Özcan Özgür

Özcan Özgür

ÖZGÜRCE
Özcan ÖZGÜR'ün ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

CHP'li Belediye Başkanlarının demokrasi sorunu

Eklenme : 6.08.2022 00:01:00
Görüntülenme: 1513

Bayır/Deştin'de kurulmakta olan çimento fabrikasına karşı olan "yaşam savaşçılarını" bu perşembe Sınırsızlık Meydanı'nda, Perşembe Pazarı'nda ve Menteşe Belediyesi önünde göremedik. Her perşembe görmeye alışmıştık. Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş derin bir nefes almıştır herhalde...

Ama nereye kadar?

Geçen salı yapılan Ağustos ayı olağan meclis toplantısında Memleket Partisi Meclis Üyesi Ferah Gümüş ve AK Parti Grup Başkanvekili Eray Çiçek'in sorgulamaları karşısında nasıl "soluksuz" kaldığını, demokrasi ile bağdaşmayan gelişmelerin yaşandığı toplantının sonunda pankartlarla karşısına çıkan Deştinliler ve çevrecilerden nasıl kaçtığını gördük... Ki Deştinliler, Bayırlılar, çevreciler Temmuz ayı olağan meclis toplantısına da alınmamışlardı...

Kaç kaç nereye kadar... 2024'te yapılacak yerel seçimlerden öte yol var mı?

 

xx           xx          xx

Marmaris'ten beklenmedik, ama sevindirici, Menteşe ve Milas için, Akbelen ve Akyaka için, Muğla'nın doğal ve tarihi çevresi, ormanları, koyları için umut veren bir haber geldi... Başta Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay ve Menteşe, Milas Belediye Başkanları da sevindiler mi acaba? Habere göre, Muğla Valiliği'nin "ÇED'e gerek yoktur" kararı ve Marmaris Belediye Başkanı Oktay'ın verdiği yapı ruhsatı ile Marmaris Milli Parkı içinde Sinpaş Resort Otel ve Devremülk projesine karşı Marmaris Kent Konseyi tarafından açılan davada Muğla 3. İdare Mahkemesi "ÇED'e gerek vardır" kararı verdi.

Marmaris Kent Konseyi'ni yürekten kutluyorum. İyi ki varlar...

Marmaris'in İçmeler/Kızılbük mevkiinde yapımı devam eden Sinpaş Resort Otel ve Devre Mülk Projesine Muğla Valiliği tarafından verilen "ÇED gerekli değildir" kararının Muğla 3. İdare Mahkemesi tarafından bozulması üzerine 'yaşam alanı savunucuları'  belediye önünde "Sinpaş inşaatının mühürlenmesi gerektiğini" söylediler...

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Marmaris Üyesi Ufuk Beytekin sık sık, "Dinamitle girmek yasaktır, Sinpaş defol Marmaris bizim" sloganlarının atıldığı açıklamada Sinpaş'ın baskılara dayanamayarak tabelasını kaldırdığına dikkat çekerek, "Milli Park burası ormandır girilemez. Ormanlık alanlara girilmesi kesinlikle yasaktır. Orman içerisinde ve çevresinde her türlü yanıcı, parlayıcı, patlayıcı, tutuşturucu madde kullanılması yasaktır. Bu kapıyı tutmayı dinamit kullanan Sinpaş'a verdiler. Bu inşaat eğer belediye tarafından mühürlenmez, çalışmaya devam ederse bu kapıyı yıkıp geçeceğiz. Pazartesi akşamına kadar bu inşaatın durdurulması mahkeme kararının uygulanması için belediyeye ve yetkililere süre tanıyoruz." ifadesinde bulundu.

Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay bakalım bu sınavdan kaçabilir mi...?

 

xx           xx          xx

Bu "ruhsatcı" başkanların haklarını yemeyelim, neme lazım henüz hiçbiri "protestocular" ile "polisi" karşı karşıya getirmediler. Ancak Bahattin Gümüş geçen ayın meclis toplantısında MUÇEP Menteşe Meclisi, Deştin Çevre Platformu ve Bayır Çevre Komitesi üyelerini "zabıta ile karşıladı"...!

O gün Konakaltı Kültür Merkezi'nin bir tek ana kapısının mandallamadığı kaldı. İzlediğim videoda köylüler ve çevreciler kapının önünde yığılırken Ferah Gümüş itiş kakış içinde öne çıkan görevliye "Ben meclis üyesiyim, çekil." derken, görevli "Temsilciyi alalım" diyor... Ferah Gümüş "Ne temsilcisi ya ben meclis üyesiyim..." derken, oralı olmayan görevli MUÇEP Menteşe Komisyonu sözcülerinden Haluk Özsoy'u içeriye alıyor, O da müdahale ediyor, engel kalkar gibi oluyor. Kalkmıyor, itiş kakış içinde tekrar zabıtalı set çekiliyor, ama "öfkeli kalabalık" engeli yarıp geçiyor. Zabıta yetmiyor. Tutamıyorlar...

Oradaki kursları kastediyor olmalı "500 çocuğun güvenliğinden sorumluyuz." diyen bir yönetici ile karşılaşan Ferah Gümüş üç yıllık meclis üyesi olduğunu anımsatma gereği duyuyor ve "Biz o çocukların gelecek güvencesi için buradayız." diye tepki veriyor. Sonra CHP Menteşe İlçe Başkanı Mustafa Aytaç Kavak ile karşılaşıyor ve O'na "Sen ilçe başkanısın kapının kapanmasını engellesene." diye çıkışıyor.

Tamamen Fransız (!) "Ben neyi engelleyeyim" diyen İlçe Başkanı Kavak, "Hayır burada ne yapacaksınız onu anlamıyorum." diye devam ediyor. Ferah Gümüş, kan beynine sıçramışçasına bu defa "Sen köylülerin alınmamasını engelleyemiyor musun?" diye soruyor. İlçe Başkanı Kavak "Benle ne alakası var bu işin? Ben belediye başkanı mıyım?" diye söylenince Ferah Gümüş noktayı koyuyor:

"Belediye başkanından sicil olarak üstünsün sen."

O eskidenmiş. CHP'nin Muğla'da İl Başkanı Osman Gürün, Menteşe İlçe Başkanı Bahattin Gümüş...

Osman Gürün Muğla Belediye Başkanı olduğunda Erol Kutlay İlçe Başkanıydı. Bu gençler o günleri bilmezler... Nasıl rest çekiyordu Başkan Gürün'e...! Kötü örnek örnek olmaz, ama İlçe Başkanları yerlerini bilmelidirler...

 

xx           xx          xx

Tabii insan videoyu izlerken kahroluyor... Kendi kendime "Bahattin Gümüş AK Parti Belediye Başkanı olsaydı ne olurdu?" diye sordum. Belki zabıtanın yanına polis de dikerdi, ama CHP'li Meclis Üyeleri kalabalığın meclise alınması için mücadele verirlerdi...

O "ölüm ruhsatını" veren CHP'li olunca böyle mi olması gerekiyor...! Anlamakta zorluk çekiyorum... CHP'li olduğunu söyleyen belediye başkanına karşı çıkmak ne zamandan beri CHP'ye karşı çıkmak oldu? Üstelik o başkan genel başkanının talimatını iplemiyor...

O gün o "öfkeli kalabalık" meclis toplantılarının yapıldığı Nail Çakırhan Salonu'na iniyor, ama salonun boş olduğu görülüyor. O gün adeta rekor kırılmış, meclis oturumu 5-10 dakikada bitirilmiş, dağılmışlar...

Peki engellenmeseler ne olacaktı? "CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun 'O işi halledin..., talimatını neden yerine getirmiyorsunuz? Ruhsatı neden iptal etmiyorsunuz?" diye soracaklardı. O kadar...

Başkan Gümüş'te neden genel başkanını dinlemediğini anlatırdı veya "Genel Başkanımın böyle bir talimatı yok" der olur biterdi. Biter miydi...? Bitmezdi tabi, ama kaç kaç nereye kadar...

Başkan Gümüş'ü meclis toplantısında yakalayamayan Deştinliler ve çevreciler yaşlıları, kadınları ve gençleri ile bu sefer 7 Temmuz Perşembe günü belediyede yakalamaya çalıştılar. Sınırsızlık Meydanı'nda toplanıp alkışlarla sloganlarla Mustafa Muğlalı İş Hanı ve Perşembe Pazarı içinden geçerek Menteşe Belediyesi'ne ulaşıp önünde oturma eylemi yaptılar. Genç bir kız Başkan Gümüş'e haykırdı:

"Çimentoculara verilmiş bir söz mü var? Sizi korkutan şeyler mi var? Ne var? Halkın öfkesinden değil de çimentoculardan mı korkuyorsunuz? Neden hala bekliyorsunuz?"

Gerçekten neden?

 

xx           xx          xx

Deştinliler ve çevreciler bu Perşembe yürümediler, ama Salı günü Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısındalardı... Bahattin Gümüş bu sefer "toplumsal tepkiyi" göze mi alamadı, çevresinden mi uyarıldı bilemiyorum, belki de "halkın öfkesinden" korkmasa (!) da tedirgin olmuş olmalı. Bu sefer kaçamadı... Ama "Ben" demekten de geri durmadı. Videodan izlediğim kadarıyla beni utandıran o toplantıdan görüşmelerin bir kısmını dünkü yazımda paylaştım. O belediye önünde genç kızımızın sorduğu sorular ne yenilir yutulur ne de yabana atılır. Videoyu da kaldırmışlar. Yoksa "Mutlaka izleyin" derdim. Bahattin Gümüş'ü hiç o günkü kadar sıkıntılı ve hırçın görmemiştim...

Yine de "ölüm ruhsatını" veren Bahattin Gümüş'ü anlamaya çalışıyorum da CHP'li Meclis Üyelerini hiç anlayamıyorum. Ortada bir "çevre suçu" var ve bu suça ortak oluyorlar... Sakın Süleyman Girgin gibi "ÇED" e sığınmayın. O ÇED, mahkeme kararı ile iptal edilebilecekken bile kayıtsız davranıp, dava açma süresini kaçırdığınızı unutmadık...! Masum değilsiniz.

Şu anda sadece çevre suçu işlemekle kalmıyor, aynı zamanda Kılıçdaroğlu'nun "talimatını" yerine getirmeyip savsaklayarak "parti suçu" da işliyorsunuz...

 

xx           xx          xx

Sevgili CHP'li Meclis Üyeleri Memleket Partisi Meclis Üyesi Ferah Gümüş'ün Ağustos Ayı oturumunuzda sizlere "Sayın Başkan değerli meclis üyeleri hepinizin gözünün içine bakarak tebrik etmek istiyorum. Okumadığınız önergeye ret oyu verecek kadar cesaretlisiniz/yüreklisiniz" demesine çok kızdınız ama, haksız mı? Ayrıca o "Hayır" oyunu verirken "Bahattin Gümüş'ten çok Muğlalıların sorumluluğunu taşıdığınızın" farkında olmanızı beklerdim. Meclis Üyeliğinizi lütfen hafife almayın...

O cesareti, yürekliliği şu anda kurulmakta olan "ölüm makinasını" durdurmakta da gösterebilirsiniz. Elbette o meclis toplantısında Eray Çiçek üzerinden hepinize "Toplayın komisyonları ben çekimser oy veriyorum. Ruhsatı iptal edin" diye adeta hodri meydan çekmiş olsa da sizlere de haber vermeden verdiği "Yapı Ruhsatının" bir "İdari karar" olduğunu kendisi de biliyor... İdari kararı idare iptal eder... Meclis o ruhsatı iptal edemez... Ancak Ferah Gümüş'ün de dediği gibi inşaatı mühürleyecek kararlar alabilirsiniz.

Bahattin Gümüş'ün çimentoculara verilmiş bir sözü var mı bilmiyoruz... Elbette sizlerin de söz vermişliğiniz yoktur. Ancak Muğlalılara verdiğiniz söz var. "Muğla'yı koruyacağız" dediniz. Kireç Sanayi kapatılırken, tepki göstermediniz, sahip çıkmadınız. Çimento Fabrikası Kireç Fabrikası'ndan daha mı masum?

Olmuyorsa o "okumadığınız önergeye 'hayır' oyu vermekte" gösterdiğiniz "yürekliliği" bir kere daha gösterin, Bahattin Gümüş'ün başkanlığını düşürün. İçinizden birisini başkan seçip, ruhsatı iptal ederek tarihe geçin...

.................................

GÜNÜN SÖZÜ: Dini tilkiden öğrenirsen, tavuk çalmayı sevap zannedersin.

SÜLEYMAN DEMİREL; Gazeteci "Efendim, neden İngiliz Dışilişkiler Bakanı'nın elini sıktınız?" diye sorunca "Neresini sıkacaktım kardeşim?" DEMİŞTİ...

ÇİVİ

Arkadaşım "Üzerini örttüğümüz her şeyin altında kalırız" dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))

 

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft