Özcan Özgür

Özcan Özgür

ÖZGÜRCE
Özcan ÖZGÜR'ün ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Bahattin Gümüş şov mu yapıyor, niyeti ne?

Eklenme : 21.09.2021 00:00:00
Görüntülenme: 1655

Menteşe Belediyesi'nden 15 Eylül'de "Karabağlar Yaylası Tam Zamanlı Denetleniyor" başlıklı bir haber paylaşımı yapıldı. Haberin başlığını görünce 'tam zamanlıyı anlamasam da' ne kadar mutlu oldum anlatamam. O an Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş yakınımda olsa kalkıp alnından öpebilirdim.

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün kaç sene mülga Muğla Belediye Başkanlığı yaptı, yayla için dernek de kurduğu halde bir kere de çıkıp Bahattin Gümüş gibi "Hassasiyet Çağrısı" yapmadı.

Başkan Gümüş'ü bunun içinde öpebilirdim. Sakın yanlış anlaşılmasın, bizim Ali Turbalıoğlu'nun "Marika ablası" gibi "Öptüm cicim" deme niyetim olmaz. Alnından öpme konusunda samimiyim ve korkuyorum da... Arkasından ne gelecek diye kaygı duyuyorum... "Düğün değil, bayram değil, eniştem beni niye öptü" derler ya o hesap; Başkan Gümüş'ün bu hassasiyeti nereden çıktı?

Soruyu sormak için aradığım yetkililere ulaşamayınca aynı zamanda AK Parti İlçe Başkanı olan Belediye Meclis Üyesi Eray Çiçek'e sordum. "Kendi sırça köşklerini yaptılar, şimdi vatandaşa 'yasak' diyorlar." diye karşılık verdi... E haksız da değil...!

xx           xx          xx

Önce görmemiş olanlar için habere bakalım.

"Menteşe Belediyesi tarafından, kentsel ve 3. derece doğal sit alanı olan tarihi Karabağlar Yaylasının doğal dokusunun korunması için bir dizi çalışma başlatıldı. Buna göre, belediye ekipleri tarafından 360 derece kamera kullanılarak Karabağlar Yaylasının doğal yapısı, kesik ve irimleri kayıt altına alınıyor. Görevli personel kesik ve irimlerin, tel örgü ve duvar yapılarak yok edilmemesi için tam zamanlı olarak bölgede denetim gerçekleştiriyor."

Ne güzel... Bahattin Gümüş'ü kalkıp alnından öpmek bir yana, insanın bir de "Daha önceleri nerelerdeydiniz" diye şarkı da söyleyesi geliyor.

Bizim Ahmet Tan Karaosmanoğlu da çıkan haberlerin altına "Hakikaten trajikomik bir olay. Merak ediyorum. Kayıt altına alıp da ne yapacaklar acaba. Ruhsat mı verecekler? Yoksa ceza kesip yıkacaklar mı? Hem bu işi kamerayla veya motorla yapmanın ne anlamı var ki? Bu işi 2 zabıta yürüyerek 15 günde bitirir. Motorla zaten ana güzergahlarda dolaşabilirler. Bir de şahıslar evimizi gözetliyorlar diye özel hayatın mahremiyetine dayandırarak dava açmasınlar da." diye yorum yapmış...

xx           xx           xx

Ya Ahmet Tan Karaosmanoğlu olmasaydı?!

"Karabağlar Yaylası Tam Zamanlı Denetleniyor" başlıklı haber paylaşıldıktan sonra gazetelerimizin, Karaosmanoğlu'nun sorduğu soruları sormasını bekledim. Soran olmadı... İyi ki Karaosmanoğlu var... Bir de iyi ki Ali Turbalıoğlu'nun "Öptüm cicim" diyen Marika ablası var...

Paylaşılan haberde "özellikle pandemi döneminde Karabağlar Yaylasında yapılaşmanın çoğaldığını, bölgeye yerleşen ve burada yaşayan vatandaşların ev ve arsalarının etrafına duvar ve tel örgü inşa ederek kamu malı sayılan ve kamuya terki gereken doğal kesik ve irimlerin zarar görmeye başlaması üzerine önlem aldıklarını" belirtirken "Yaylada duvar çekmenin yasak olduğunu, diğer işlemler için de belediyeden mutlaka izin alınması gerektiğini" vurgulayan Menteşe Belediye Başkanı Gümüş "yaylanın sahip olduğu doğal yapısının, flora ve faunasının korunması, bozulmadan geleceğe taşınabilmesi için önlem almaya devam ettiklerini" ifade etmiş...

Vallahi ağlamaklı oldum...

 

xx           xx          xx

Başkan Gümüş sonra da "Hassasiyet çağrısında" bulunarak şöyle devam etmiş:

"Yayla bölgesinde 360 derece kamera ile çekim yaparak doğal kesik ve irimleri kayıt altına alıyor ve bu kayıtlardan bir envanter oluşturuyoruz. Böylece doğal kesik ve irimlere müdahale edildi ise doğal yapı bozuldu ise kolayca tespitini yapıyor ve gerekli cezai işlem uyguluyoruz. Bu çalışmayla doğal kesik ve irimleri koruyor, müdahale varsa da eski doğal haline dönebilmesi için de elimizde kayıt olmasını sağlıyoruz. Yaylamız yapılan kamera kaydının yanında, kesik ve irimlerin zarar görmesine neden olacak müdahaleleri tespit edebilmek amacıyla personellerimiz tarafından da tam zamanlı olarak sürekli denetleniyor. Bu personellerimiz sürekli olarak yayla bölgesinde dolaşarak denetim yapıyorlar. Denetim ve kayıt uygulamalarımız ile Karabağlar Yaylamızın doğal yapısını korumak için çalışıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı da bu konuyla ilgili duyarlı bulunmaya davet ediyorum."

Şaşkınım... Bırakın tüm vatandaşları kimler kimler duyarlılık göstermekle kalmayıp belediye yönetenlerini de duyarlı olmaya çağırdılar da duyan olmadı. "Karabağlar yaylasını beton ve çelikten kurtarın" diye kaç senede kaç yazı yazdığımı ben de unuttum... Bırakın yerel yönetimleri, dağlardan ses geldi de Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ile DSİ yetkililerinden ses gelmedi...

xx           xx          xx

Çıkan haberlerin altına sadece Ahmet Tan Karaosmanoğlu değil, başkaları da yorumda bulundu. Onlardan Serdar Şatırlar şöyle yazdı:

"Niçin kesiklerin kalkmaması ve tel örgü olmamasının orada yaşayan kişilere tek tek tebliğ edilmesi lazım. Yaptım tel örgüyü duvarı, cezasını da ödedim sonra ne olacak? Belediye eski durumuna getirecek mi? Yoksa süre verip, yapılmazsa her ay cezamı kesecek? Sonuç olumlu mu olacak? Yoksa otoparklarda olduğu gibi cezayı Muğlalı mı ödeyecek?"

Güzel sorular... Mustafa Şahin şu ifadelerde bulundu:

"Duvar ve çit yapanlar cezalandırılsın. Kesikler yerine konsun, yıkanlar tarafından. Hatır, gönül, dost, ahbap tanımadan. Kesikler kendini toplar. İrimler geri döner. Koruma o zaman adaletli olacaktır. Çakıl doldurulmuş, yükseltilmiş yollar eski haline getirilsin, temizlensin. Gemisini (!) kurtaran kaptanlara geminin herkese ait olduğu hatırlatılsın..."

Mustafa Şahin isim vermemiş, ama ben vereyim; gelin bu güzel uygulamaya Keyfoturağı'nda Osman Gürün yurdundan başlayın...

Bir de fanatik Muğlalılardan Ahmet Şahan var. O da "Raif Özen hocam gözün aydın" diye yazmış...

xx           xx          xx

Raif Özen hocayı bilen hatırlayan var mı? Ya Karabağlar Yaylası Güzelleştirme Derneği kurucu başkanının kim olduğunu kimler biliyordur?

Masa tenisi ile ilgisi olanlar ve bir de "yayla sevdalısı Muğlalılar" biliyordur.

Muğla Karabağlar'ı Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği hepsi rahmetli oldu Yalçın İnan, Selahattin Sular, H. Nuri Öncüer, A. Baki Karaefe, Cemil Harput ve bir de Osman Gürün ve Selahattin Sapmaz tarafından kurulurken Osman Gürün Kurucu Başkan olmuştu. Şu anda derneğin başında Mehmet Üzümlüoğlu bulunuyor. Ondan öne yaylalı olmasa da Av. Sevinç Göçügenci ve O'ndan önce de Raif Özen başkandı...

Benim "Yaylayı beton ve çelikten kurtarın" yazıları yazdığım günlerdi. Raif Özen'de başta "kesiklerin ortadan kaldırılmasına" olmak üzere yaylayı yayla olmaktan çıkaran bütün olumsuzluklara karşı hazırladığı pankartları Kireç Sanayi önünden başlayarak Keyfoturağı, Süpüroğlu güzergahında kesiklere yerleştirince Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün'ün tepkisini çekmişti. O yüzden mi bilinmez ilk kongrede başkanlıktan olmuştu... Üzümlüoğlu'da başkanlıktan olursa şaşırmam!

"Hırsız evi soyduktan sonra kapı kilitlemenin alemi yok" ama Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, yayla konusunda samimi ise önce Üzümlüoğlu'na sahip çıkar... Sonra da Raif Özen'i çağırıp, tahrip ve yok edilen kesikleri, bütün olumsuzlukları ondan öğrenir...

Yaylayı eski haline getirmeye de yukarıda dediğim gibi, Osman Gürün'ün yurdundan başlar da bizde şaşkınlık içinde alkışlarız...

-------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: İnsanları tanımak için onları sınamaktan korkmayın; çünkü kaybedilmesi gerekenler, en önce kaybedilmelidirler.--Seneca

ÇİVİ

Kılıçdaroğlu müjdeyi verdi "Gençler ÖTV'siz araba alacak"... Arkadaşım, "Gençler nasıl olsa araba alamazlar diye mi bu vaat?" dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft