Hüseyin Nizamoğlu

Hüseyin Nizamoğlu

NERDE KALMIŞTIK
HüseyinNizamoğlu ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Kadrolaşma

Eklenme : 7.10.2021 00:00:00
Görüntülenme: 194

 

2004 yılı yazılarımdan.

Kadrolaşıyorlar, devletin her yerine kendi fikirdaşlarını yerleştiriyorlar, deniyor. Bu sözleri söyleyenler çok profesyoneldirler.

1950'den beri kadrolaşıyorlar diye feryat eden hep CHP veya sol görüşlüler olmuştur. Oysa çok yanlıştır. 1950'den beri her iktidar döneminde daima sol görüşlü kadrolar bürokrasiye hakim olmuşlardır. 1980 yılından önce her tayini Danıştay durduruyordu. Eğer iktidarda Ecevit var ise Danıştay sanki ortada yoktur. 1977'lerde bir öğretmenin tayini konuşulmuş bir yerde ama henüz hiçbir işlem yapılmadan, Danıştay'dan tahiri icra kararı ilgili makama geldi. Bu hiç değişmedi, bugün de aynen devam ediyor.

1970'lerde Köy Hizmetlerindeki kadro çok geliyordu. İş makinası az, eleman çok. Bizler iş makinasını çoğaltma çareleri arıyorduk. Bu ortamda iken seçim yapıldı. CHP, en büyük parti olarak netice almıştı. Ama tek başına iktidar olamıyordu. Koalisyon dönemine gelindi. Yeni dönemde köy hizmetlerine bir misli daha adam yerleştirdiler. Üstelikte sendikalara destek olarak işçileri yürüttüler, yürüdükçe zam yaptılar. Öyle durum oldu ki odacı, müdürden çok ücret almaya başladı. 1973'lü yıllardan bu günlere kadar hep böyle devam etti. Dünkü Türkiye Gazetesi'nden kestiğim bir küpürü okuyorum. Bayındırlık Bakanlığında çalışan mühendisler dert yanıyor.

Yanımızda çalışan odacı 1.6 milyar ücret alıyor, benim maaşım 850 milyon'dur. Benim sorumluluğum pek çok, ama o işçilerin partilere üye olma hakları bile var. Soruyorum birilerine kimin için neden çırpınıyorsunuz? AK Parti kadronun adını bir bilebilse ama ne mümkün.

Şu kararımı bile kimse unutmasın, Ecevit iktidarı dönemlerinde olanların bir tekini AK Parti yapsa ülkede insanlara kasatura ile traş yaparlar. Nedir bunlar, toprak kullananın su içenin diyen O'dur. Duvarın arkasına geçerim ha diyen, Ecevit'tir. Bir Mayıs'ta İstanbul'da yürüyenlerin elinde orak-çekiçli bayraklar vardı. Aynı yürüyüşte 17 CHP milletvekili de yürüyordu. Bu yürüyenlere Başbakan Ecevit'den tebrik telgrafı geldi ve radyolardan bu telgraf okundu.

1991 seçiminde HADEP ile CHP müşterek seçime girdi. 20 HADEP'li seçilmişlerdi. Bugün ülkeyi bunalıma sokan olayların anası ve babası olan bu yirmi CHP milletvekili suçlu bulunuyor da, onları himaye edenlere yardım ediliyor.

Kimler bu yardım edenler?

Kayıtsız şartsız milletin dışında yoldan makama gelen egemenlerdir.

1960 ihtilalinde, gazetelere bakıyorduk, manşetler şöyle idi, "Celal Bayar'ın İş Bankasında 101 milyonu var", "Düşük iktidar, Kars, Ardahan ve Erzurum'u Ruslar'a vermişmiş", "Et makinalarında yüzlerce talebe kıyılmışmış" daha neler. Hepsi yalan yalan yalan. Hiç utanmadan hâlâ bunlara rağbet edenler var.

Çok yazık.

Ne yapsın AK Parti, Avrupa ortaklığına girince hiç olmazsa ülkenin başı kim, laiklik nedir? İrtica denen meret nedir bilinir. Üstelikte Atatürk kabrinde huzur bulur diye düşünüyor olmalı.

Ben de öyle düşünüyorum.

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft