Gültekin Akça

Gültekin Akça

Görüş

Konuşmuş Olmak İçin Konuşmak ve Seçim Vaatleri

Eklenme : 8.10.2021 00:00:00
Görüntülenme: 261

İnsanoğlu duygu ve düşüncelerini anlatmak için beş duyu organından dilini kullanır. Konuşmak, insanların kendi aralarındaki en kolay anlaşma aracıdır. Kişi konuşarak karşısındaki kişiye kendisini ifade etmiş olur. Özellikle karşısındaki kişiyi etkilemek ve söylediklerine inandırmak zorunda olanların dili daha etkin kullanmaları zorunluluktur. Bu bağlamda da dili etkin kullanması gerekenlerin başında siyasiler gelmektedir.

Millet olarak okumayı değil konuşmayı çok seviyoruz. Dünya genelinde kişi başına düşen kitap okuma oranında oldukça düşük durumdayız. Ancak, büyük çoğunluğumuz yeterli bilgiye sahip oldukları düşüncesi ile hareket ederek olaylara ve karşısındaki kişiye yönelik eleştiri, tavsiye ve önerilerde bulunuyor.

Oysa, dinimiz, "Ya hayır konuş ya da sus" düsturu ile kişinin çok konuşmasını değil faydalı konuşmasını önemsemiş ve önermiştir.

Gelenek ve göreneklerimiz de az konuşma yönünde bir yaklaşım tarzı benimsemiş ve az konuşmanın daha faydalı olduğuna dair  "Söz gümüş ise sükut altındır" şeklinde bir yaklaşım sergilemiştir.

Ancak, günümüzde siyaset arenasında çok konuşmanın daha çok prim yaptığı şeklinde bir yaklaşım bulunmakta ve bazı siyasiler tartışmaya konu olaylara ilişkin gerekli araştırma ve inceleme yapmadan konuşma yapmaktadırlar. Oysa, sadece iktidar partisine muhalefet etmek amacı ile her şeye karşı gelen bir anlayışla yapılan konuşmalar ise millet nezdinde karşılık bulan konuşmalar değildir.

Bunun yanında muhalefet partilerinden bu konuşmalarda ve özellikle de seçim tartışmaları kapsamında, ayağı yere basmayan birçok seçim vaatlerine yönelik projeler de duymaktayız.

Oysa, ülkeyi yönetmeye talip bir kişi ya da partinin ülkeye dair projelerinin ayağı yere basan ve uygulanması mümkün projeler olduğu gibi aynı zamanda da hayata geçirilmesi durumunda gerek millet ve gerek ise devlet açısından faydalı projeler olması gerekmektedir.

Türkiye, özellikle 1970'li yılarda ve daha sonra da 1990'lı yıllarda sadece seçim kazanmak amaçlı popülist seçim vaatlerinin ve akabinde de uygulanan projelerin çok zararını görmüştür.

Özellikle Rahmetli Özal'ın önerdiği emeklilik yaşının hayata geçirilmemesi ve rahmetli Demirel'in hayata geçirdiği erken emeklilik uygulaması Sosyal Güvenlik Kurumlarına çok zarar vermiştir.

Ülkemiz, popülist uygulamaların ardından uzun süre kendisini iktisadi anlamda toparlayamamıştır.

Bu sebeple de özellikle ülkeyi yönetmeye talip olanların gündemdeki konularla ilgili gerekli araştırma ve tetkiki yapılmadan konuşmaması ve vaatlerinin de ayağı yere basan ve uygulanması mümkün ve gerekli projeler olması gerekmektedir.

Kısacası, millet ve devlet için gerekli olan az konuşmak ama çok iş yapmaktır.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft