Gültekin Akça

Gültekin Akça

Görüş

Bayramı Yaşamak

Eklenme : 29.04.2022 00:00:00
Görüntülenme: 498

İslam alemi olarak, Ramazan ayını bitirerek yeni bir Ramazan Bayramı'na daha kavuşmak üzereyiz. İslam aleminin ve Muğlalı hemşerilerimizin bayramını şimdiden tebrik ediyorum.

Her ne kadar geçen yıl Ramazan Bayramını covid 19 salgını sebebi ile pandemi koşullarında kutlamış isek de nihayet bu yıl, normal şartlarda kutlayabileceğiz. Aslında salgın bizlere, sağlığın ne kadar büyük bir nimet olduğunu, sevdiklerimizle kucaklaşabilmenin ne kadar büyük bir mutluluk olduğunu gösterdi. Bu nedenle de, bundan sonra sağlımıza daha çok önem verelim ve sevdiklerimize de daha çok zaman ayıralım.

Her milletin dini ve milli bayramları bulunmaktadır. Dini bayramlar, vatandaşların bir araya gelerek birlik ve beraberliklerini pekiştirdiği, gurbettekilerin sılaya gelerek hasret giderdikleri, dargınlıkların sonlandırıldığı günlerdir.

Milli bayramlar ise milli duygularımızın kabardığı, milletçe ortak paydada buluştuğumuz günlerdir. Bayramlar milletçe geleceğe güvenle ve umutla bakabilmemiz açısından önemli günlerdir.

Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı gibi dini bir bayram olup bir aylık oruç ibadetinden sonra Allah'ın Müslümanlara bir hediyesidir.

Ramazan ayı, dini vecibelerin ve bu aya özel bir ibadet şekli olan oruç tutma, teravih namazı kılma ve fitre vermenin de yerine getirildiği bir ay olmakla birlikte aynı zamanda Türk/İslam kültüründe farklı bir gelenek de oluşturmuştur.

Teknolojinin adeta insanı ve insanlığı boğduğu günümüzde;

Ramazan ayında halen geçmişten gelen birçok gelenek yaşatılmaya çalışılmaktadır. Bu bağlamda birçok kurum ve kuruluş çok güzel organizasyon yapmaktadır. Düzenlenen toplu iftar yemekleri ve yardımlaşmalar toplumsal dayanışmanın en güzel örnekleridir.

Dini bayramlar da geleneğimizde, kültürümüzde derin izler bırakmış ve Ramazan ayı gibi bir bayram kültürü oluşturmuştur.

Teknolojik gelişmeler insan hayatını kolaylaştırma anlamında önemli imkanlar sunmakla birlikte bazı önemli değerlerimizi de yok ettiği bir gerçektir. Sanayileşme ve şehirleşme insanlığı bireyselleştirirken teknoloji de buna katkı sunmuş ve sunmaya devam etmektedir.

Bireyselleşen kişi özgürleştiğini zannederken aslında çevresinden ve toplumdan izole olarak derin bir yalnızlığa doğru gitmektedir. Özellikle çocuklarımız telefon ve bilgisayar bağımlısı haline gelmiş bulunmaktadır. Bireylerden oluşan toplumda birçok kişinin çevresinden izole olması aynı zamanda uzun vadede toplumsal sorunları da beraberinde getirmektedir.

Bizler bayram geleneklerimizi yaşatmalı ve atalarımızdan gelen bu gelenekleri de gelecek kuşaklara aktarmalıyız. Ramazan akşamları çocuklarımızı teravih namazları ile tanıştırmamız gerektiği gibi bayram sabahı da çocuklarımızın elinden tutup bayram namazına birlikte gitmeliyiz.

Bu geleneklerin yaşatılması toplumdaki birlik ve beraberliği pekiştirdiği gibi kuşaklar arası iletişimi ve bağı da kurarak sağlam bir toplum inşasına katkı sağlayacaktır.

Bayramları tatil formatından çıkartıp bayram gibi yaşamalı ve yaşatmalıyız. Bu özel günde, ana, baba, akraba, eş ve dostlarla bir araya gelip/kucaklaşıp göze değil gönüllere hitap etmeliyiz.

Bayram günü fotoğraf karelerimiz tatil beldelerinden değil ana, baba, dost ve akraba ziyaretlerinden olsun.

Bayramınız mübarek olsun.

"Gelenek küllere tapmak değil, ateşi korumaktır"

Gustave Le Bon

 

ÖNCEKİ yazı
SONRAKİ yazı
{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft