Hafize Nizamoğlu Acar

Hafize Nizamoğlu Acar

Hafize Nizamoğlu Acar ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

İyi ki maske takmışım Covid oldum!

Eklenme : 12.12.2020 19:33:00
Görüntülenme: 3047
24 Kasım Salı günü üşüme ve halsizlik yaşayınca şirketten eve erken döndüm.

Akşam saatlerinde hafif ateş de eşlik edince ailemle arama mesafe koyup dinlenmeye çekildim.

25 Kasım Çarşamba günü yaptırdığım kan testi negatifti. Fakat şikayetlerim devam ediyordu. Soğuk algınlığından farklı olarak boğaz ağrım veya burun akıntım yoktu.

Beni düşündüren de biraz bunlar oldu.

Perşembe günü babamın önerisiyle sürüntü testi vermek üzere Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesine gittik. Akşam saatlerinde Covid - 19 testimin pozitif olduğunu öğrendik...

Bu testten önce başlattığım izalasyona ilave olarak 10 gün daha karantinada kalmam gerektiğini de test sonucuyla birlikte öğrenmiş olduk.

Koku almayan burnum, bütünleştiğim telefonum, bilgisayarım ve kitaplarımla karantina süremi tamamladım.

Bu süreçte bol bol düşünmeye fırsat buldum. 

Sorularımın çoğuna yanıt bulamadım ama ruhumu duyabildiğimi fark edip iç sesimle konuştum.

Sanırım Covid - 19 döneminin en iyi çıkarımlarımdan biri de benim için bu oldu.

On birinci günden on beşinci güne kadar evde maskeyle ve mesafeyle dinlenme süremi geçirdim.

Hepimizin bildiği kekik çayı, zencefil, zerdeçal, bal filan bedenime iyi geldi de ruhuma iyi gelen desteğini hiç bırakmayan canım ailem ve isimlerini buradan paylaşmamdan rahatsız olacak kadar naif olan dostlarım ve mesai arkadaşlarım iyi ki vardılar... 

Ailem gözümün ferinden, dostlarım sesimin tonundan takip etmiş durumumu.

Dakikada kaç kez öksürdüğümü not almış bir can'ım. Düşünsenize bir can'ım aldığım derin nefesleri saymış telefonun diğer ucundan. Bir can'ım da defalarca benimle birlikte nefes egzersizleri yaptı. Vücuttaki oksijeni arttırırmış. Öyle dedi. 

Bir diğeri geçirdiği sağlık ile ilgili bir operasyonu, devamlı konuşmamıza rağmen benimle paylaşmamış.. Üzülmemeliymişim. Öyle dedi düşünceli dost.

Efem'in desteğini de unutamam. Onunla görüntülü konuşmadık, ama gözünün nemlendiğini tahmin ettim, sesinin titrediğini anladığım ilk günlerdeki konuşmalarımızdan. Hala gün aşırı yoklar üstadım.

İyi ki varsınız ve hayatımdasınız...

Bu kadar can'ım varken bana bir şey olmaz demek isterdim; ancak 'bir' olursak bize bir şey olmaz demeyi daha doğru buluyorum.

İyi ki maske takmışım!

Karantinadayken telefonla konuştuğum bir arkadaşım "Maske ve mesafeye o kadar dikkat ediyordun. Senin korona olmana çok şaşırdım" dedi. Bense iyi ki maskemi takmışım diyorum. Çünkü bu sayede hastalığı kimseye bulaştırmamış oldum.

Savaşta ve doğal felaketlerde 'bir' olmayı iyi başarabilen bir toplumuz.

Atalarımızın Milli Mücadeledeki birliği, Gölcük Depremi, yakın zamanda yaşadığımız İzmir Depremi bunlara örneklerdir.

Gelin hastalıkta da bir olalım.. Birimiz değil, hepimiz maske takar, mesafe ve hijyen kurallarına uyarsak 'birlikte' olabiliriz.

Bu illet kimseyi sevdiklerinden ayıramaz. Geçici olarak koyacağımız mesafe ömür boyu birlikteliğimize imkan verir.

Teşekkürler...

Rahatsızlığımı anlattığımda sürüntü testi yaptırmamızı öneren MAB Üyesi Sağlık İl Müdürümüz Dr. İskender Gencer'e, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Turhan Togan'a, geldiklerinde özellikle kızımı ve bizi ziyadesiyle rahatlatan, durum ve gidişat hakkında bizi aydınlatan ve takip eden filyasyon ekibimizdeki başta gazetemizin köşe yazarlarından Dr. Gülten Şimşek'e, Dursine Yıldız Hemşireye, Gülizar Demet Akar Ebeye, Aile Hekimimiz Dr. Sedat İşçi ve kıymetli eşi Adile İşçi'ye, kullandığım ilaçlarla ilgili her sorumu sabırla yanıtlayan Eczacı Meltem Çayan'a teşekkür ediyorum...
SONRAKİ yazı
{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu
Powered by BilgiSoft