Gültekin Akça

Gültekin Akça

Görüş

Ak Partili mi, İktidar Partili mi?

Eklenme : 9.10.2020 00:00:00
Görüntülenme: 1175

Cumhurbaşkanımızın geçmişte Ak Parti'de ilçe başkanı, il başkanı, milletvekili gibi önemli makamlarda görev yapan kişilerin şimdiki sosyal medyalar üzerine yapmış olduğu eleştiri ve değerlendirme sonrası bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.

Ak Parti üye sayısını çoğaltmak için en çok gayret eden ve dünyada da en çok üyesi olan siyasi partidir. Ak Parti'de en önemli görev üyeliktir. Aslında parti üyeliğinin aynı zamanda bir aidiyet duygusu oluşturduğu da bir gerçektir. Bugün Ak Parti üyesi olan herkes aynı zamanda da iktidar partisi üyesidir. Çünkü Ak Parti iktidar partisidir.

Siyasi partilerin, iktidar olmaları ile beraber üye sayılarında bir artış, iktidardan düştükten sonra da üye sayılarında bir azalış olduğu bir gerçektir. Hatta bazı siyasi partilerin bazı seçimlerde üye sayısından daha az oy aldıkları da olmuş ve olmaktadır. Bunun en bariz örneklerinden birisi de bölgemizde bir dönem güçlü şekilde karşılığı olan Anavatan Partisi'dir.

Tüm siyasi partiler, Siyasi Partiler Kanunu'na tabidir. Ancak, siyasi partileri diğer siyasi partilerden ayıran önemli bir özellik ise yazılı olmayan kuralları yani gelenek ve teamülleridir. Her partinin kendine göre gelenek ve teamülleri vardır.

Ak Parti'yi de diğer siyasi partilerden ayıran gelenek ve teamülleridir. Bunların başında da sadakat gelmektedir. Partinin bu teamülleri tartışılabilir, eleştirilebilir de, ancak Ak Parti'yi bir ve beraber tutan ve bugüne kadar da iktidar olmasını sağlayan aslında bir noktada da bu teamüllere uyulması ve saygı gösterilmesidir. Zaman zaman bu teamüller hoşumuza gitmese de Ak Parti teşkilatları ve seçmeni genel olarak partinin bu teamül ve geleneklerine bağlı kalmış ve kalmaktadır.

İl başkanlığım dönemimde birlikte görev yaptığım bir büyüğüm, üye çalışmaları yaparken "bizim partinin üyelerinin bir kısmı Ak Parti üyesi, bir kısmı ise iktidar partisi üyesi" demişti. Aslında bu tespit maalesef gerçekçi bir tespittir. Ak Parti büyük bir davayı temsil etmesine rağmen aynı zamanda da bir kitle partisi ve iktidar partisidir. Bu nedenle de Ak Parti böyle bir durum ile karşı karşıyadır. Bu noktada gerekli değerlendirmeyi yapacak olanlar ise partiyi yönetenlerdir.

Ak Parti aynı zamanda bir vefa hareketidir. Partinin, geçmişte görev yapmış olanlara vefalı davranması kadar geçmişte görev yapanların da görevi bıraktıklarında Ak Parti'ye vefalı davranması gerekmektedir. Zira, kuruluşundan bu yana bir çok kişi ilk defa Ak Parti ile ilçe başkanı, il başkanı ve milletvekili olmuştur.

Aslında Cumhurbaşkanımızın eleştirdikleri, Ak Parti'den bir yerlere aday olurlarken biz her zaman partinin emrindeyiz deyip, aday gösterilmediklerinde ise başka yerlerde makam arayanlardır.

Ak Parti kuruluşundan bu yana bir çok kez önemli sınavlardan geçmiştir. Ak Parti, bu sınavlardan bu güne kadar hep başarı ile çıkarken bazı partililer ise bu dönemlerde sınavlarında başarısız olmuşlardır.

Bu sınavlar; 03 Kasım 2002 öncesi, Cumhurbaşkanımızın milletvekili adaylığının kabul edilmemesi, Mart 2003'de Kuzey Irak'ta Amerikan askerleri ile yaşanan olay, 2007'deki Cumhuriyet Mitingleri, 27 Nisan 2007 E Muhtırası, 2008 yılındaki Ak Parti Kapatma Davası,2013 yılındaki Gezi Parkı olayları ve 15 Temmuz 2016'daki Fetö'nün hain kalkışma girişimidir.

İl başkanlığım dönemine denk gelen, 27 Nisan E Muhtırası ve Ak Parti kapatma davası sırasında; birbirimize daha çok destek olmamız gerekirken bazıları "Biz dememiş miydik" demişlerdir. Oysa, bir davaya inanmak, teşkilat olmak aslında bugünler için olmalıdır.

Önemli olan; iktidar partili değil, Ak Partili olmaktır.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft