Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Korona Virüs'te Üçüncü Dönem ve Aşı Politikası

Eklenme : 6.04.2021 00:00:00
Görüntülenme: 512

Daha bir ay önce, 2 Mart 2021 günü Hamle'de "Hayat mı, Ticaret ve Eğitim mi" başlıklı yazımı neşretmiş ve "Eğitim ve ticaret, insanlar hayattaysa bir işe yarar; ölülerin ticaret yaptığı da görülmemiştir; tahsil yaptığı da." demeye getirmiştim lafı. Korona veya Covid 19 virüsü, bireysel korunmayla aşılacak bir salgın. Yani herkes korunursa toplum korunur ama ne yazık ki, istediğiniz kadar tedbir alın, insanlar bireysel korunma konusunda hiç de hassas değiller.

Son haftalarda vak'a ve ölüm sayısının arttığını gözlemliyoruz. Ne yazık ki bu yazıyı yazarken ölüm sayısının 190'lara vardığını gördük. Yazık!... Bir günde 190 civarı insan ölüyor. İlk dalgada bu kadar ölüm yoktu.

Sonbaharda yaşayan ikinci dalga biraz ümit verir gibi oldu ve Mart başına kadar hem vak'a sayısı düştü hem de ölüm. Şubat sonlarında günlük can kaybı 60-70'lere düşmüştü ama şimdi 190'lara çıktı. Muhtemelen bu hafta 200'lere ulaşacak.

Yazık!...

Çok yazık!...

"Okullar açılsın, esnaf iş yerlerini açsın" korosu etkilemiş ki hükûmet Ocak 2021 sonundan itibaren tedbirlerde bir rahatlama sağladı. Toplum olarak rahatlamayı anlayamadık ve gene gelişigüzel yaşamaya başladık. Şimdi üçüncü pik'e doğru gidiyoruz.

Yazık!...

Çok yazık!...

Okullar kısmen açıldı; esnaf da sınırlı da olsa çalışmaya başladı. İyi mi oldu?

Yok!...

Alınan tedbirlere rağmen vak'a ve kayıp sayısı arttıysa yanlış yaptığımızın resmidir.

Sosyalleşme konusunda ipin ucunu kaçırdık ve "Mesafe" kuralına yeteri kadar uymadık.

Ocak ayında başlayan aşılama konusunda da yanlış yaptık gibime geliyor. Aşılamaya 65 yaş ve üstü ile beraber yüksek risk grubundan başlanması, ilk bakışta yerindeymiş gibi görünse de yanlıştı. Bu gruptakiler zaten kendilerini koruyorlardı ve korunma bilincine sahip insanlardı. Aşılamaya, bunlardan değil de esnaftan ve yüz yüze eğitime geçecek gençlerden başlansaydı çok daha iyi olurdu.  Aslında okulların yüz yüze eğitime geçilmesine hiç gerek yoktu. Geriye sadece ekonominin can damarı esnaf kalıyor. Esnaf, piyasada sıcak para dönmesi için ilk kapı. Bu kapının açık tutulmasında çok fayda vardı. Gelecek aylarda virüs kadar tehlikeli olması muhtemel olan ekonomik sıkıntının baş göstermemesi için piyasada para dönmesi şart. Bunu da esnafın iş başında olması sağlar.

Herhalde esnafın aşılanması için vakit geçmiş değildir. Şu günlerde yaşamakta olduğumuz üçüncü dalga döneminde, çok yüksek risk grubunda olan şehirlerden başlanarak aşılamaya hız verilmesi, hem hastalığın hızını kesecek, hem de ekonominin canlı tutulmasını sağlayacaktır.

Deniz  Yıldızları Hikayesi ve Salgın

Deniz Yıldızları hikâyesini bilirsiniz.

Adamın biri Okyanus'un kenarında eğilip kalkıp bir şeyler yapıyor. Biri de bunu uzaktan görüp yanına geliyor ve "Ne yapıyorsun?" diyor. Adam da "Birazdan deniz çekilecek. Binlerce deniz yıldızı toprakta kalacak ve ölecek. Onları denize atarak kurtarıyorum." diyor.  Gelen adam: "İyi de yüzlerce kilometre sahil, binlerce deniz yıldızı; neyi değiştireceksin?" diyor. Adam o sırada eğilip bir deniz yıldızını alıyor ve denize atıp: "İşte onun için her şey değişti." diyor.

Güzel bir hikâye ama ne yazık ki korona salgınında bir kişi için her şeyi değiştirmekle toplum kurtarılamıyor. Bütün toplumun deniz yıldızını kurtaran adam gibi davranması lazım; yoksa virüsün önü alınmayacak ve korkarım 2022 de salgınla geçecek.

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft