Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Üniversite Kenti Olmak

Eklenme : 4.8.2020 00:00:00
Görüntülenme: 776

Üniversite kenti olmak "bir rektör, bir kaç dekan, birkaç müdür" demek değildir. Üniversite, bir zihniyet meselesidir. Bir şehirde üniversite varsa hele bu şehir orta ölçekte bir Anadolu şehri ise, üniversite o şehirde belirleyici sosyal ve ekonomik faktörlerden biri ve belki de en önemlisidir. Muğla bunun en güzel örneklerinden birisidir. 1992'de üniversitenin açılması ile Muğla, turizmin yanında ikinci tercihini yapmıştır: evrensel bilgi akışı!...

İşte bu evrensel bilgi akışı sadece kampüsler, derslikler ve laboratuvarlarla olmaz; şehrin topyekün bir bilinç etrafında birleşmesi ve evrensel bilgi birikiminin şehrin nabızlarında atmasının hissedilmesiyle hayata yansır. Bu demektir ki, üniversitelere okumaya gelen gençler, dünyaya açılan evrensel pencere ve kapıları bu şehirede bulurlar ama bu iş için kampüs yetmez; gençlerin kampüs dışında da evrensellik zemininde vakit geçirmeleri için imkân hazırlanmalı veya kampüs, ders dışında da kullanılacak cazibelerle donatılmalıdır. Bu yüzden kurucu rektörümüz Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, üniversitenin inşa ettiği ilk bina olan Mavi Çatı'yı hizmete açarken, gençler için bir mekân açmanın sevincini paylaşmıştı. Kampüs içinde çarşı konusunu geçen hafta yazmıştım; kampüs içinde modern insanın bütün ihtiyaçlarını karşılayacak bir tasarım peşindeydi.

Ben 2010 yılında rektör adayı olduğumda, kampüsü herkesin özeneceği ve vaktinin büyük kısmını geçireceği bir rekreasyon alanı yapacağımı vaad etmiştim. Hocalarımız, böyle bir şeye ihtiyaç hissetmemiş olacaklar ki, bana oy vermediler.

Üniversitemize okumaya gelen gençlerin, istismarcıların eline düşmemesi için hep beraber gayret sarf etmek zorundayız. Bugün Kötekli'de yaşayan büyük bir öğrenci kitlesi, oraya dinamik bir hüviyet kazandırıyor ama üniversite bunun farkında değil. Mesela Kötekli'deki mekânlarda, öğrenci ile sohbet ettiğini gördüğünüz ben ve Prof. Dr. Alaattin Karaca hocadan başkasını göremezsiniz. İkimiz, öğrenci ile ders dışı zamanlarda da beraber olup akademik, edebî ve sanatsal sohbetler yapıyoruz. Üniversiteden 20-25 akademisyen Kötekli'de bizim yaptığımızı yapsa, gençlerin tuzaklara düşme oranı düşer.

KÜLTÜR MERKEZİ PROJESİ

Önceki müftümüz Abdurrahman Koçak, üniversite gençlerinin istismarı konusunda çok hassastı. Caminin yapılması, kız yurdu, Saadet Hanım Konağı'nda Çarşamba sohbetleri, Diyanet Kitabevi'nin açılması, Şahidî Evi sohbetleri ve kampüse bir kültür merkezi yapılması konusunda çok gayret sarf etti ve kültür merkezi hariç, diğer konularda başarılı oldu. Kız yurdunda 500 kadar kız barındırılarak, onlara rahat edecekleri bir ortam sağlandı. Saadet Hanım Konağında her Çarşamba bir üniversite hocası öğrenciler ve halkla sohbet etti. Şahidî Evi'nde Mesnevi sohbetleri yaptık. Kitabevi ile bir kültürel hareketlilik başlatmak istiyorduk; fakat olmadı. En ümitli olduğumuz proje de Kültür Merkezi idi. Bu Kültür Merkezi 500 metre karelik bir alanda 200 metre karelik bir kapalı alan şeklinde çizilmişti. Alaatin Bey, Adnan Çevik Bey ve ben projeyi her aşamada kontrol etmiştik. Çizimleri 2017'de yapıldı ve dönemin rektörüne sunuldu.

İş çıkmadı.

Sonraki dönemde tekrar sunuldu; gene iş çıkmadı. O güzelim proje hayallerde çizimlerde kaldı. Oysa bu proje çizilseydi, o merkezde öğrencilerin entelektüel çabaları ve kendilerini ispatlama imkanlarıyla, nitelikli bir entelektüel olmalarının ilk adımları atılacaktı.

Olmadı!...

Olamadı!...

Oldurulmadı!...

Ama üniversite gençliği de bilim sükunetinde durulmadı...

2 ay içinde 2 kızımız katledildi. Bu kızlarımızın katledilme ortamını hep beraber biz hazırladık!... Üniversitesiyle, yerel yönetimlerle, esnafla ve halkla biz!...

Felaket "Geliyorum" dedi; kulaklarımızı tıkadık...

Böyle olmamalıydı ve bundan sonra da böyle olmamalı ama durum hiç de bunu göstermiyor ve felaketlere gebe bir sosyal zeminde yaşadığımızın farkında değiliz.

Gençlere güvendiğimizi ve kendi çapında bir şeyler yapacağı entelektüel ortamlar hazırlamazsak, kızlarımız da erkeklerimizde daha çoook istismar edilir ve daha çoook umutlar yok edilir.

Benden söylemesi ey azizler!...

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu
Powered by BilgiSoft