Hüseyin Nizamoğlu

Hüseyin Nizamoğlu

NERDE KALMIŞTIK
HüseyinNizamoğlu ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Hac Yolu-8

Eklenme : 4.08.2022 00:01:00
Görüntülenme: 212

Mekke ve Medine'de ecdadımızın izleri apaçık ortada. Mescidi Haram'ın Kâbe'ye bakan çepeçevre sütunların üstü kubbeli olanları Osmanlı mimarisidir ve atalarımız yaptırmıştır. Geri tarafları aynı mimariden esinlenerek yapılmıştır. Ancak, bizimkilerin yaptığı tarihlerde çimento yok, demirle inşaat sistemi yok. Blok sütunlar acaba yerine nasıl konuldu diye insan düşünüyor. Mekke'de Kâbe'nin korunması için Osmanlılar birde kale inşa etmişler, bu kale bugün restore edilse Türk hacılarının barınağı olarak fazla bile gelir denildi. Mekke'de Osmanlı eseri kapalı çarşı ve birde kışla var ki, bir uçtan bir uca büyük eserler bunlar. Süleymaniye Mahallesi ve çarşısı var. Mescidi Haramın bazı kapılarının Osmanlı padişahlarının adını aldığına şahit olduk. Bugün Suudi krallığının mukaddes beldenin mabetlerini çok iyi koruduğunu ve aynı zamanda iki mukaddes şehirde, alt-üst geçitler, yeşillikler, her türlü ziyaretler de hizmet vermek üzere 5 yıldızlı oteller ve parklar yapıldığını ve halen yapılmakta olduğunu öğrendik.

Konuyu biraz değiştirelim; Kızılay çadırı denilen nesneyi bazı yerlerde ay yıldızını gördük. Hasta olan olursa, Arap revir veya hastanesine götürüldüğüne de şahit olduk.

Mekke'de veya Medine'de milli görüş adında bir kurum dikkatleri üzerine çekmiştir. Telefon konuşmasını jeton ile bir türlü yapamayanlar, Milli Görüş'ün görkemli ve serin binasına giderek oradan yardım görüyorlar. Doktora gidemeyen veya tercüman ihtiyacı olan giderek onlara başvuruyor.

Diyanet işlerinin bizlere vermiş olduğu dua ve rehber kitapçıkları sayesinde ibadetlerimizi tam yaptık sanırım. Yoksa her arabanın başında bir din görevlisi vardı da bunlar o arabadaki hacı adaylarını ibadet yerlerine götürerek öncülük etti denilirse herkes çarpılır.

Ancak, umumi olarak gidilen yerlerde özellikle kafile başkanı iyi bir rehber idi. Diğerleri için yani vasıtalardaki görevliler için aynı şey söylenemez. Bu büyük bir ayıbımızdır. Diyanet işleri bu görevi kontrol etmelidir. Asla kendileri yürütmeye kalkmamalıdır. Kızılay ise ücret alıyor mu bilemiyorum ama bu gibi yerlerde görünmese de küçülmese daha iyi olurdu.

Bunları neden yazmak ihtiyacı doğdu; 1977 yılında hacca gidenlerden bana hoş geldin diyenleri dinledim de... o kafile Halep, Şam, Kudüs, Bağdat, Kuveyt, Taip Cidde ve Medine gibi 15 günlük ziyaretler yaparak arabalar yeni ve eşyalar için ayrı kamyonları ve her arabada şirketlere yük taşıması için kamyon şartı vardır. Her otobüste Arapçayı iyi konuşan ve yazan rehber din adamı özellikle seçiliyordu. Oralardaki sokakların dahi nereye çıkacağından bihaber kişiler nasıl rehber olurlar? Şoförler pazarlık dışı para istemekte gümrüklerde ise memurun gönlünü göre işlem yapılması utanç vericidir. Nitekim bu rezaleti tespit eden sayın başkan son aldığı kararla birçok rüşvetçinin musluğunu tıkamıştır. Bir hacı veya turist 6 milyon TL değerinde hediye getirebilecektir. Bunun manası gümrük yasağı kısmen kalktı demektir. Bu yazı 1989 yılındaki durumu anlatır. Oysa bugün Devletimiz İslamiyet ile Türklüğü birlikte yaşatmaya çalışıyor.

Devamı gelecek.

 

ÖNCEKİ yazı
SONRAKİ yazı
{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft