Hürriyet, Müsavat ve Uhuvvet.

Eklenme : 30.04.2022 00:00:00
Görüntülenme: 398

Kadir gecesi günü, İYİ Parti Genel Başkanı Meral hanım, Parlamento'da, 31 Mart faciası olarak bilinen 13 Nisan 1908 günü İstanbul'da yaşanan olayların, Gezi olaylarının aynısı olduğunu söyledi ve Gezi olaylarını, milletin uyanışı olarak niteledi.

Bize, 1908 ile1918 yılları arasında nelerin yaşandığı ve neticeleri konusunda okullarımızda fazla bir şey öğretilmediği için, bu dönem büyük ölçüde karanlıkta kalmıştır.

Bizim dikkatimiz, hep 19 Mayıs 1919 tarihinden sonra yaşanan olaylara çekilmiştir.

Halbuki 1908 - 1918 yılları arasında yaşananlar çok önemlidir.

13 Nisan 1908 günü içlerinde sivil giyimli askerlerin de olduğu bir grup insan "Şeriat isteriz" diye ayaklanmışlardı.

Şeriat istenen tarihte Halife Abdülhamit Han görev başında idi.

Bu ayaklanma üzerine, Selanik'ten İstanbul'a Abdülhamit Han'a karşı olan ve ayaklanmayı bastırmak için tren ile Mahmut Şevket paşa komutasında Hareket Ordusu geldi.

Garip ve kasvetli bir hava vardı İstanbul'da.

Balkanlardan gelen Bulgar ve Rum çeteler, Selanik'ten gelen Hareket Ordusunun arasına bulunuyorlardı.

İstanbul'da çok kardeş kanı döküldü.

Bilhassa Taşkışla ve Topcu kışlasında "Alaylı, Mektepli" diye kardeş kardeşi öldürüyorlardı.

Böylece, 13 Nisan 1908 günü İttihat ve Terakki Cemiyeti "Hürriyet, Müsavat, Uhuvvet" naraları ile yönetime el koymanın ilk adımını atmıştı.

Hürriyet (Özgürlük) Müsavat ( Eşitlik) Uhuvvet (Kardeşlik) demekti.

Bu sloganlar 1789 Fransız devriminden kopya edilmiş sloganlar idi.

Meclis bu ayaklanmadan sonra tekrar açıldı.

Mecliste Ermeni, Rum ve Yahudi mebusların büyük bir ağırlığı vardı.

İttihat ve Terakki Cemiyeti, 27 Nisan 1909 günü Abdülhamit Han'ı Hal ederek, tahtan indirdi ve yönetime el koydu.

Bu askeri darbe, 20. yüzyılın ilk askeri darbesi idi.

Yönetime gelen İttihat ve Terakki Cemiyeti, on yıl içinde 622 yıllık bir imparatorluğun tarih sahnesinden silinmesinde büyük rol oynamıştır.

Bugün bile başımızı ağrıtan 1915 yılındaki Ermeni tehcir olayı bu darbeci kadroların işi idi.

İttihat ve Terakki yüzünden Ege Denizindeki adalarımızı ve Balkanlar'daki topraklarımızın %90'nını yitirdik

Bu kayıplar yetmedi, İttihat ve Terakki Cemiyeti yüzünden Mezopotamya'daki topraklarımızın da yüzde yüzünü yitirdik.

Hatta Anadolu ve Trakya'yı da kaybediyorduk ki, Mustafa Kemal Paşa sayesinde bugünkü topraklarımızı son bir gayret ile kurtarabildik.

İttihat ve Terakki Cemiyetinin önde gelen Telat Paşa, Enver Paşa, Cemal Paşa (Gazeteci Hasan Cemal'in dedesi ) 1918 yılında bir Alman denizaltısı ile İstanbul'dan Odesa'ya kaçtılar.

Bu kaçış, üç paşanın suçlu olduklarının da bir kanıtı idi.

Tarihini doğru bilmeyenler, daha önce oyuna geldikleri oyuna tekrar gelirler.

1908 ile 1918 arasında yaşananları genç nesillere okullarımızda özellikle öğretme zamanı gelmiştir.

Dünya'nın yeniden kurulduğu bu günlerde çok uyanık olmak zorundayız, aksi halde 1908 - 1918 tarihleri arasında yaşadığımız felaketin daha kötüsünü yaşamak içten bile değildir.

Aman dikkat...

 

ÖNCEKİ yazı
{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft