Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Ah Pandemi, Pandemi Alt Üst Ettin Dengemi

Eklenme : 18.05.2021 00:00:00
Görüntülenme: 604

Tarihte birçok büyük salgın olmuş ama hiç birisi 2019 sonunda Çin'in Vuhan kentinde başlayan korona (covip19) kadar yaygın ve etkileyici olmadı.

Eski salgınlar, özel gayret yoksa, mahallinde büyük kayıplara yol açmış ama insanlığı tehdit etmemişti. Özel kasıtlı salgın bulaştırmanın 1347'de Moğolların Kırım şehirlerine vebalıları atması olduğu kaydedilir. Diğer salgınlar mevzii kalmışlar ama çok büyük can kayıplarına yol açmalarıyla hatırlanır olmuşlardır. Yaşanan son büyük salgın da 1918-1920 yılları arasında yaşanan İspanyol gribi salgınıdır ama o bile nispeten mevzii kalmıştır.

Tarihî dönemlerde seyahat imkân ve rahatlığı şimdiki kadar yaygın ve kolay olmadığı için, başlayan salgın, toplumlar arası ilişki olmadığı sürece dünyaya yayılmıyordu. Tabii bunda kapalı ekonomilerin de büyük etkisi vardı. Çünkü o dönem toplumları, başka yerlerde üretilen ürünlere pek fazla ihtiyaç duymadıklarından, kitlesel hareketlilik yoktu ve bu da salgının yayılmasını önlüyordu. 

Şimdi öyle mi?...

Kıt'alar arası uçuşlar, virüsü bir günde dünyanın öbür ucuna taşıyor. Toplumsal hareketlilik yoğun olduğu için virüsün hareket hızı da çok artıyor ve büyük bir kite ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

İnsanlığın tarih boyunca salgınlara karşı geliştirdiği savunma tedbirleri neredeyse iflas etmiş bulunuyor.  Çok basit bir sosyal kural olarak ifade edilen "Temizlik, maske, mesafe (TMM)" kuralına uyulması, virüsün etkisini azaltmak için bedava ve en kestirme yol ama insanlar, başlarda, salgın öncesi dönemdeki beşerî ilişkilerinden bir türlü vaz geçmediler. Sonuç: Son bahar zirvesi ve arkasından 2021 bahar zirvesi.

Herhalde ikinci zirveden sonra uygulanan 17 günlük kısıtlamalar, insanımızın aklına başına getirmiştir. Evet...

Salgın öncesi alışkanlıklarımızı ve itiyâdlarımızı terk etmek çok zor. İnsanlar sosyo-kültürel bir değişikliğe zorlandılar.  Bu zorlamayı, dinler ve ideolojiler bile pek yapmadı; gönüllülüğe bağladılar ama virüs öyle demiyor. Virüs "Ya gereğini yaparsın, ya da ölüm!..." diyerek alternatifsiz bir değişim istiyor.

Hadi gel de virüse diren!...

Mübarek aşı dinlemiyor, seni mi dinleyecek?...

Nispeten bir şeyler başarılsa da tıbbın aciz kaldığı bir anda, hazırlıksız sosyal-psikoloji hepimizi şaşırttı.
Ne zaman ne yapılacağı talimatları hepimizin aklını karıştırdı. Eve kapanıp kalanların hâlet-i rûhiyesi karmakarışık oldu. Evlerimiz aynı zamanda iş yerlerimiz de olduğu için ev hayatı ile iş hayatımızın dostluğunu beceremediğimiz zamanlar oldu.

Hepsinden önemlisi, evden ve uzaktan öğretim için gerekli olan teknik alt yapının hazır olmaması, bazılarımızı çıldırttı.

Hane halkının akşama kadar evde olması, annelerin profesyonel iş yükü üstüne artmış ev işleri de ekledi. 4 kişilik bir aile 24 saat evde olunca, annelerin işi hayli zorlaştı. Çocuğun uzaktan eğitimiyle mi meşgul olunacak? Yemek başta olmak üzere temizlik ve tertip-düzene mi bakacak? Kendi işine mi bakacak?

Kadınlar kadar erkekler de profesyonel işlerinin yanında ev işlerini öğrendiler. Ömründe sahanda yumurtadan başka bir şey yapmamış erkeklerin neredeyse hamur işi üstadı olduğunu gördük.

Lafı uzatmayalım. Salgın/pandemi, avcı-toplayıcı toplumdan tarım toplumuna ve oradan da sanayi toplumuna geçiş dönemlerinde oluşan insanlık birikimini değiştirip alışılmış dengeleri alt-üst etti.  O yüzden bu mani güzel düştü:

Oy pandemi, pandemi

Alt-üst ettin dengemi

Geçti gitti yıllarım

Yaşamadık o demi.

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft