İdris Koç

İdris Koç

BAY PROTOKOL
İdris Koç'un ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Dostluk Paylaşmaktır

Eklenme : 22.06.2022 00:00:00
Görüntülenme: 303

Mevlânâ der ki:

"Sevgi, düşünce ve mânadan ibaret olsaydı senin oruç ve namazının zâhiri suretleri de kalmaz, yok olurdu.

Dostların birbirine armağan sunmaları, dostluğa nazaran ancak görünüşe ait şeylerdir.

Fakat bu suretle o armağanlar, gönüllerde gizli bulunan sevgilere şahadet eder.

Çünkü, ey ulu kişi; zâhiri iyilikler, gizli sevgilere şahittir."

Sevgi ve dostluk, yalnızca düşünce ve manadan ibaret şeyler değildir. Bunun içindir ki bu manevi hissiyatların da dışa yansımaları, zahiri suretleri vardır. Sevgiyi ve dostluğu besleyen en önemli zahiri suret ise hediyeleşmek, dosta bir armağan sunmaktır.

Yine Mevlânâ der ki:

"Yusuf, başından geçenleri anlattıktan sonra 'Eh... bize ne armağan getirdin, bakalım?' dedi.

Ey ulu kişi! Dostları görmeye eli boş gitmek, değirmene buğdaysız gitmeye benzer.

Ulu Tanrı bile mahşer günü, halka 'Kıyamet günü için armağanın nerede?

Bize yapayalnız, azıksız, âdeta sizi yarattığımız gibi geldiniz.

Kendinize gelin! Kıyamet günü için ne hediyeniz var, ne getirdiniz?

Yoksa tekrar dönüp geleceğinizi ummuyor muydunuz, size bugünün vâdesi bâtıl mı göründü ki?

Ona konuk olacağımızı inkâr ediyorsan bu mutfaktan ancak toprak ve kül alabilirsin.

İnkâr etmiyorsan niçin böyle elin boş. O sevgilinin kapısına böyle nasıl ayak atacaksın?

Yemeyi, uyumayı biraz azalt da onunla görüşmek için bir armağan götür."

Dostları ziyaret etmenin bir amacı da dostluğu pekiştirmek, gönül bağlarını güçlendirmek, duyguları birbirine bağlamaktır. İşte bunun en güzel aracı da hediyeleşmektir.

Dosta hediyesiz gidilmez.

Dostu ziyarete eli boş gitmek ise görgüsüzlüktür. Çünkü, "Dostları görmeye eli boş gitmek, değirmene buğdaysız gitmeye benzer."

Yaşam bir paylaşım, yaşamak ise paylaşmasını bilmektir.

Dostluğun özü de paylaşmaktır.

Sosyal bir varlık olan insan, belirli oranda tek başına yaşayabilir ama tek başına "insan" kalamaz.

Tek başına yaşamını sürdürebilir, ama paylaşmadan "insan" olamaz.

"İnsan"sız yaşamak ise taş yürekliliktir.

Dolayısıyla insanın ve toplumun kalitesi, paylaşma bilinciyle doğru orantılıdır. Paylaşmak ise insanın en soylu davranışıdır.

Paylaşmak; yürekleri yumuşatır, kaynaştırır.

Dostluk ise acıları, üzüntüleri, sevinçleri, düşünceleri, mutluluğu, parayı, eşyayı, vakti paylaşmaktır.

Dostuyla beraber bir film izlemek, bir türkü dinlemek, yemek yemek, piknik yapmak, sohbet ederek güneşin batışını seyretmek, yolculuk etmek, bir yürüyüş eşliğinde dertleşmek yani bir şeyleri paylaşmak insanın yaşamına ayrı bir güzellik katar.

Dostun asaleti ve dostluğun güzelliği de bu paylaşımlarda saklıdır.

Çünkü, dostluk paylaşmaktır.

İnsan paylaşarak çoğalır. Mutluluklarını dostuyla paylaşarak bir virüs gibi yayar etrafına. Bazen de paylaşarak hafifler. Dostuyla paylaşarak içinde büyüttüğü sıkıntıları küçültür.

Dostluk, hediyeleşmektir. Her hediye, zihinde ve yürekte olanın yansımasıdır.

Kul Himmet der ki:

"Seyyah oldum şu alemi gezerim, / Bir dost bulamadım gün akşam oldu.

Kendi efkarımca okur yazarım, / Bir dost bulamadım gün akşam oldu."

Gün akşam olmadan bir dost bulabilmek ya da gün akşam olmadan bir dost yüreğe rastlamak dileğiyle...

22.06.2022

 

ÖNCEKİ yazı
{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft