Gültekin Akça

Gültekin Akça

Görüş

Adım Adım Kızıl Elma'ya Doğru

Eklenme : 19.11.2021 00:00:00
Görüntülenme: 243

Her siyasi partinin kendi tabanını heyecanlandıran, motive eden ve onları hedefe, başarıya şartlandıran vaatleri vardır. Bazen partilerin bu bağlamdaki vaatleri söylendiği zaman ve şartlar itibari ile kısa vadede olması çok da olası görülmeyen ancak her şeye rağmen tabanlarını heyecanlandıran vaatlerdir.

Kızıl Elma ülküsü de ülkücü camianın dünden bu güne her zaman bir ideali olmuştur. SSCB'nin henüz dağılmadığı ve dolayısı ile de Türk Cumhuriyetlerinin henüz bağımsızlıklarını kazanmadığı dönem bu ülkü, ülkücü camiayı heyecanlandırsa bile günün politik şartlarında fiilen gerçekleşmesi zor bir olasılık olarak gözüküyordu.

Ancak, SSCB'nin dağılmasını takiben Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanması ve akabinde rahmetli Özal ile birlikte Türk Cumhuriyetlerinin Türkiye ile başlayan sıcak siyasi ve sosyal ilişkileri Kızıl Elma ülküsünün gerçekleşmesi yolunda atılan adımlardı.

Geçen yıllarda Zeytin Dalı Harekatına giden bir askerin "Nereye gidiyorsun" sorusuna "Kızıl Elma'ya" şeklindeki cevabı da Kızıl Elma yolunda önemli ve olumlu gelişmelerin olduğunun göstergesiydi.

Yine, geçen yıl Türkiye'nin desteği ile Azerbaycan'ın Karabağ zaferi sonrası imzalanan antlaşma Kızıl Elma yolundaki en somut gelişme olmuştur. Zira, yapılan ateşkesle Nahçıvan üzerinden bir koridor açılmasının kabul edilmesi Türkiye ile tüm Türk Cumhuriyetlerinin fiilen birbirine bağlanması anlamına gelmiştir.

Geçen hafta İstanbul'da toplanan 7. Türk Konseyi zirvesinde isim değişikliğine gidilerek, kuruluş "Türk Devletleri Teşkilatı" adını almıştır. Macaristan'ın ise gözlemci olarak kabul edilmesi bir diğer önemli gelişmedir.

Konseyin isim değişikliği yaparak "Türk Devletleri Teşkilatı" adını alması, Türk Milletini heyecanlandırmıştır. Bu noktada Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük emeği vardır. Kızıl Elma yolunda atılan en önemli ve somut adım sonrası MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli de tebriklerini iletmiştir.

Türkiye bölgesinde güçlendikçe bunun yansımaları gerek Türk Cumhuriyetleri ve gerekse diğer bölge devletlerine olumlu olarak yansımaktadır. Siyasi güç ve ekonomik güç bir birini doğrudan etkileyen unsurlardır. Türk devletleri arasında oluşturulacak siyasi ve ekonomik güç bölgesel dengeleri de etkileyecektir.

Esasen, gerek bölge ve gerekse dünyanın, Türklerin oluşturduğu bir birlikteliğe ihtiyacı vardır. Bugün tüm mazlum milletler Türkiye'nin başarısını alkışlarken aynı zamanda da yardım istemektedirler. Zira, dünyada yaşanan haksızlıkları haykıran tek lider Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır.

Gerek Nahçıvan Koridorunun açılması gerekse Türk Devletlerinin "Türk Devletleri Teşkilatı" çatısı adı altında birleşmesi ile adım adım Kızıl Elma'ya doğru yol alınmaktadır.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft