Dar Gelirliye Konut Projesi ve Planlama...

Eklenme : 6.08.2022 00:02:00
Görüntülenme: 177

1966 yılında Süleyman Demirel hükümeti, 775 sayılı " Gecekondu önleme " yasası çıkarmıştı.

775 sayılı yasayı İmar-İskan Bakanlığı Mesken Genel Müdürlüğü uyguluyor idi.

775 sayılı yasanın hedefi, maliye hazinesi arazileri ile devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan arazilerin imar planlarını yapmak, bu planları uygulayarak imar parselleri üretmek, evi olmayanlara kura ile dağıtmak idi.

Ayrıca, bu alanların alt yapılarını yapmak da, 775 sayılı yasanın görev alanına giriyordu.

Mesken Genel Müdürlüğünde Harita-Kadastro Mühendisi olarak beş yıl çalıştım.

Birçok şehrin civarındaki hazine arazileri üzerinde çalışarak arkadaşlarımla imar parselleri ürettik.

Proje harika görülüyordu.

Ancak, bu projeye karşı çıkanlar da vardı.

Bir grup insan, " Hazine arazilerini kendi seçmenlerine peşkeş çekiyorlar " diye şikayet ediyordu.

Bazı teknik kişiler de " Hazine arazilerinde yapılan bu alt yapılara sarf edilen paralar ile birçok fabrikalar kurulur, paralarımızı dağa taşa yatırıyorlar " diye sert eleştiriler yineliyorlardı.

Hatta, aynı bakanlığa bağlı Planlama İmar Genel Müdürlüğü, Mesken Genel Müdürlüğünün yaptığı halihazır harita ve imar planlarını onamamak için elinden geleni yaparak, yapılan işlerin gecikmesine neden oluyordu.

Yani Mesken Genel Müdürlüğü ile Planlama İmar Genel Müdürlüğü çalışanları, Genel Müdürlük milliyetçiliği yapıyorlardı.

Sonuçta 775 sayıl yasa uygulanamaz bir hale geldi.

775 sayılı yasanın bu hale gelmesinde, 12 Mart 1971 askeri darbesinin de katkısı vardı.

Hazine arazilerinin planlaması aksayınca bu araziler gecekondu ağalarının talanına uğradı ve büyük şehirlerimiz başta olmak üzere birçok şehrimiz gecekondu mahalleleri ile adeta kuşatıldı.

Hatta bu kuşatmaya Yeşilçam'da çekilen Türk filmleri de katkıda bulundu.

O zamanlar gecekondu konulu filmleri izlerken " Bu filmleri çekenler neden böyle filmler çekiyorlar, devlet neden bunları uyarmıyor " diye düşünmüşümdür.

Olan olmuş, yapacak bir şey yok.

Geldik bu günlere.

Taaa o günlerden kalan bir hastalığımız var.

Milletçe imar planı yapımına karşıyız ( Bu konuda Yeşilçam'ın katkısı olduğuna inanıyorum)..

Bir yerde imar planı yapılıyor ise, hemen " Rant peşinde koşanlar " suçlaması ile suçlanıyorsunuz. ...

Dar gelirlilerin konut ihtiyacını karşılamak için, devletimiz, tekrar kolları sıvamışa benziyor.

Bu projenin başarıya ulaşması için öncelikle eleştirilere kulak asmadan hazine arazilerinin imar planlarının yapılması gerekiyor.

Öyle bir çağda yasıyoruz ki, artık iş yerine gitmeden çalışmak mümkün.

Her yerde her türlü elektronik ve iletişim alt yapı var.

Yeni mahalleler öyle yerlerde oluşturulmalı ki, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya illerinin dışında olmalı.

İstanbul'un nüfusunu 18 milyondan 25 milyona çıkarmanın hiç bir anlamı yok.

İnsanlar boğazı, adaları ve tarihi çok seviyorlarsa, İstanbul'dan daha güzel bir ilimiz daha var.

O şehrimizin adı da, Çanakkale şehridir.

Çanakkale şehrini öyle bir planlayalım ki, İstanbul şehri gölgede kalsın.

Plânlı bir Çanakkale şehri, plansız, kacak yapılar ile şekillenen İstanbul'u gerçekten gölgede bırakır.

Yaparsak olur, yapamaz isek olmaz.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft