İsmail Zorba

İsmail Zorba

SÖZÜN EŞİĞİNDEN
İsmail Zorba'nın ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Söz Verdik Kütüphanelere

Eklenme : 25.01.2022 00:00:00
Görüntülenme: 624

 "Kütüphaneler taptaze sürgünler katmalı hayatımıza. Evdeki televizyon, elimizin altındaki cep telefonu kadar olmasa bile bize farkındalık katacak bir seçeneğimiz olmalı. Son sözü ünlü yazar İtalo Calvino'ya bırakalım: "Büyük bir kütüphaneden başka neresi sana sığınak olabilir."

Kütüphaneler bir milletin medeniyet önemli medeniyet ölçütlerinden biridir. Kütüphaneler sadece kitapların bir arada bulunduğu bir mekan değildir. Kütüphaneler toplumsal yazılı belleğimizin kayıtlı tutanaklarıdır. Kütüphaneler okul hatta akademidir. Araştıran, sorgulayan, üreten bireylerin hayat kaynaklarıdır. Bir toplumun diriliş köprüleridir kütüphaneler.

Çocuklarımızı nasıl okula kaydettirip eğitim hayatında belli aşamalar göstermesini, gelişmesini bekliyorsak her çocuğun bireysel gelişiminde, ufukların ötesini görmesinde hatta kendini keşfetmesinde kütüphanelerin vazgeçilmez bir yeri vardır.

Evladımızı eğlenmesi, sosyal gelişimi sağlaması için nasıl her türlü gelişim merkezine götürüyorsak kütüphaneleri de ikinci adresleri yapmalıyız. Okumak insani gelişimimizin tek kaynağıdır. Kütüphanelerimize çok önemli yatırımlar yapılmakta. Kütüphanelerimiz zamanımıza uygun değişimler yaşamakta. Çocuklarımız kütüphanelere ana amacı olan okumanın dışında izlemeye, dinlemeye, oryantasyona dayalı bölümlerle çok fonksiyonlu bir değişimle ulaşmaktalar.

Muğla'mızda tarihi bir binada ev sahipliğini sevecen, güler yüzlü, zarif bir hanımefendi olan Pınar Dengiz ve mesai arkadaşlarının yaptığı bir kütüphanemiz var. Kütüphanemiz Konakaltı'nda tarihi bir mekanın doğal güzelliklerle dolu bir ikliminde her gelen okuruna huzur veriyor.

Pınar hanımla tanıştığımız andan itibaren kütüphaneyi nasıl daha işlevsel hâle getirebiliriz, evlatlarımız için kütüphanenin bir çekim merkezi hâline gelmesi için neler yapılabilir diyerek durmadan araştırmalar yapıyor. Ve gittikçe artan etkinlikleriyle Hoca Mustafa Efendi Halk Kütüphanesi sadece çocuklar, gençler için değil Muğlalılar için çekim merkezi hâline geliyor.

Pınar hanımı ziyaretlerimin birinde gençlerle yazarlarımızı, sanatçılarımızı buluşturmak için neler yapabiliriz diye konuşurken ayda bir yazarlarla söyleşiler yapalım. Ve gençlerimizi bu söyleşiler vesilesiyle okumadan yazmaya, dinlemeden konuşmaya gelişimleri sağlayacak çalışmalar yürütelim diye düşündük.

Öncelikle şehrimizin seçkin yerel yazarlarıyla bir araya gelmeyi planladık. Eylül ayından bu zamana her ay bir ay yazarımızı gençlerle hafta sonları buluşturduk. Gençler bu söyleşilerde sadece dinleyici konumunda olmadılar. Sorular yönelttiler, fikirlerini ortaya koydular ve kendi eserlerinden örnekler okudular. İnanın her söyleşi sonrasında gençlerimizin gözünde gördüğümüz ışığın ve mutluluğun değeri tarif edilemez. Bu söyleşilerin düzenlenmesinde benim ve Pınar hanımın dışında Ziya  Karabulut, Nail Ongun, Sadettin Özbek gibi şehrimizin münevverleri büyük destek gösterdiler.

Ekim ayında ilk konuğumuz Yatağanlı eğitimci yazarımız İdris Özler'di. İdris Özler ile  "Öylesine Yazılar" kitabı üzerine söyleştik. Kasım ayı konuğumuz eğitimci yazarımız Münevver Ongun'du. Yazarın "İşte Bu Bizim Hikâyemiz" ve "Ares" kitapları gençlerle buluştu. Aralık ayında konuğumuz eğitimci Ziya Karabulut'tu. Konumuz "Yunus Dilince Hâlleşmekti. Ve Şubat ayı konuğumuz akademisyen şair Dr. Fahri Kaplan'dı. Diğer şiir kitaplarının yanında şairin "İnce Hatıra" şiir kitabı üzerine söyleştik.

Kütüphane ayda bir kere cumartesileri bizlerin ve gençlerin yenilendikleri, hâllendikleri ve her söyleşi sonunda büyük zenginlikler elde ettikleri bir yuva hâline geldi. Kütüphanemizin fiziksel şartlarına uygun sayıda bir topluluğumuz oluştu zamanla. Muğla Şehit Altuğ Pek Anadolu Lisesi'nden, Sosyal Bilimler Lisesi'nden gençlerimiz çekirdek kadroyu meydan getirdiler. Öğretmen arkadaşların yanı sıra erken doğanlar, üniversiteli gençler de topluluğumuza katıldılar.

Aşktan, hayattan, okumaktan, şiirden, romandan, hikâyeden, sevgiden, umuttan ve en önemlisi insanı aziz kılan tüm güzellikleri konuştuk, yaşadık, paylaştık. Salgın koşullarına en azami derece dikkat ettik.

Pınar hanım her konuğunu sadece güler yüzü ile değil çay ve ikramıyla muhteşem bir ve sahipliğinde ağırladı. Kütüphane çalışanlarının bu ziyaretlerimizde yaşadığı mutluluk gözlerinden okunuyordu. Her halükarda

kütüphanede geçirdiğimiz iki saatlik zaman bizi kuşatan salgından, monotonluktan çıkarıp nefes almamızı, kendimize gelmemizi sağladı.

Kütüphaneler taptaze sürgünler katmalı hayatımıza. Evdeki televizyon, elimizin altındaki cep telefonu kadar olmasa bile bize farkındalık katacak bir seçeneğimiz olmalı. Son sözü ünlü yazar İtalo Calvino'ya bırakalım: "Büyük bir kütüphaneden başka neresi sana sığınak olabilir."

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft