Özcan Özgür

Özcan Özgür

ÖZGÜRCE
Özcan ÖZGÜR'ün ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

"Hepsi de Muğla basınının güzel insanları!"

Eklenme : 16.06.2021 00:00:00
Görüntülenme: 1404

Geçen hafta 10.06.2021 tarihli yazıma "Umarım Muğla Basını için hayırlısı olur..." başlığı atmıştım. Bu yazıma Muğla Gazeteciler Cemiyeti'nin 19 Haziran'da yapılacak genel kurulu öncesinde bazı genç meslektaşlarımız ile birlikte Muğla Gazetesi'nin eski imtiyaz sahibi Zübeyda Fellehoğlu'nun cemiyet üyeliğinden çıkarılmış olması neden olmuştu. Üye kayıt defterinden duayenlerden Kalakoğlu da silinmiş..!

10 Haziran tarihli o yazımda Allah rahmet etsin Hasan Nuri Öncüer'in cemiyetin kurucu başkanı olduğunu ve Tufan Doğu ile Erman Şahin'in Hayati Nizamoğlu ile birlikte silinmiş olabileceğini yazmıştım. Öncüer ve Doğu kurucular arasında yokmuş. Hayati Bey'in yerine rahmetli ağabeyi Halilibrahim Nizamoğlu kayıtlıymış. Ancak Zübeyda Fellahoğlu gibi Rifat Kalakoğlu'da silinmiş.

Kalakoğlu, hafta sonu üzüntüsünü dile getiren bir yazı paylaştı. Sevgili Kalakoğlu paylaşımında "Bir kaç gündür sosyal medyadan izleyebildiğim kadarıyla Cemiyetin kongresi varmış.. Yönetime gelebilmek için bir yarıştır başlamış. Haklı olarak medya kuruluşlarının günümüzde etkinliği tartışılsa da, meraklı arkadaşların cemiyeti ayakta tutma heyecanına saygı duyuyorum." diyor. Kendisine genç bir gazetecinin haber verdiğini belirten Kalakoğlu, "... mevcut yönetimin daha yeni geçen ay beni üyelikten çıkardığını söylediğinde, ne yalan söyleyim içim cızz etti!.." diye kaydediyor...

Erman Şahin'den, Zübeyda Fellahoğlu'ndan sonra benim yüreğim de bir kere daha cızz etti!

xx           xx           xx

O 10 Haziran tarihli yazımda, ".. Zübeyda Fellahoğlu ile birlikte Uğur Kocabaş, Aykut Kurt, Sinan Boyacı, Özgür Mil ve Şükrü Gözütok'un (Cemiyette) üyelikten çıkarıldıklarını öğrendik. Bilmediklerimiz var mı bilmiyorum. Şaşırdım. Bu çocuklar gazeteci. Üyelikten çıkarılmak için ne halt ettiler acaba?!" demiştim. Gel de şimdi sorma;

"Erman Şahin, Zübeyda Fellahoğlu, Rifat Kalakoğlu üyelikten çıkarılmak için ne halt ettiler acaba?!"...

Sadece içim cızz etmiyor. Cemiyetin kurucu üyelerinden biri olarak utanıyorum. Oysa ben kuruculardan biri olarak, üçüncü yönetimde rahmetli Ünal Türkeş'in başkanlığında "sekreter" olarak görev yaparken, önce "uyarı olarak" yönetimden, ardından "üyelikten" istifa etmek zorunda kaldığımda yaptığım uyarıları kimse ciddiye almamıştı. Tıpkı Rifat Kalakoğlu Marmaris'te "Marmaris Gazeteciler Cemiyeti"ni kurarken, tıpkı Fethiye'de cemiyet kurulurken, Bodrum'da teşebbüs edilirken "Neden?" diye soran olmadı. İstifamdan sonra hep "muhalif" oldum ve "çok devrimci" arkadaşlarımız eleştirilerimi "O artık Hamleci oldu" diye karşıladılar. "Bari dinime söven Müslüman olsa" derler, onlarda gerçekten devrimci olsalardı keşke...

"Hamleci" olmak "kurşun asker" olmaktan iyidir. Tabii bu hale bir günde gelmedik ve hiçbirimiz masum değiliz...

Ben, Muğla Gazeteciler Cemiyeti'nden istifa ederken eksikliğini duyup istediklerimi bugün seçim beyannamelerinde adaylardan Abdulkadir Sevindik ve Fatih Bozoğlu'nun vaatlerinde görüyorum. Hatta Fatih Bozoğlu'nun beyannamesinde biraz fazlası var.

Abdulkadir Sevindik ve Fatih Bozoğlu neden tek liste olmuyorlar onu da anlayamıyorum.

xx           xx           xx

Hafta sonunda Rifat Kalakoğlu sosyal medya hesabından "Muğla Gazeteciler Cemiyeti ilk üyeleri... Ben, cemiyetin beş kişiden oluşan ilk kurucular kurulu (Yönetim) 4 nolu üyesiyim. Yıl: Kasım 1989" başlığı altında şu ifadelerde bulundu:

"İstanbul'da, 17 Kasım 1989 yılında iki gazeteci cinayete kurban gitti!.. Bunun üzerine ben, Marmaris'te sahibi olduğum Marmaris Postası Gazetesinde 'Basını Hançerleyenler' başlıklı ağır bir yazı yazdım. Ve ardından da 21 Kasım'da (632 sayılı gazetemiz) 'Muğla Gazeteciler Cemiyeti'ni Kuralım' başlığı ile ikinci bir yazı yazmamla birlikte, il çapında arkadaşlarımız kolları sıvadı. Muğla merkezde Özcan Özgür yerelin gazetecilerini toparlamaya çalıştı. Bodrum'da rahmetli Ender Uslu cemiyet tüzüğünü derleyip hazırladı ve fotoğrafta gördüğünüz gazeteci arkadaşlar Muğla merkezde toplandık."

Sevgili Kalakoğlu, Muğla Gazeteciler Cemiyeti kuruluşunu da şöyle anlattı:

"Merkezden Yeni Muğla Gazetesi Sahibi Erman Şahin ile yazarlarından Cumhuriyet Muhabiri Özcan Özgür, rahmetli Naim Kılıç, Necati Demirel, Devrim Gazetesinden rahmetli Ünal Türkeş, Güneş Gazetesi Muhabiri Ferhan Gülen, Hürriyet Muhabiri İlknur Özkaya, Yeni Asır Muhabiri Kazım Tokuç, A.A. Muhabiri Macit Koyuncu, Hamle'den rahmetli H. İbrahim Nizamoğlu, Marmaris'ten ben Rifat Kalakoğlu ve gazetemiz çalışanları rahmetli Mustafa Pabuçcuoğlu, Ahmet Kocabıyık, Erdem Katırcı, Milas'tan M. Emin Berber, Menteşe Gazetesinden Oktay Dizdar, Yatağan'dan tüm ulusal gazetelere muhabirlik yapan Hüseyin Kocabıyık ile Günaydın Muhabiri rahmetli Hasan Haşmet Işık, Köyceğiz'in Sesi Gazetesi Sahibi Adnan Tüfekçi, Milliyet Muhabiri Salih Karadağ ve adını, fotoğraftaki kimliğini şu anda belirleyip hatırlayamadığım arkadaşlar Cemiyetin İlk Üyeleri olarak kaydolduk. Yapılan topıantıda beş kişiden oluşan ilk Kurucular Kurulu (Yönetim) seçildi; Erman Şahin, Ünal Türkeş, Ender Uslu, Rifat Kalakoğlu ve Kazım Tokuç imzalarıyla 'Muğla Gazeteciler Cemiyeti' tescil ettirildi. (Dünden Bugüne Marmaris ve Cumhuriyete Marmaris Katkısı kitaplarımda detaylı bilgi vardır.)"

xx           xx           xx

Rifat Kalakoğlu ağabey "Evet, ben halen gazete yayımcılığını bırakmış, aktif olarak medya sektöründen uzaklaşmış emekli olsam da, biz biliriz ki, gazetecinin emeklisi olmaz..." dediği paylaşımında "üyeliğinin silinmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirirken" şu temennide bulundu:

"Bir kaç gündür sosyal medyadan izleyebildiğim kadarıyla Cemiyetin kongresi varmış.. Yönetime gelebilmek için bir yarıştır başlamış. Haklı olarak medya kuruluşlarının günümüzde etkinliği tartışılsa da, meraklı arkadaşların cemiyeti ayakta tutma heyecanına saygı duyuyorum.

Ancak, tanışmadığım bir arkadaşımın, telefonla bana ulaşıp, mevcut yönetimin daha yeni geçen ay beni üyelikten çıkardığını söylediğinde, ne yalan söyleyim içim cızz etti!.. Evet, ben halen gazete yayımcılığını bırakmış, aktif olarak medya sektöründen uzaklaşmış emekli olsam da, biz biliriz ki, gazetecinin emeklisi olmaz... Halen yayınlanmış yedi kitabımdan ayrı, sekizinci dokuzuncuyla uğraşıyor olsam da, üzülmedim değil... Her şeye rağmen, biz artık ihtiyar kurt muamelesi görmeye hazır olalım ve önemli olan hizmetlerin devamlılığıdır.. Cemiyetimizin uzun yıllar yaşamasıdır. Ben, Marmaris Gazeteciler Derneğinin de ilk kuruculuğunu ve ilk başkanlığını yaptım ama arkadan gelenler devam ettiremediler. Muğla Gazeteciler Cemiyeti dilerim ilelebet sorunsuz yaşar. Tüm emek verenlerine, çalışanlarına ve gazetecilik gibi meşakkatli meslek mensubu üye arkadaşlarıma sağlık ve başarılar diliyorum."

xx           xx           xx

Ben değerli büyüğümüz Kalakoğlu'nun paylaşımının altına "Rifat Abi iyi ki bu yazıyı paylaştın. Kuruluş ile ilgili hatırlamalarım oldukça fuluydu. Sayende berraklaştı. Rahatladım. 'EVET, ben halen gazete yayımcılığını bırakmış, aktif olarak medya sektöründen uzaklaşmış emekli olsam da, biz biliriz ki, gazetecinin emeklisi olmaz...' sözüne aynen katılıyorum... Muğla Gazeteciler Cemiyeti ile ilgili temennine de aynen katılıyorum. İnşallah paylaştığın fotoğrafta olduğu gibi cemiyetin üyeleri sadece 'gazeteciler' olur bir gün... Herkes aklını başına alır da... Selamlar." diye yazmakla yetindim.

Bu yazımda da başkaca yorum yapmak istemiyorum. Sadece, "haklılığımın" değil, ama üzüntümün, utancımın altını çizmek isterdim, onu da yapmayacağım... Haklı kalmak iyidir...

Şu kadarcık ifade edeyim; Simitçi, gazozcu 400 üye kaydedilirken "ustalar" silinmemeliydi..!

Bir de ben kurucu listeyi "Eski Muğla Grubu"nda paylaştım. O paylaşımın altına çok yorum geldi. O yorumlardan birinde mesleğini İzmir'de sürdüren hemşerimiz "MİKOM'ların mimarı" Dr. Hakan Toksöz'ün "Hepsi de Muğla basınının güzel insanları! Bulundukları şehre ile göre hepsi çok ileri düzeyde mesleklerini yaptılar ve yapıyorlar! Bu şehrin şansları bir bakıma. Ölen basın emekçilerinin ruhları şad olsun. Aslında yazıları ile hala yaşıyorlar!" ifadesinde bulundu. Çok duygulandım. Paylaşmak istedim.

Böyle bir yorumu Sayın Toksöz'den daha objektif kim yapabilirdi bilmiyorum. Eyvallah..

Bu yorum da 19 Haziran genel kuruluna kapak olsun...

xx           xx           xx


Sevgili Rifat Kalakoğlu paylaşımına bir de arşivinden değerli bir fotoğraf iliştirmiş. Onları da ben numaralayıp isimlendiriverdim; 1- Oktay Dizdar (Rahmetli), 2- (?), 3- M. Emin Berber, 4- Özcan Özgür, 5- Naim Kılıç (Rahmetli), 6- H. İbrahim Nizamoğlu (Rahmetli), 7- (?), 8- Macit Koyuncu, 9- Necati Demirel, 10- Ahmet Kocabıyık, 11-H. Haşmet Işık (Rahmetli), 12- Kazım Tokuç, 13- Mustafa Pabuçcuoğlu (Rahmetli), 14- Salih Karadağ, 15- Erdem Katırcı, 16- Adnan Tüfekçi,  17- Rifat Kalakoğlu, 18- Ferhan Gülen, 19- Ender Uslu (Rahmetli), 20- Hüseyin Kocabıyık, 21- Ünal Türkeş (Rahmetli), 22- İlknur Özkaya, 23- Erman Şahin.

Kaybettiklerimize Allah'tan rahmet, yaşayanlara sağlıklı ömür dilerim.

Umarım Dr. Hakan Toksöz'ün "Hepsi de Muğla basınının güzel insanları!" dedikleri, kongreden sonra Cemiyet Üye Defteri'nde hakları olan yere kaydedilirler de "tarihle oynanmamış" olunur... Ki, günahıyla sevabıyla cemiyetin tarihi yeni kuşaklara aktarılmalıdır...

Sanıyorum 19 Haziran Cumartesi günü Muğla Barosu salonunda çoğunluk sağlanamayacak ve genel kurul 3 Temmuz'da gerçekleştirilecektir. Zaten çoğunluk sağlansa nasıl olurdu bilmiyorum, o gün orada Baro'nun da ertelenmiş genel kurulu var..!

Neyse, 3 Temmuz'da adaylara başarılar diliyorum... İnşallah kazanan "gazetecilik" olur...

--------------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: Yöneticiler bebek bezine benzer, değiştirilmezse kokmaya başlar. -Alıntı.

ÇİVİ

"Hulki Cevizoğlu 18 senedir CHP'ye oy veriyorum, bana bir kere iktidar vermedi" demiş. Arkadaşım "Ben 40 yıldır veriyorum" dedi.

Beni Bi Gülme Aldı: )))))

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft