İdris Koç

İdris Koç

BAY PROTOKOL
İdris Koç'un ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Kırksekiz'in Yediverenleri

Eklenme : 3.03.2021 00:00:00
Görüntülenme: 709

Nurettin Topçu, "eğitim" yerine "maarif" kelimesini kullanır, çünkü ona göre bir milletin ruhunu yapan maariftir. Millet demek, milletin maarifi demektir. Topçu, "maarif" kelimesiyle bilgiye irfan boyutu katan bir eğitim anlayışını kast etmektedir.

Bilgiye irfan boyutu kazandırmak ise toplumun tarihinin, inancının, kültürünün aktarımı ile mümkündür. Toplumun esas köklerine bağlanması ve bu köklerinden beslenmesi ile mümkündür. Geleceğini arayan toplumun geçmişine, değerlerine, geleneklerine, inançlarına ve onu bugüne taşıyan köklerine sahip çıkmasıyla mümkündür.

Topçu'ya göre maarifin (eğitimin) temel unsuru ise muallimdir. Yani öğretmendir.

Topçu'ya göre; "Muallim, gençlere bilmediklerini öğreten bir nakledici değildir. Bu iş kitabın işidir. . Her şeyden evvel muallim, hayatımızın sahibi olmaktan ziyade sanatkârıdır. Kullanıcısı değil, yapıcısıdır. Seyircisi değil, aktörüdür. O, en doğru, en güzel hayat örneğini yapar, hazırlar, bize sunar; biz yaşarız. . Muallimlik sevgi işidir, ruh sevgisidir. Ruhun ulvî olan isteklerine nefsinden her şeyi feda eden sevginin, ferdi ulaştırdığı örnek insan mertebesidir."

Öğretmen sadece bilgi aktaran değil, bilgiyi hazmetmiş ve hayatına aksettirmiş canlı bir örnektir. Öğretmen, rol modeldir; hayatın anlamını ve ideal halini sunabilen kişidir.

Öğretmen sadece bilgiyi değil; içinde yaşadığı toplumun tarihini, değerlerini, geleneklerini, inançlarını da yaşatan ve aktaran kişidir.

Muğla'nın değerli öğretmenlerinden biri de İsmail Zorba. O, meslek hayatı demini aldıkça enerjisi, üretkenliği artan bir muallim.

Bir sanatkâr edasıyla, bir usta sorumluluğuyla öğrencilerinin işlenmesi, hayata hazırlanması, tamamlanması için çabalayan fedakâr bir öğretmen. Yetiştirdiği öğrencileriyle, ders dışında  yaptığı okul etkinlikleriyle ülkemizin fikrî  ve ahlâkî mukadderatına etki eden bir muallim.

İçinde yaşadığı topluma, etrafında olup bitenlere seyirci kalmayan bir duyarlı öğretmen. Anlatan, yazan, üreten ve ürettiklerini bize sunan bir sanatkâr öğretmen. Nurettin Topçu'nun ifadesiyle "kullanıcı değil, yapıcı" bir öğretmen.

İyi ki böyle öğretmenlerimiz var.

İsmail Zorba, otuz bir yıldır aynı heyecanı taşıyan bir öğretmen. Yaklaşık yirmi beş yıldır Hamle Gazetesi başta olmak üzere birçok gazete ve dergide düzenli olarak yazıyor.

İsmail Zorba'nın ilk kitabı olan Gül Yürekli Sevdalar, 2019 yılında yayımlanmıştı. Onun demini almış ömür yazılarından oluşan ve bir öğretmen gözüyle yaptığı gözlemlerini, anılarını, "bizden alınan ve bize verilenlerin" muhasebesini içeren bu güzel eseri okuyucularından güzel tepkiler aldı.

İsmail Zorba'nın ikinci kitabı olan "Kırksekiz'in Yediverenleri" 2021'in ilk haftalarında okuyucularıyla buluştu.

Kitap, Prof. Dr. Namık Açıkgöz'ün "Bir Şehrin Dokusunu Hissetmek", Eğitimci-Yazar Ayla Ağabegüm'ün  "Tohum Saç, Bitmezse Toprak Utansın!" ve Gazeteci-Yazar Özcan Özgür'ün "Mola'da Bir Kent Yazarı" başlıklı takdimleri ile okuyucularına merhaba diyor.

Kırksekiz'in Yediverenleri; Arasta, Karabağlar Yaylası, Akyaka, Düğerek, Asar, Hamursuz, Saatli Kule, Yağcılar, Kadıkahvesi başta olmak üzere Muğla'nın her karış toprağını adım adım sizlere gezdiriyor. Yazar; duygu ve düşünce dokusuyla yorumladığı şehri sizlere semt semt, sokak sokak gezdiriyor.

Kırksekiz'in Yediverenleri, Özcan Özgür'ün ifadesiyle edebî yanı öne çıkan bir sözlü tarih çalışması... Kırksekiz'in geçmişine, değerlerine, geleneklerine, inançlarına ve köklerine dair sıcacık öykülerin okuyucuyu yollara düşürecek, bildiği-gördüğü ama hissetmediği duygularla tanıştıracak güzel bir çalışma.

Mekanların ve binaların, bilinen hikayelerinin ötesinde o güne dair bilinmeyen yaşanmışlıklarının ve bugün bize seslenen maneviyatının da olduğunu anlatan güzel bir derleme.

Bir eğitim gönüllüsü, mesleğini bir sanatkâr edasıyla sürdüren bir muallim ve bir Muğla sevdalısı olan İsmail Zorba; Muğla'nın yediverenlerini insanın ruhunu da besleyen bir üslupla bize sunuyor. Ve  bu sunuş öyle başarılı olmuş ki; Kırksekiz'in Yediverenleri'nin finalinde Fatih Baha Aydın, Hafize Nizamoğlu, Erdal Çil, Münevver Ongun, Tülay Kayar, Sadettin Özbek, Ziya Karabulut, Dr. Ahmet Salih İkiz'in güzel yorumları karşılıyor okuyucuyu.

İsmail Zorba; her mevsimiyle, her bir semtiyle, her bir sokağıyla, her bir geleneğiyle, her bir ürünüyle, her bir insanıyla adeta bir yediveren olan Kırksekiz'i okuyucularına emanet ediyor.

Emanete sahip çıkalım lütfen!

ÖNCEKİ yazı
SONRAKİ yazı
{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft