Özcan Özgür

Özcan Özgür

ÖZGÜRCE
Özcan ÖZGÜR'ün ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Bayram tatilcilerini biraz abartmadık mı?!!

Eklenme : 27.07.2021 00:00:00
Görüntülenme: 1467

Sanırsınız Antalya; Alanya, Kaş, Kemer, Belek, Side, Muğla; Bodrum, Marmaris, Datça, Fethiye, Dalyan, Akyaka ve Kuşadası, Çeşme, Foça başta olmak üzere Erdek, Edremit, Akçay, Burhaniye, Ayvalık, Cunda ile Gelibolu, Assos, Bayramiç, Gökçeada, Bozcada, Saros dini bayramlarımızın "kutsal ziyaretgahları"...

Uzatmalı olarak 11 gün, ama resmen 9 gün ilan edilen Kurban Bayramı tatili aslında 4 gün...

Yani Kurban Bayramı dört günlük bir ibadet.

"İnananlar" için söylüyorum; memleketinizde, evinizde veya gurbetteyseniz sılaya dönerek dininizi yaşamak, vecibelerinden birini yerine getirmek, aile büyüklerini, hısım akrabayı sevindirmek varken geldiğiniz Muğla kıyılarında uzatmalı tatilinizi yaparken; yatınca dua etme alışkanlığınız varsa geçen Cuma gecesi "Allah'ım ibadetlerimizi kabul et..." de dediniz mi utanmadan...!

Yoksa kıyılarımıza istila güçleri gibi akıp gelenler ülkemizin ateistleri, deistleri ve hatta komünistleri olabilir mi?!! Elbette olamaz...

xx           xx          xx

Aslında ben bu "tuhaf tatilcilere" tepki gösterenlere daha kızgınım. Sizler Muğla'dasınız. Muğla'da yaşamıyor olsanız, siz de gelir miydiniz? Bir kere sorun bakalım kendinize...

İnsanlar aylardır pandemi nedeniyle adeta yarı açık cezaevinde yaşıyorlar. 65 yaş üstü ve 18 yaş altındakiler de adeta hapistiler. Önce "Her yer serbest" oldu, ardından 4 günlük bayram 9 günlük "bayram tatiline" döndü. "İşini bilenler" bunu 11-15 güne çıkardılar.

Yani aylarca evlerine kapananlar "tatili" de mi evlerinde geçireceklerdi?

Hadi diyelim ki, dört günlük "bayramı" 9 günlük "tatile" çıkaranların hiçbir kabahati yok. Başta Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ve Muğla Valisi Orhan Tavlı olmak üzere yerel yöneticilerimizin hiç mi kusuru yok?

Geçtiğimiz Mayıs'ta Ramazan Bayramı'nda "tam kapanma" nedeniyle başta Bodrum olmak üzere turizm merkezleri "hayalet şehri" gibiydi... de biz bu filmi geçen sene Kurban Bayramı'nda görmedik mi?

Allah aşkına böyle olacağı belli değil miydi?

xx           xx          xx

Elde kesin ve resmi veri yok... Medyanın yalancısıyız. Bayramda Bodrum'un nüfusunun 1 milyonu geçtiği, Datça'nın nüfusunun üçe katlandığı yazıldı. Bu durumda Muğla'nın nüfusu da 3-4 milyona dayanmış olmalı!

2020 verilerine göre Muğla'nın nüfusu 1 milyon 773 bin... Bodrum'un 181 bin 541, Datça'nın 23 bin 711...

Mart 2019 TURSAB verilerine göre; Muğla'da Turizm İşletme Belgeli 403 tesiste 111 bin 593; Yatırım belgeli 104 tesiste 25 bin 872 yatak bulunurken, Belediye Belgeli 870 tesiste 59 bin 829 yatak bulunuyor. Bu da toplam 197 bin 294 yatak demek. Bunun içinde yatlardaki ve pansiyona dönüşen evlerin kayıt dışı yatakları yok.

Yatlarda 8-9 bin, o kadar yoktur ama pansiyonlarda da 40-50 bin yatak olduğunu var sayarsak yaklaşık 50 bin belgesiz yataktan sözkonusudur. Muğla il genelinde 197 bin 294 belgeli yatakla topladığımızda 247 bin 294, yuvarlak hesap 250 bin yataktan söz edebiliriz.

Neymiş, Bodrum nüfusu 1 milyonu geçmiş. Yerli nüfus ve ikinci konutçu nüfusu 200 bin kişi kabul edersek, il genelinde 250 bin yatağa sadece Bodrum'un 800 konuğunu nasıl yerleştirirsiniz?

Evet, halk plajlarından, ormanlık alanlardan ve kaldırımlardan gelen fotoğrafları biliyoruz, ama o açık havada geceleyen Arizona kertenkelelerinin sayılarını en çok 500 bin kabul edelim.

Gerisi nerede? Evlerimizde mi ağırladık?

xx           xx          xx

Muğla'da "bayram tatilcilerini" biraz değil, fazlasıyla abarttık...

Muğla'da abartılı yaşıyoruz. Gerçek meslektaşlarım bilirler ki Muğla ilinde ekmeğini bu meslekten yiyen "aktif gazeteci" sayısı 100'ü geçmez. O kadar bile yoktur. Buna karşılık ilimizde ikisi merkezde olmak üzere üç Gazeteciler Cemiyetimiz var ve bunların toplamda yaklaşık 600 üyesi bulunuyor... Bir başka deyişle Muğla'da 600 "gazeteci" var, ama buna karşılık bir tek "turizm gazetecisi" yok...!

Evet ülkemizin üç turizm armadasından Muğla'da "turizm gazetecisi" yok... Dolayısıyla ne bir "turizm portalımız", ne bir "turizm gazetemiz" ne de bir "turizm dergimiz" var!

Galiba bir "Turizm Müdürlüğümüz" de yok. Olsaydı, çıkar "Bayram'da Muğla'da şu kadar yabancı, şu kadar yerli turist ağırladık" derdi... Arizona kertenkeleleri ile ilgili de bir tahminde bulunurdu.

Bayramın ilk günü yükselen tepki veya feryat şöyle oldu:

"Biz misafiri severiz ama Muğla bu yükü kaldırmıyor artık"

Sosyal medyada bayram boyunca özetle "gelmeyin" diyen pek çok mesaj paylaşıldı. İşte birkaçı:

"Bu nasıl bir tatil anlayışıdır. İnsan tatile stres atmaya gelir. Sanki tatil yörelerini yağmalamaya gelmişler.", "Eyyy çevre zararlısı tatilciler, Halk Plajında geceleyenler, atıklarını ve Köy Hizmetleri Koyunda dışkılarını dağa taşa ormana yapan maskesiz hijyenden uzak çadır kampçıları evinize giderken atıklarınızı da beraberinizde götürünüz. Marmaris size göre değil...", "Özellikle 34 plakalılara sesleniyorum! Trafik teröristi iseniz buralara gelmeyin!", "Mayonuzu, bikininizi, terliğinizi, havlunuzu olduğu gibi, keşke bavulunuza maske, mesafe ve hijyeni de koymayı unutmasaydınız..."

Ne yalan söyleyeyim, özellikle "Biz misafiri severiz ama Muğla bu yükü kaldırmıyor artık" sözü olmak üzere "Bunları yerel yönetim trollerimi yazıyor?" diye sorgulamaktan kendimi alamadım...

xx           xx          xx

Tabi tepkilerin altında biraz da "Korona virüsü, Delta varyantı kaygıları" bulunuyor. Nitekim bizim Mustafa İnci'de ısrarla "Bilmem kaç tatil köyü bilmem kaç tane 5 yıldızlı otel sahibi parasına para katsın diye 9 gün bayram tatili ilan eden zihniyet #muğla ve #antalyada virüsün yüzde 100 artmasının tek sorumlusu siz siniz. Sizin yatacak yeriniz yok." diye paylaşımlarda bulundu. Çok da haksız sayılmaz, bayram öncesi 500 aktif vaka sayısına sahip Muğla'da bayram sonrası vaka sayısı bini geçmiş.

Ancak abartmamak lazım. Milyonların ağırlandığı Muğla'da bin vaka nedir ki? Aşılamada başarılı olan Muğla'yı vaka sayısı olumsuz etkilemiş değil; Bayram sonu hastanede serviste yatan hasta sayısı 28, yoğun bakımda yatan sayısı 4... Entübe hasta ise 1... Bu konuya yarın detaylı bakalım.

Turizm ise sadece "belgeli, belgesiz" yatakla olmaz... Çadırla da olur, karavanla da...

İsteyen istediği yerde çadır kurup, karavan park edip konaklayabilir, plajda geceleyebilir mi? Tuvaleti, duşu, elektrik hizmeti ve hatta mutfağı ile çadırlı, karavanlı kamp alanları laf olsun diye mi düzenleniyor? Bayramda "belediye zabıtası" göreniniz oldu mu? Bodrum, Datça, Marmaris, Ula, Köyceğiz, Ortaca, Fethiye başkanlarımız ve Büyükşehir Belediye Başkanımız bayram tatillerini nerede geçirdiler acaba?

MUSKİ Genel Müdürü ve Zabıta Daire Başkanı ilçe temizlik işleri müdürlerini de yanlarına alıp Yunan adalarına vizesiz tatile gitmiş olabilirler mi?

Bilmiyoruz, ama yerel yöneticilerimiz hizmetleri ile yoktular...

Birisi de "An itibariyle Muğla'da her 1 metrekareye 1 Muğlalı, 8 İstanbullu, 6 Ankaralı, 4 İzmirli, 4 Aydınlı, 15 Denizlili insan düşüyor. Kesin bilgidir. Yayalım."

Neden yayalım?

xx           xx          xx

Av. Emin Özler'in paylaşımları ilgi çekici, bilgilendirici, hatta bazıları için aykırı ve eğiticidir. O da bayramın ikinci günü "Gelin elbette, turizmciler sizi çok uzun süredir bekliyordu. Ancak çöpünüzü arabadan savura savura değil. Tatil yaptığınız yerleri kullanılmaz bırakarak değil. Trafik terörü estirerek değil. Dizilerden de gördüğünüz gibi biz Muğlalılar sakin insanlarız. Gelecekseniz buna göre gelin. Sakin sakin... Yanınızda İstanbul, Ankara rutinlerinden getirmeyin." diye paylaşımda bulundu.

Özler paylaşımına bir de "Herkes dışarı çıksın, Muğla'yı yıkayacağım" diyen bir karikatür iliştirmiş. Ne güldüm ama... Aklıma MUSKİ geldi...

Kurban'da genellikle yağmur yağar... "Kurban kanı yıkanır" derler... İklim değişikliği, kuraklık filan olsa da hafta sonuna yetişti... Muğla iki gün bir güzel yıkandı...

Çöpü de yerel yönetimler yavaş yavaş kaldırır artık...

Neyse gittiler. Virüslerini, her türlü atıklarını bırakarak geldikleri gibi gittiler. Fırtına geçti.

Muğlalılar artık evlerinden çıkabilirler. Sahilleri, parkları, mekanları kullanmak için birkaç gün geçmesi yararlı olur mu bilmem...

xx           xx          xx

Neye, kime kızarsak kızalım öfkemizin merkezinde yerel yönetimler var. Göz yumulan, ölçüsü kaçan yapılaşmanın getirdiği sonucu yaşıyoruz. Siz yapılaşmaya izin verdikçe insanlar yer var diye gelecek... Yer var ama denetim yok, hizmet yok, imkan yok, su yok, belki elektrik de olmayacak. Yırtıyorum kendimi yapılaşmaya dur deyin, artık ağaç kesmeyin...

Bu konuya da döneceğiz.

--------------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: İnsan bu gezegeni yok etmek için yaratılmış virüs olabilir mi? -

ÇİVİ

Arkadaşım "Koronavirüs kapalı alanlarda gaz çıkaranlar tarafından bulaştırılıyor olabilir mi?" dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft