Doğal yaşam alanlarını korumak için birlikte mücadele ediyorlar

Doğal yaşam alanlarını korumak için birlikte mücadele ediyorlar
Eklenme : 25.02.2021 14:17:00
Görüntülenme: 1064

Muğla'nın Menteşe İlçesine bağlı Yeşilyurt, Dağdibi ve Kafaca Mahallelerinin yer aldığı zeytinlik ve tarım arazilerinin bulunduğu yakın bir bölgeye mermer ocağı açılması amacıyla başlatılan çalışmalar yöre halkından büyük tepki gördü. Mermer ocağı açılmak istenilen alan için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından firmaya 'Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir' raporunun verilmesi üzerine harekete geçen yöre halkı alınan kararın iptali için yargı yoluna başvurdu. Mahkeme tarafından oluşturulan bilirkişi ekibinin alanda inceleme yapmasından önce bölgede bir araya gelen yöre halkı, "Doğal kaynaklarımızın talan edilmesini istemiyoruz" dediler.

Kadir Tamer

Bir süre önce Menteşe İlçesi'ne bağlı Yeşilyurt, Dağdbi ve Kafaca Mahallelerinin yer aldığı 11 bin dönümü zeytinlik, 4 bin dönümü tarım arazisine yakın olan Karadağ mevkiine bir firma tarafından mermer ocağı kurulması amacıyla çalışmalar başlatıldı. Bu çalışmaların ardından Yeşilyurt, Dağdbi ve Kafaca Mahalleleri sakinleri, tarım alanların yakınına kurulmak istenen mermer ocağı için Tarım İl Müdürlüğü, Muğla Valiliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na itiraz ettiler. Bu esnada firma, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan bölge için 'çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir' raporunu aldı. Bu rapor yöre halkının büyük tepkisine neden olurken 3 mahallenin muhtarları alınan kararın durdurulması amacıyla Bölge İdari Mahkemesi'ne başvurdu. Yapılan başvuru muhtarlıkların statüsü gereği ret edildi. Bu kez muhtarlar ve yöre halkı kişisel olarak Bölge İdare Mahkemesi'ne tekrar başvurdu.

Yargı süreci başlamasının ardından mahkeme heyeti oluşturulan bilirkişi heyetinin bölgede inceleme yapmasını karar verdi.

Bilirkişi heyeti bölgeye geldi

Oluşturulan heyetin bölgede incelemede bulunacağını öğrenen yöre halkı Karadağ mevkiine gelerek mermer ocağı açılmasına tepki gösterdi. Karadağ mevkiinde toplanan yöre halkını Menteşe Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Güven ile Deva Partisi Menteşe İlçe Başkanı İlker Altınsoy yalnız bırakmadı. Yöre halkı adına konuşan Kafaca Mahallesi Muhtarı Ömer Gülgün, Dağdibi Mahallesi Muhtarı Mehmet Karaca ve Yeşilyurt Mahallesi Muhtarı Süleyman Boz, "Biz mermer ocaklarına karşı değiliz. Ancak bu bölgede yapılacak çalışmalar doğal yaşantımıza zarar verecek. Doğal kaynaklarımızın talan edilmesini istemiyoruz" dedi.

Her şeyimiz elimizden gidecek

Yeşilyurt Mahallesi Muhtarı Süleyman Boz, bölgenin tarım ve zeytinlik arazilerine çok yakın olduğunu belirterek, "Mermer ocağı elbette milli bir servettir. Açılmasına karşı değiliz. Fakat burası yeri değil.  Bu bölgeye en yakın zeytinliğimiz 100 metre ileride. Açılacak olan alan neredeyse bin dönüme hitap ediyor. İleride MUSKİ'ye ait kuyular var. Yer altı su kaynaklarımıza zarar verebilir. Köylünün geçim kaynağı olan tarımcılık, arıcılık, çobanlık hepsi bir arada olduğu ve buna zarar vereceği için burada açılmasına karşıyız. Tarlamız doğamız her şeyimiz elimizden gidiyor. Sonuna kadar mücadelemize devam edeceğiz" dedi.  

18 endemik bitki türü bulunuyor

Bölgenin 11 bin dönüm zeytinlik, 4 bin dönüm tarım arazisi bulunduğuna bunun yanında 18 endemik bitki türünün de bu bölgede yetiştiğini kaydeden Deva Partisi Menteşe İlçe Başkanı İlker Altınsoy, "Açık taş ocağı ve maden ocağı işletmeciliğinin birçok yerde kaçınılmaz bir yöntem olarak kullanıldığı çok açık olarak görülmektedir. Dağlık ve tepelik arazideki ormanlar odun ham maddesi üretimi yanında su da üretirler. Ormana düşen yağış gözenekli orman toprağından sızarak ana kaya çatlak sistemine, oradan da kaynaklara, derelere ve yeraltı suyuna ulaşır. Yer altı suyu; içme suyu, kullanma suyu ve ovadaki tarım alanlarının sulanması, bitkisel üretimin arttırılması, halkın beslenmesi için kullanılmaktadır. Bu ilişki 'üstün kamu yararı' kapsamında kavranıp, değerlendirilmelidir. Çünkü üretilen su tarım için, dolayısı ile tüm canlı aleminin beslenmesi ve varlığının devamlılığı için gereklidir. Açık ocak işletmelerinin su üretimine ve doğal su sızma yollarının bozulmasına neden olmaktadır. Suların yönü değişmekte, daha derine kaçabilmektedir. Taş ocaklarından çıkan atık materyallerin eğimli arazilere yığıldığını ve bir süre sonra aşağıya kayarak değerli araziyi veya dere yatağını kullanılamaz hale getirmektedir. Yarı mermerleşmiş taş ocaklarında taşların kesilme işleminde açığa çıkan kireçli su vadiye bırakılıp, vadi tahrip edilmektedir. Havaya karışan tozlarda yağmurla birleşince, tozların içindeki bazı ağır metallerle reaksiyona girerek asit oluşarak toprağa düşmesi de ayrı bir tahribata yol açacaktır. Yetkililere buradan sesleniyoruz. Bu yörenin doğal dokusunun bozulmasına izin vermeyeceğiz. Bu halkın feryadını duyun" diye konuştu.

Bölgeye gelen bilirkişi heyetinin incelemelerini tamamlamasının ardından Yeşilyurt, Dağdibi ve Kafaca Mahalleleri sakinleri bölgeden ayrıldı.

 

YORUMLAR
{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft