İsmail Zorba

İsmail Zorba

SÖZÜN EŞİĞİNDEN
İsmail Zorba'nın ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Halit Ağabey

Eklenme : 12.10.2021 00:00:00
Görüntülenme: 784

"Bahsettiğim kişi sadece bir dost değil şehrimize ilk adım attığı andan itibaren gönül güzelliğiyle arkadaşlar, dostlar, kardeşler, evlatlar edinmiş biri. İçinde her daim hayatı kucaklayan hatta her daim hayat doğuran bir insan. Bir o kadar güçlü bir o kadar naif. Biz'i kucaklayan biz'de çoğalan bir insan."

Öyle insanlar girer ki hayatımıza sevgileriyle sımsıkı sararlar hiç üşümezsiniz, sizi dostluklarıyla tamamlarlar hiç yalnız hissetmezsiniz. Onları gülen gözlerinde aydınlanır tüm gölgede kalan bakışlarınız. Ve dostluk onun şahsında kimlik bulur. Sizi her yere götürür Onun dostluğu ulu bir ağaç gibidir. Koskoca gövdesinde herkesi kucaklayacak gölgesi vardır. Hele bu dost bir öğretmense ve de üstüne üstlük en sevgiliniz kitapların dünyasındaysa değme güzelliklere kavuşursunuz.

Öyle dostlar vardır ki yola çıkma sebebinizdir. Her çarşıya çıkışınızda sırtınızdaki bütün yükleri alacak, sizi kuşlar gibi kanatlandıracak bir dostunuz vardır. Sabırsızlanırsınız bir an evvel onu görmek için.

Bahsettiğim kişi sadece bir dost değil şehrimize ilk adım attığı andan itibaren gönül güzelliğiyle arkadaşlar, dostlar, kardeşler, evlatlar edinmiş biri. İçinde her daim hayatı kucaklayan hatta her daim hayat doğuran bir insan. Bir o kadar güçlü bir o kadar naif. Biz'i kucaklayan biz'de çoğalan bir insan.

Onun öğretmenliğinin son yıllarında beraber çalışma onuruna ve mutluluğuna eriştim. Onun şahsında onun aynı nesilden olan tüm eğitimcilerimizde var olan sahiplenici, kollayıcı ve vericiliği onunla yaşadım. Sanki bir akrabam, ahbabım gibi hemen sahiplenmişlerdi biz gençleri. Yaşları, kıdemleri ne kadar ilerlemiş olsa da erken doğanlar neslinden bu güzel insanlar her yaşın temsilcisi olmaya devam ediyorlardı. Bugün bir kurum kültürünün ne olduğunu onların paylaştığı insan harmanından çıkan sevgi ve dostlukta olduğu çok iyi anlıyorum.

Onların felsefesi bugünü yaşayıp gidelim, elimizde ne kaldıysa kârdır değildi? Anlık tüketimler ve fasit daireler içerisinde kaybolup giden güzellikler değildi. Sevgileri de, dostlukları da sahiciydi, yürektendi. O yüzden kıymetliydi.

Arkadaşlıkları bu derece güzel olan bu gönül güzellerinin öğretmenliklerini öğrencilerine bir soralım. Eminim ismi dile geldiği an her birinin yüzü aydınlanacak, gözlerinin içi gülecek ve büyük saygıyla yad edeceklerdir öğretmenlerini. Ve sahip oldukları yuvada bir arkadaştan, bir dosttan, bir öğretmenden çok daha ötesini görürsünüz. Örnek bir yuvadır onların yuvaları. Sevgili bir eş, sevgili bir baba. Fazla söze ne hacet.

6 Ekim 2021 Çarşamba böyle güzel bir dostu, arkadaşı, öğretmeni, eşi ve babayı kaybettik. Hiç beklemediğimiz bir anda. Bir kalp krizi bu güzel aldı hayatımızdan.

Kulalı Halit Akyalçın yıllar önce atandığı Muğla'da hepimizin öğretmeni olmakla kalmadı, şehrin tek kitapçısı da oldu. Eğitim ve kültür hizmetini son ana kadar yürüttü. Eğitimciliğinin yanında esnaflığın da yüz akıydı. Kelepir Kitabevi deyince üniversitelisinden liselisine hatta ilkokulda okuyanına kadar onun dükkanına uğrayıp onun gönül güzeli dost dokunuşundan nasibini almayan var mıdır?

Onun yüzü bütün dünyaya açıktı, herkese yüreğinde yer vardı. Eğitimciliği ve esnaflığı ile insan sarrafı olmuştu. Dükkanına girdiğiniz andan itibaren güler yüzü ve dost sohbetiyle sizi kucaklar, bütün hikâyenizi öğrenir ve size can suyu olabilecek destekleri hazırlamaktan yorulmazdı. Her bir müşterisi onun öğrencisi olduğundan kimin hangi kitabı okuyacağından tutun her birine nasıl yaklaşması gerektiğini unutmazdı.

Bugün Muğla sadece Halit Akyalçın'ı kaybetmedi. Sadece Muğla'yı değil gönüllerini kazandığı nice insanla Türkiye'yi kucaklayan bir insanı da kaybetti. Ve Muğla elinde kalan son kitapçısını da sonsuzluğa uğurladı. Son kitapçı derken içinde sadece kitap satılan, kitabın kucakladığı dünyanın iliminde, irfanında bir halk adamının dokuduğu bir yuvadan bahsediyorum. Kırtasiye içinde kalan sadece ticari bir meta olan kitap satış yerinden bahsetmiyorum. Aldığınız her bir kitap karşılığında sermayesi sadece para olmayan bir dostluk dükkanından bahsediyorum.

Sevgili Halit Ağabey seni bir Çarşamba günü kaybettik, bir Perşembe sabahı Kula'daki sonsuzluk yuvana uğurladık. Oysa sen evinden dükkanına yola çıkarken bizleri sensiz, dostsuz gönlü kırık bırakacağını biliyor muydun? İşte hayat. Bir gönül güzeline de veda etme vakti geldiğini hatırlattı.

Senin kaybının verdiği hüzünle daha yazacağım neler vardı? Ne hikâyelerin vardı bende saklı?  Bir tanesi bellekte saklı "Kelepir". Yarım Kalan Hikâyelerim'de güzel bir yeri olacak. Dostlarla paylaşacağım en kısa zamanda. Başta sevgili eşin Hatice ablamızın, evlatların Özge'nin, İlke'nin ve tüm Halit Akyalçın dostluğunun gölgesinde mutlu olanların başı sağolsun, mekanın cennet olsun.

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft