye hemen haber verirler ve dedem tekrar Atatürk'ün huzurundadır.

Atatürk, çizmeleri giyer, çok beğenir, ustaya teşekkür eder ve " Fehmi usta borcum nedir? " diye sorar.

Fehmi usta " Paşam ne borcu, biz size borçluyuz. Bizi, ülkemizi düşmanlardan kurtardınız. Ben sizden hiç bir ücret alamam " der.

Atatürk bu cevap üzerine duygulanır, ama yine de ısrar eder.

Dedem ücret almama konusunda direnir ve izin isteyerek huzurdan ayrılır.

Kendisini çok huzurlu ve mutlu hissetmektedir.

Oteline döner sabahleyin İzmir'e dönmek üzere hazırlık yapmaya başlar.

Dinlenmek için yatağına girmek üzere iken kapısı çalınır.

Hayırdır, diye düşünür ve kim acaba, diye kapıyı açar.

Karsısında iki kurmay subay durmaktadır.

Dedem " Hayırdır, komutanlar ?" diye sorunca, komutanlar " Fehmi usta, Mustafa Kemal Paşa size bu hediyeyi gönderdi " diye cevap verirler.

Dedem teşekkür eder, komutanlar da " iyi geceler " deyip, otelden ayrılırlar.

Dedem Saraydan gönderilen paketi acar ve içinden iki takım elbiselik İngiliz kumaşı çıkar.

Dedem, Muğla'ya dönünce bu kumaşlardan iki takım elbise yaptırır ve uzun zaman bu elbiseleri giyer..

Hem Atamızın hem de dedemin ruhları şad olsun.

 

SONRAKİ yazı
{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft