Gültekin Akça

Gültekin Akça

Görüş

Suyumuza Sahip Çıkalım!

Eklenme : 2.04.2021 00:00:00
Görüntülenme: 360

Su, yaşam kaynağımızdır. Canlılar için zorunlu bir ihtiyaç olan su, yakın zamana kadar önemi fazlaca bilinmeyen bir şeydi.

Ancak, özellikle küresel ısınma ile beraber yaşanan iklim değişiklikleri, yağış rejimindeki düzensizlikler ve dolayısı ile de yağış miktarlarının eskiye oranla ciddi şekilde azalması ve özellikle şehirleşme ile beraber yaşanan su sıkıntısı gerek bizlerin ve gerekse kurumların suyu önemsemesine neden oldu. Gelecek hafta ülkemizde ilk kez Sayın Cumhurbaşkanımız himayelerinde 1. Su Şurası toplanacak.

Birleşmiş Milletler raporuna göre dünyada çok ciddi oranda bir nüfus sağlıklı içme suyuna erişim sıkıntısı çekmektedir. Esasen, dinimizde ve kültürümüzde su hayrı önemli bir yer teşkil etmektedir. Geçmişte atalarımızın suya ilişkin birçok yatırımına halen şahit olmaktayız. Ancak, günümüzde özellikle Afrika ülkelerinde yaşanan su sıkıntısı sebebi ile ülkemizde birçok sivil toplum örgütü Afrika'da sağlıklı içme suyu kuyusu kazmak için uğraş vermektedir.

Son yıllarda ilimizdeki yağış rejimi sebebi ile Muğlalılar da, Muğla'ya dair anılarını anlatırlarken "Bizim çocukluğumuzda Muğla'ya günlerce hiç durmadan yağmur yağardı" şeklinde anlatmaya başladılar.

Artık, üç büyük şehir olan İstanbul, Ankara ve İzmir'deki barajların doluluk oranı ana haber bültenlerinin konusunu oluşturmaktadır.

Geçmişte her belediyenin ya da muhtarlığın kendi yetki ve sorumluluğunda olan içme suyu, bugün devletçe bütüncül olarak ele alınır olmuştur. Ankara, DSİ Genel Müdürlüğü kanalı ile Türkiye'deki yetki alanı kapsamındaki sular ile ilgili çalışma yaparken, büyükşehir belediyeleri de, bünyelerinde kurdukları genel müdürlükler ile yetkileri kapsamında sularla ilgili çalışmalar yapmaktadırlar.

Özellikle 03 Kasım 2002'den sonra gerek ülke genelinde ve gerekse ilimizde suya önemli yatırımlar yapıldı. Muğla'da başta Ak Köprü Barajı olmak üzere birçok baraj faaliyete geçti. Bu barajların bir kısmı içme suyu ihtiyacını da karşılarken, bu barajlarla önemli bir tarım toprağı da suyla buluşturuldu.

Bunun yanında Türkiye'deki su sıkıntılarının en büyük sebeplerinden birisi de içme suyuna zamanında gerekli olan yatırımların yapılmamasıdır. Zamanında yeterli ve gerekli yatırımların yapılmaması şebekelerde ciddi su kaçaklarına sebebiyet vermektedir. Türkiye'de şebekelerdeki kaçak oranının %40-50'lilerde olduğu tespiti yapılmaktadır ki, bu gerçekten korkunç bir durumdur. Zira, bu hem boşa giden su, hem boşa giden emek, hem de boşa giden para demektir.

Maalesef bugün Muğla/Menteşe'de de Muğla Belediyesi'nce zamanında içme suyuna yapılmayan yatırımların sıkıntısı yaşanmaktadır. Oysa, bir belediyenin en önemli görevi zamanında gerekli yatırımı yapmasıdır.

Ak Parti Hükümeti siyasi ayrım yapmaksızın gerek Bodrum'un ve gerekse Milas'ın içme suyu sorunu için gerekli yatırımları yapmıştır. Bugün bu iki ilçemiz için yakın zamanda içme suyu sorunu gözükmemektedir.

Bunun yanında, Muğla Menteşe'yi de içine alan Sandras İçme Suyu Projesi ise start almış olup bu projede Türkiye'nin içme suyuna ilişkin en büyük projelerinden birisidir.

Kısacası, su hayatsa; hayatımıza sahip çıkalım.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft