Özcan Özgür

Özcan Özgür

ÖZGÜRCE
Özcan ÖZGÜR'ün ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

"Artık her Muğlalı altın kaplama saraylı yiyecek gaari:))"

Eklenme : 25.10.2021 00:00:00
Görüntülenme: 1333

Başlık benim değil.

Menteşe Belediyesi Danışmanı Nejat Altınsoy'un "Menteşe Mutfak Kültürü Atölyesi" etkinliklerinin birincisi ile ilgili yaptığı paylaşımlardan birinin altına "Apo Apo Coskun" adında facebook hesabından "Bundan sonra artık her Muğlalı altın kaplama saraylı yiyecek gaari:))" diye yazmış.

Başlığı buradan kısaltarak aldım. Çünkü etkinliği özetleyen bir yorum olmuş.

Haber Menteşe Belediyesi'nden "Menteşe Mutfak Kültürü Atölyesi Saburhane'de Açıldı" başlığı ile çıkarken, bazı yayın organları "1. Menteşe Yöresel Yemek Yarışması" başlığı ile haber yaptı. Hangisi?

Etkinliğin adı konusunda kafam karıştı, ama duyurusu yine Menteşe Belediyesi tarafından "Menteşe Mutfak Kültürü Atölyesi Saburhane Semt Pazarı Açılıyor" diye yapılmıştı.

Etkinliğe afişlerde Muğla Büyükşehir Belediyesi ile MUTSO, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Slow Food Commumity, MUGAMSAD, Muğla Tanıtım Platformu ve TÜRSAB da paydaş gösterilmiş. Onlar nasıl duyuru yaptılar, hiçbir yerde göremedim...

xx           xx          xx

Aslında başlık konusunda ikileme düştüm. Haberlerde "Muğla'yı UESCO BM Gastronomi Şehri Yapmak İstiyoruz" diye ara başlık vardı. Yazımında başlığı olabilirdi.

Etkinliğin paydaşlarından MUGAMSAD "Muğla Gastronomi ve Mutfak Sanatları Derneği" Başkanı Şef Timur Kocabıçak, Muğla'yı Unesco BM Gastronomi şehri yapmak istediklerini belirterek, "Mutfak atölyesinin amacı, yöresel yemek yapan ev hanımlarına eğitim vererek, onların evlerinde yaptığı yemekleri sergileyerek satmak. Henüz yolun başındayız." demiş.

Allah yolun sonundan korusun... Allah aşkına "yöresel yemek yapan ev hanımlarını" görgüleri, bilgileri, yetenekleri ile baş başa bırakın. Adama "Ev kadınlarına eğitim verecek siz, nereden eğitim aldınız?" diye sorarlar.

Tabii Muğla'yı Gaziantep görüp 'Unesco BM Gastronomi şehri' yapmaya kalkan kendini de "şef" görür.

Masterchef jürisinin üyelerinden Somer Sivrioğlu Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümü'nden mezun olup, Avusturalya'da kendi restoranında Türk lezzetlerini satıyor. İstanbul'da Wyndham Grand İstanbul adlı lüks otelin şefliğini yapan Mehmet Yalçınkaya misafirlerine farklı lezzetler sunuyor. Aileden aşçılıkla haşır neşir Danilo, İtalyan mutfağı üzerine eğitim almış bir uzman olarak Türkiye'de kendi restoranını işletiyor.

Keşke bu "şeflerden" biri davet edilseydi. Kadınlarımızı eğitmeye kalkmadan onlardan Muğla Mutfağını anlamaya çalışırlardı...

xx           xx           xx

Menteşe Belediyesi'nden paylaşılan habere göre, Muğla Mutfak Kültürü'nün kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması, kentin gastronomi potansiyelinin turizmle entegre edilmesi, yeme - içme ve kültür turizminin canlandırılması amacıyla başlatılan proje kapsamında "Menteşe Mutfak Kültürü Atölyesi ve Saburhane Semt Pazarı" Şaraphane'de kapılarını açtı.

Saburhane Meydanında Muğla mutfağına özgü yemeklerin yarıştığı, Muğla Tarhanası, keşkek, odun ateşinde yapılmış ev ekmeği, reçel, salça, turşu, kurutulmuş sebze ve meyvelerin satışa sunulduğu etkinlik renkli görüntülere sahne oldu. "Türkiye'nin ünlü şeflerinin katıldığı" etkinlikte, el yapımı Muğla yemekleri yarıştı.  

Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, Saburhane Meydanının artık üreten kadınların yeri olacağını belirterek, şu ifadelerde bulunmuş:

"Evlerimiz, bacalarımız, kapılarımız, pencerelerimiz, sokaklarımız, tarihi evlerimiz ve kültürel mirasımız bunların hepsi önemli. Tüm bu değerlerin yanında Muğla'nın merkezi olarak Akdeniz ve Ege mutfağında özgün yemekleriyle hatırı sayılır yeri olan Muğla mutfağının da sahibiyiz. Bu süreçte atölye çalışmalarının yanında paydaşlarımızla birlikte bir ilke daha imza atacağız. Tıpkı Seferihisar ve Bergama örneklerinde olduğu gibi; kadınlarımızın kendi yaptıkları, ürettikleri yerel ürün ve yemekleri bu meydanda sergilemelerini, ürünleriyle de emeklerini gelire dönüştürmelerini hedefliyoruz. Herkes duysun ve bilsin ki; Saburhane meydanı artık üreten kadınlarımızındır."

Başkan Gümüş, il merkezinde turizm yapma çalışmalarından sonuç almaya başladıklarını filanda söylemiş. O noktaya ayrıca bakarız. Fakat "Saburhane meydanı artık üreten kadınlarımızındır." ifadesine bayıldım...

xx           xx          xx

1. Menteşe Yöresel Yemek Yarışması ev kadınları kategorisinde toplam 130 yemek müracaat ederken 23 ev kadınının yemekleri yarışa alınmış. 3 grupta düzenlenen yarışmanın birinci grubunda; Emine Balcı "Un helvası" ile altın, Şükran Özdemir "Arabaşı çorbası" ile gümüş, Rabia Küçük "Pilavlı zerde" ile bronz madalya ile ödüllendirilmiş. İkinci grupta ise Dudu Yılmaz "Börülce teltoru" ile altın, Hatice Tahta "Mumbar dolması" ile gümüş, Hatice Cıbıklı "Meneviş yoğurtlaması" ile bronz madalya alırken, Üçüncü grubunda ise Hale Koç "Keşkek" ile altın, Neslihan Aksüt "Milas böreği" ile gümüş, Pembe Telli "Nohut yahnisi" ile bronz madalyanın sahibi olmuş.

Lise öğrencileri de 3 grupta yarışmış ve Bilge Koçak, Kaan Çelik, Samet Mert Öztürk, Alparslan Musluk, Doğan Kılıç, Efekan Aydın, Feyyaz Topal, Şüheda Gönen, Tülay Karahan "çopur yemeği", "işkembe yahnisi", "göce tarhanası", "zerde", "un helvası" ve "pelte" ile madalyalar almışlar.

İşte Muğla Mutfağı... Hepsini ben de kutluyorum...

xx           xx           xx

Ben en çok "Dünyanın en pahalı tatlısı"na takıldım. Muğla Mutfağı'nın markalarından Saraylı'yı altın tozuna bulayıp dilimini 5 bin liraya satmışlar. Şaşkınlık içindeyim.

Muğla Gastronomi ve Mutfak Sanatları Derneği Başkanı Timur Kocabıçak, Muğla Saraylısı hakkında bilgi vermiş. Demek ki orada bilgi verecek biri yokmuş.

Kocabıçak, eskiden damat evi tarafından kız istemeye veya nişan takmaya giderken bu tatlının kız evine götürüldüğünü belirterek, "Altın Saraylı aslında çok geçmişimizde en eski tatlılarımızdan birisi. Saraylının tam ortasına aslında bir tane sarı lira koyarlar. Kız evinde saraylı tatlısının içinde sarı lirayı bulan kim olursa çok mutlu olur. Aslında o sarı lira semboliktir. Bu gelenek 1960 yıllarına kadar devam etmiş. Biz bugün Saraylımıza altın kapladık. İçerisinde altın tozu var. Neden altın derseniz. Altın yenilebilir bir şey aslında. Tarihte altın yeniliyor. Kanuni Sultan Süleyman'ın yemeklerinde kullandığı biliniyor." demiş.

Çok şükür "Kanuni bu tatlıyı pek severdi" dememiş.

Muğla Mutfağı Akdeniz/Rum Mutfağından etkilenmiş olmakla birlikte temelinde "yörüklük ve yokluk" vardır. Yörük için et ucuz, ot bedavadır. Saraylı da "Sarı lira" ile adını almadan önce o zaman adı ne idiyse yukanın içine ceviz konulup, pekmeze banılarak veya bulaştırılarak yenilen bir tatlı. Yemekte olabilir... Ama Kocabıçak'ın dediği gibi sarı lira bulan sevinsin diye saraylının içine konmaz. Üstüne orta yere konur ve sahibi gelin adayıdır. Tıpkı koçun boynuzuna takılan bilezik takma ritüeli gibi...

xx           xx          xx

Bugün elbette ete yaklaşmak, sulu kebap, döş, kapama, büryan, karın kumbar vd et yemeklerini yemek herkes için mümkün değil, ama Muğla Mutfağı temelinde "Varsıl Mutfağı" değildi. Çocukluğumda "Ekmek dökmesini" Muğla'nın varsılı da yoksulu da yerdi...

Saraylı'nın altın tozuna bulanmasını Menteşe Belediyesi Danışmanı Nejat Altınsoy arkadaşımız hesabından "altın kaplama Muğla saraylısının dilimi 5 bin liradan satıldı" başlığı ile şöyle paylaştı:

"Menteşe Mutfak Kültürü Atölyesi ve Saburhane Semt Pazarı' açılışında Muğla mutfağına özgü yemeklerin yarışırken, etkinliğe Ula'dan katılan Aysel Yüksel'in yaptığı altın kaplama Muğla Saraylısı büyük ilgi gördü. Muğla Saraylısının dilimi 5 bin liradan satıldı."

Buna ne gerek vardı bilmiyorum, ama Timur Kocabıçak bu işi biliyor. Şovu basında etkinliğin önüne geçti!

Bu şov ile ilgili yorum yapmayacağım. Nejat Altınsoy'un paylaşımının altına yapılan yorumları paylaşacağım:

Umut Barış Baykara "İnsan köpeği ısırır ve haber olur.", Ahmet Tan Karaosmanoğlu "Kim almış?"... Oya Kutlay "Kaç kişi almış peki" ... Mehmet Şahin "Lüx, şatafa dönüşmüş herhalde."... Ahmet Şahan "Vallahi ben 5 TL diye okudum iyiymiş diyordum? Düpedüz züppelik bu? Asgari ücretin 2 bin 900 TL olduğu yerde ayıptır, günahtır?"... Apo Apo Coşkun "Bundan sonra artık her Muğlalı altın kaplama saraylı yiyecek gaari:)))"... Tüm Emekliler Sendikası Muğla "Bu kadar olumsuzluk ve kriz içeresindeyken altın kaplama saraylı... Yazık, çok yazık.! Bu neyin anlayışı.?"... Mehmet Akif Örer "Bu haddini aşmış yazık mutfak kültürü değil"... İbrahim Özman "Ahmet Şahan kesinlikle, olacak iş değil"... TC Ayhan Daş "Ahmet Şahan her şeyimiz denk olduğundan, gurme festivali, zurna festivali, baca yakma derken, insanların aklıyla dalga geçiyorlar. Bunları başka karşıt partiler yapsa topa tutarlar, diyecek bir şey yok... 2 bin 900 TL onların çerez parası Ahmettttt"

--------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: Bir siyasi parti ne kadar aidat topluyorsa, o kadar sosyal demokrattır. -- Ahmet Taner Kışlalı.

ÇİVİ

Ali Turbalıoğlu "Zaten Menteşe Belediyesinin hangi yaptığı iş kültürüne örfüne adetine uyuyor ki insan bir denetler arkadaş Muğla'nın örf ve adetlerimize uygun değilse burada bir şey yapamazsın demeli" demiş.

Beni Bi Gülmek Aldaı:)))))

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft