İsmail Zorba

İsmail Zorba

SÖZÜN EŞİĞİNDEN
İsmail Zorba'nın ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Kırksekiz'in Yediverenleri Şimdi Muğla'da Buluşuyor

Eklenme : 5.10.2021 00:00:00
Görüntülenme: 449

"Hayatımın dönüm noktalarından biriydi Kırksekiz'in Yediverenleri'i yayınlamak. Kurduğum hayâller arasında önemli bir yeri vardı. Bugün hayatta mutluysam ve yaşadığım her an bana bir anlam katıyorsa bunda kimliğimi besleyen kaynaklar vazgeçilmezleri arasındadır: Sevgili ailem, mahallem ve şehrim."

Aradan yıllar geçmiş şimdi başımı öne eğip bir değerlendirme yapıyorum. İsimlerini her duyduğumda yüzümü güldüren ve içimde bulunduğum anı aydınlatan dört kelime vardır: Aşkım, kitaplarım, öğrencilerim ve şehrim, Muğla'm. Hangisinin adı anılsa kendime gelirim. Damarlarımdaki kan hızlanır. Yaşama tutunuşum hatta dokunuşum bile değişir. Onlarla olmak, onlarla yaşamak, onlarla tamamlanmak. Daha ne isterim ki...

Bu sayfalarda ilk kitabım Gül Yürekli Sevdalar'ın ismi sık sık geçti. Hatta kitabın sayfalarında yer alan yazıların çoğu bu köşeden önce sizlerle buluştu. Oysa Kırksekizin Yediverenleri daha özel bir projeydi benim için. Şehrime bana kattığı tüm güzellikler adıma ödenmesi gereken bir vefa borcumdu.

Kitapta yer alan her yazı önceden tasarlandı. Kitabın iki yüzünü yazmaya çalıştım. İlk yüzü şehirle benim paylaştıklarım. Geçmiş, bugün ve gelecek kendi başıma yaptığım yürüyüşlerin bir izdüşümüydü. Her yürüyüşümde şehri farklı yüzleriyle kuşatmaya çalıştım. Şehri içimdeki bir benliğin gözleriyle görüp tanımlamaya çalıştım. Bu yüzüyle Kırksekiz'in Yediverenleri bir şehrengiz belleğinde olmasına rağmen düşsel farklılıklarıyla başka bir boyuta taşındı. Kitabın ikinci yüzü şehrin içinde sakladığı hikâyelerdi. Önce insan, sonra geçmiş zaman, sonra bugün ve mekanlar.. Sokaklar, evler, mahalleler, dağlar, camiler, mezarlıklar, anıtlar.. Her yerden her şeyden bize ilişen hatta kenetlenen hikâyeler. Ben'den biz'e yolculukta şehrin hikâyesi.

Muğla kendine özgü bir şehirdir. Nev'i şahsına münhasır bir karakteri vardır. Bu şehrin rengi kadındır. Yeşil ve beyazla tamamlanır. Bir yanım huzur bir yanım hüzün derken bu asil ve kadim şehrin değişimler karşısındaki duruşuna da dikkat çekmek istedim aslında.

Kırksekiz'in Yediverenleri dost yüreklerle kanatlandı, nefes aldı. Bizlerle buluştu.

Özcan Özgür'den Erdal Çil'e, Namık Açıkgöz'den Fatih Baha Aydın'a, Sadettin Özbek'e, Tülay Kayar'a, İdris Koç'a  ve ismini sayamadığım gül yürekli dostlara selam olsun. Ve ailem; sevgili annem, canım ablam, ağabeyim, sevgili öğrencilerim sizler bana mutluluk verdiniz. Bu şehirde beni sizlerle kuşattı.

Kitabım kısa bir süre önce artık yuvam olan Çınaraltı Yayınları arasında can suyunu buldu. Yazılarım ilk nefesini Hamle sayfalarında aldı. İlk okur nabızlarını burada aldık. Kitabım hakkımda Namık Açıkgöz hocamın, Özcan Özgür ağabeyimin çıkan yazıları ile umutlandım. Hikâyecimiz, edebiyat kardeşim Funda Özsoy Erdoğan hanımefendinin Yeni Şafak Kitap ekindeki kitap kritiği ise mutluluğumu, şevkimi arttırdı.

"İsmail Zorba, ülkemizin kırk sekizinci ili olan Muğla'yı anlatmaya şehrin atardamarı olarak kabul ettiği "arasta"sından başlıyor. Okurunu kaleminin ardına takarak arastanın kapısından içeriye buyur ediyor bizi. Geleneksel esnaf ahlakını devam ettiren küçük dükkanları, şadırvanı, bir çay içimlik soluklanılan çınar altı muhabbetleri ile tarihe tanıklık eder her şehrin arastası. Oraya özgü kokuları, renkleri geçmişten şimdiki zamana nasıl taşırsa ve zamanı bütünlerse o şehirde, işte Muğla'nın arastasının da bir nabız gibi atarak eski ve yeni Muğla'yı aynı anda yaşamayı mümkün kıldığını anlıyoruz kitabı okurken. O halde bir şehre girdiğinizde, o şehrin kimliğini görmek isterseniz önce arastasını gezmekte fayda var."

Sevgili ağabeyim Erdal Çil ise kitaba dair söylenebilecek bütün güzellikleri yazısında şahikasına kavuşturdu:

"Bir dokun ki, yedi versinler.

Sen bir sor, yedi söylesinler.

İsmail Zorba o seslerin izini süren bir eğitimci.

O sesleri derleyip, o seslerden şehri dokuyan bir isim.

Kırksekiz'in Yediverenleri, bu seslerin derlendiği, okurken bu seslerle hemhal olacağınız bir eser.

Karabağlar yaylalarının irimlerinden, Asar'ın zirvelerinden, Yılanlı'nın kıvrımlarından gelen seslerden, Şahidi'nin avlusundaki huzurdan nasiplenmek isteyenlere harika bir fırsat sunmuş bu çalışmasıyla İsmail Hoca.

Yazılmayı bekleyen onca hikâyeyi barındıran evleriyle; onca türküye kaynak olan türküleriyle ve onca filme ev sahipliği yapan beldeleriyle Muğla'nın yediverenleri bu kitap ile adeta yeni sürgünlere durmuş."

Sevgili hocam Ayla Ağabegüm'de kritik yazısıyla rehberimiz oldu:

"İsmail Zorba, yazılarıyla irfan geleneğimizi geleceğe taşıma görevini üstlenmiştir. Yazılarıyla ve yetiştirdiği öğrencileriyle ülkemizin fikrî ve ahlâkî mukadderatına etki edecektir."

Bugün Kırksekizin Yediverenleri ait olduğu yerde, şehrin eminlerinin yani Belediye Başkanlarımızın teveccühleriyle Menteşe Kültür ve Sanat Festivali kapsamında hemşehrileriyle buluşuyor. Bu güzel fırsatı veren Bahattin Gümüş'e teşekkür ediyorum. 9-10 Ekim 2021 tarihlerinde Cumartesi ve Pazar günü öğleden sonra Sınırsızlık Meydanı'nda imza ve söyleşimiz olacak. Muğla'nın gönül güzeli insanlarını heyecanla bekliyor olacağım.

 

SONRAKİ yazı
{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft