25 Nisan 1915...

Eklenme : 25.04.2022 00:00:00
Görüntülenme: 406

25 Nisan 1915 sabahı, 18 Mart 1915 günü deniz savaşlarında mağlup olan İngiliz - Fransız donanmasının askerleri Gelibolu'da kara savaşlarını başlattılar.

Çanakkale Boğazını geçemeyen ve büyük bozguna uğrayan İngiliz - Fransız ordusuna, gerisinde konumlanan ABD donanması lojistik destek veriyordu.

İngiliz - Fransız ordusu boğazları geçip, Almanya ile savaş durumundaki Carlık Rusya'sına yardım etmek için acele ediyorlardı.

25 Nisan 1915 günü karadan saldıran İngiliz - Fransız ordularının karşısında bu kez, Osmanlı ordusunun başında Yarbay Mustafa Kemal bey vardı.

Mustafa Kemal, saldırganların karaya çıkmak için Gelibolu'da belirledikleri sahilin üst kısmında askerlerine Nal'a benzeyen büyük bir siper kazdırmıştı .

Nal'a benzeyen siperin kuzey ucundaki askerlerimizin başında yedek subay matematik hocası ve "Efe Rasim" lakaplı Rasim bey bulunuyordu.

Soyadı yasasından sonra Rasim Bey , "Okçu" soy adını aldı.

Mustafa Kemal, Nal şeklindeki siperleri sık sık denetliyor, askere moral veriyordu.

Öyle durumlar oluyordu ki, Mustafa Kemal, siperleri gezerken düşman kurşunlarına kolaylıkla hedef olabilecek hâller oluşuyordu.

Mustafa Kemal sanki ölümsüz bir komutan gibi büyük siperi baştan sona doğru sık sık denetliyor, askere moral veriyordu.

Mustafa Kemal, Efe Rasim Teğmenin komutasındaki en uçtaki siperi denetlerken, Rasim Teğmene "Aman Teğmenim, çok dikkatli olun. Düşman eğer burayı geçer ise, arkamızdan dolanma şansını yakalar ve biz zor durumda kalırız. Sık sık sahilde bir hareketlenme olup olmadığına dikkat edin" diye uyarır.

Rasim Teğmen'de "Komutanım, isterseniz siz burada iken ben sahile kadar ineyim, size son raporumu vereyim" der.

Mustafa Kemal Rasim teğmenin bu teklifini çok beğenir ve "İyi olur Teğmen" diye onay veriyor.

Efe Rasim, yanına çavuşunu da alarak gecenin karanlığında sahile iner.

Bir zaman sonra Efe Rasim yukarıya çıkar ve Mustafa Kemal'e matarasını uzatır.

Mustafa Kemal hiç tereddüt etmeden matarayı ağzına götürür ve teşekkür ederim Teğmenim" der ve en uçtaki siperden diğer siperleri denetlemeye yönelir.

Efe Rasim sahile kadar inmiştir, kimseler yoktur, matarasını deniz suyu ile doldurarak, yukarıya çıkmıştır.

Mustafa Kemal mataradaki deniz suyunu tadınca sahile inildiğini, henüz bir harekatın başlamadığını anlamış, Teğmen Efe Rasim'e teşekkür ederek görevinin başına dönmüştür .

Bu şiir gibi olay daha önceden konuşulmamış ve iki zeki insanın doğaçlama halleri ile yaşanmıştı.

Bizi bu güzel vatani bırakan Mustafa Kemal, Efe Rasim gibi kahraman askerlerimizin önünde saygı, sevgi ve özlemle eğiliyorum.

Ne mutlu Türküm, diyene.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft