Özcan Özgür

Özcan Özgür

ÖZGÜRCE
Özcan ÖZGÜR'ün ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Biz de helalleşme "vedalaşmadır" da...

Eklenme : 20.11.2021 00:31:00
Görüntülenme: 1482

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "Helalleşelim" diyor. Kaç gündür kıyametler kopuyor...

Kim kimle helalleşecek, neden helalleşecek, nasıl helalleşecek?

Bu bir reddi miras mı yoksa samimi bir çıkış mı?

Bu konuda çok soru var, TV kanallarında soruluyor, tartışılıyor. Birde ben sorgulayıp tartışacak değilim...

Bir şey gerekiyorsa gerçekleştirilir. Her türlü ötekileştirmenin, hem de siyasetçilerin elinde gelişen kutuplaşmanın, Başbağlar, Yavi, Pınarcık, Dersim, Afrin, Roboski, Derince Köyü, Çorum, Maraş, Çobandere Mezrası, Sivas, Siirt katliamların ve daha dün gibi Ankara Gar Katliamının yaşandığı; 27 Mayıs, 12 Eylül darbelerini, 12 Mart Muhtırasını, 15 Temmuz kalkışmasını yaşamış, "bir bizden bir sizden" insanların darağaçlarına gönderildiği bu ülkede elbette "helalleşmeye" gereksinim var.

Biz de helalleşme "vedalaşmadır" da... Bu olsa pek çok CHP'li de sevinecektir...

Birde birine bir iş yaptırdığınızda da helalleşme vardır. İşveren İş görene "Hadi hesaplaşalım" dediğinde bu "hesap görelim" anlamına gelir. Bu bir hesaplaşmadır, üş aşağı beş yukarı anlaşılır ve sonra da karşılıklı helalleşilir...

CHP lideri Kılıçdaroğlu keşke Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün'ün ünlü çalıştaylarından esinlenip bir "Helalleşme Çalıştayı" gerçekleştirmiş olsaydı...

xx          xx         xx

"Ben ömrümde, ülkemizde nefreti ve sevgiyi gördüm. Artık sevgi kazansın istiyorum. Ülkemizin iyileşmeye, helalleşmeye ihtiyacı var. Helalleşmek geçmişi değiştirmez ama geleceğimizi kurtarır. Geçmişte partimizin de hataları oldu; helalleşme yolculuğuna çıkma kararı aldım..."

Bu sözler Kemal Kılıçdaroğlu'na ait. Bu sözleri "Gençlerin Demokrat Amcası" imzası ile paylaşıldı.

Bunu gerçekleştirmek Recep Tayyip Erdoğan'a yakışırdı. Kimse O'nun kadar güçlü olmadı ve kimse O'nun kadar uzun iktidarda kalmadı.

Rahmetli Adnan Menderes'in demokrasi fetişinin tavana vurduğu bir anda meclisteki sandalye sayısının verdiği özgüvenle başbakan sıfatıyla parti grubunda milletvekillerine "siz isterseniz hilafeti bile geri getirirsiniz" dediği gibi, Erdoğan'da Kılıçdaroğlu'nun söylemini hayata geçirebilirdi...

12 Eylül'den sonra kimse de CHP'de Kılıçdaroğlu kadar güçlü olmadı ve kimse O'nun kadar uzun iktidarda kalmadı. Ancak parti yönetmek başka, hem parti hem devlet yönetmek başka...

Devleti yöneten yapmamış veya yapamamış, kaç seçim yenilgisi almış biri olarak sen nasıl yapacaksın? Bari "İktidara geldiğimizde" veya "Bize görev verdiğinizde hem hesaplaşacağız hem helalleşeceğiz" demiş olsaydı...

Keşke önce, mesela Muğla'da Emrah Doğu, Barış Saylak, Hasan Karaçelik, Ali Acar ile ve rahmetli oldu Hasan Haşmet Işık'ın ailesi ile helalleşmiş olsaydı...

xx          xx          xx

Bugünlerde sosyal medyada "Deniz Gezmiş'in kardeşi Mustafa Gezmiş de CHP'den istifa etmiş." diye bir paylaşım dolaşıyor. Mustafa Gezmiş'in CHP üyeliğinden istifasının da yer aldığı paylaşım şöyle:

"Şimdi sen git kimle helalleşirsen helalleş... Sana ben hakkımı helal etmiyorum.

@kilicdarogluk"

Hesap feyk mi bilmiyorum, twitter da "@mstfagezmis1" hesabını kontrol ettim, böyle bir hesap vardı ve Mustafa Gezmiş oradaki paylaşımlarından birinde "Sevgili sola sosyal demokrasiye gönül vermiş dostlarım benim burada üyelikten ayrılmam asla düşüncelerimden vaz geçmek değildir CHP tabanında bulunan bütün insanlara saygım sonsuzdur. Benim tepkim söylem ve eylemleriyle giderek sağa kayan genel merkeze karşı bir uyarıdır..." ifadesinde bulunmuş. Bir diğer paylaşımında "70 yıl önce Necip Fazıl denen zatın CHP den alamadığı rüşvet sonucu attığı iftiraları beceriksiz CHP yöneticileri tarafından halka anlatılmaması sonucu halkın beyninde oluşmuş yalanlarda helalleşir isen o yalanlar üstüne yapışır kalır" ve bir diğerinde de "Dolar olmuş 11.200 TL pahalılık can yakıyor her gün zam işsizlik zirve yapmış, bizim muhalefet liderlerimiz esnaf dolaşıyor eğer istediğiniz erken seçimse dev mitingleri ne zaman yapmayı düşünüyorsunuz halk mitinglerde seçim seçim diye bağırmadan seçim olmaz." diye kaydetmiş.

Galiba Kılıçdaroğlu bu "Helalleşme" söylemi ile Kemalistlerin, Ulusalcıların, Atatürkçülerin CHP'den uzaklaşmalarına neden oluyor...

xx          xx         xx

Acaba CHP'den ayrılıp Memleket Partisi'ni kuran Muharrem İnce hala CHP'de olsa ne yapardı? Mustafa Gezmiş'in yaptığını yapar mıydı?

O da 'Demokrat amca'ya yanıt vermiş. Yeniakit Gazetesi "Muharrem İnce'den Kılıçdaroğlu'na davet! 'Madem demokrat amca sensin...'" başlığı ile şu ifadelerde bulunmuş:

"CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na çağrı yapan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, 'Madem Türkiye'nin 'demokrat amcası' sizsiniz. Madem demokrat amcalığa soyundunuz. Haydi, gelin televizyona. Karşılıklı konuşalım.' dedi."

Kılıçdaroğlu henüz yanıt vermemiş.

Ne dersiniz verir mi?

xx          xx         xx

Bu arada gazeteler birkaç gün önce "Muğla'dan Denizli'ye gelene kadar Dolar 7 Kuruş artmış" başlığı attılar. Haber ise şöyleydi:

"Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce partisinin Denizli İl Başkanlığı binasında basın toplantısı düzenledi. İnce, 'Muğla'dan yola çıkarken dolar 10.16'ydı. 3 dakika önce baktım 10,23 yani 7 kuruş artmış Muğla'dan Denizli'ye gelene kadar' dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirdi. İnce, 'Muğla'dan yola çıkarken dolar 10.16'ydı. 3 dakika önce baktım 10,23 yani 7 kuruş artmış Muğla'dan Denizli'ye gelene kadar. Dolar 10 liranın üzerinde. Şekere yüzde 25 zam gelmiş, mazot çiftçi deposunu dolduramıyor. Çiftçi gübre alamıyor, doğal gaz uçmuş gitmiş sanayi de yüzde 48 zam gelmiş, elektrik fiyatları uçmuş. Böyle bir ortamda sayın Erdoğan ben ekonominin kitabını yazdım diyor. Keşke kitap yazacağına kitap okusaydın. Özet okumak yerine kitap okusaydın bilime, hukuka inansaydın liyakate inansaydın tek adamlık özentisinden vazgeçseydin memleket bu hale gelmeseydi."

Haberi okuyanlar, "İyi de Muharrem İnce Muğla'da ne yapıyordu?" diye merak etmişlerdir...

xx          xx         xx

Muharrem İnce Muğla'da bir şey yapmıyordu. Kendisinin Bodrum/Turgutreis'te evi var. Demek ki oradan Milas-Aydın-Bozdoğan'dan geçebilecekken kısa yol Yatağan-Menteşe üzerinden geçmiş. Doğrusu ben de partisinin il merkezini çevre yolundan neden sollayıp geçmiş olabilir diye merak ettim. Oysa Denizli'ye hiç değilse Muğla il yönetiminde birkaç kişi alıp geçebilirdi.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener de bugün Denizli'de... Muğla İYİ Parti yöneticileri günlerdir "Programa katılmak isteyen partililerimiz isimlerini bağlı bulundukları ilçe başkanlığına yazdırabilirler" diye anons yapıyorlardı.

Kurultayda parti yönetimine iki Parti Meclisi (PM) Üyesi "Süleyman Dinçberk ve Ali Acar" veren Muğla ile Muharrem İnce arasında bir sorun mu var bilmiyoruz. Memleket Partisi'nin en güçlü olduğu illerden biri olarak gösterilen Muğla'da parti hala 13 ilçenin 5'inde örgütlü.

Herkes kurultaydan sonra bir atak beklemişti. Doğrusu benim beklentim de yüksekti. İl yönetimi geçenlerde 5 ilçenin yöneticilerine Karabağlar Yaylası'nda yemek verdi. Ne oldu örgütlü ilçe 5'te mi kalacak. Muğla'da onca sorun, olay yaşanıyor. Kurultaydan beri daha bir tek açıklamalarını göremedik. Sosyal medyada da Dalaman İlçe Başkanı Süreyya Özuslu Berberoğlu'ndan başkasını gören yok...

Acaba Muharrem İnce Muğla'nın kurultaydan önceki performansını kurultaydan sonra göremeyince bizim gibi sükutu hayale uğramış olabilir mi?

---------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: Hikayenin sonunda herkes toprağa doyacak.. --Bir arabanın arka camı yazısı.

ÇİVİ

1 ay önce 152 TL olarak açıklanan Çanakkale Köprüsü'nün geçit ücreti köprü açılmadan 180 TL'ye yükseldi. Arkadaşım "Çanakkale geçilmez" dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))))

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft