İsmail Zorba

İsmail Zorba

SÖZÜN EŞİĞİNDEN
İsmail Zorba'nın ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Söz Kahvenin!.

Eklenme : 7.12.2021 00:00:00
Görüntülenme: 274

"Acaba kahveye söz verdiğimizde kahve insanımızda "Gönül ne kahve ister ne kahvehane / Gönül muhabbet ister kahve bahane" dedirtecek güzellikler yaşatabiliyor mu? Kahve demince insanımız da demleniyor mu? Kahve eşliğinde yapılan sohbetler hâlâ ince medeniyetimizin hatlarında yapılıyor mu? Yoksa kahve de yazık hâl lisanını kaybetmiş, lâl olmuş insanlara hiçbir şey veremeyen sadece bir içecekten mi ibaret kalmış."

Günler arasında dolaşıyorum. Her bir gün bize insana, hayata dair farkındalıklarımızı hatırlatıyor. Ya da insana insan olma hasletlerini hatırlatıyor. Engelliler Günü, Kadınlar Günü, Anneler Günü, Diyabet Günü, İyilik Günü, Çocuklar Günü, Hoşgörü Günü derken günlere ait liste uzadıkça uzuyor. Bu listede bir gün özellikle dikkatimi çekiyor, beni gülümsetiyor: "Dünya Kahve Günü." Tarihi, ayı, yılı önem arz etmiyor benim için. Günlerin isimlerinde var olan belki bugün kaybettiğimiz hasletlerimiz listeleniyor belki. Her bir gün bir insana dokunsa yaşama aktaracağımız ve gönüllerde kuracağımız köprüler neleri değiştirecek ömrümüzde? Bir düşünelim.

Her bir günün kendi adına söz aldığını düşünelim. Ona bir savunma yaptıralım. Yargılayan, yargılanan insan sonuçta. Bir güne sığdırmak  mümkün değil elbet güne dair kutlamaları. Ben kutlamaktan, anmaktan çok hatırlamak kelimesi üzerinden hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bugün "Söz Kahvenin" deyip, kahveye söz hakkı verilmesini istiyorum. Kahve kelimesi medeniyetimizde önemli yeri olan bir kültürü, bir yaşam biçimini akla getiriyor. Kahve kültürü derken kahvehanelerden, evlere kahvenin bir araya getirdiği insanlardan ve kahvenin yaşattığı sohbet kültüründen dem vurmak istiyorum.

Hayatımızda nezaketin, hitabetin, saygının, keyfin belirlediği ritülleri beraberinde yaşatan kahve kültürünün "insana" dokunan güzelliklerini hatırlatmakla başlayalım. Her milletin yaşamında kahvenin yarattığı farklı dokunuşlar var elbet. Kahvenin çıkış noktası Habeşistan. Kahve sadece bir içecek olarak yayılmamış dünyaya. Habeşistan'dan Arabistan'a ve dünyaya aheste adımlarla ilerliyor. Ve nüfuz bulduğu yerlerde kalıcı bir kültür oluşturuyor. Ve sözü kahveye verdiğimizde bize insana dair neler söyleyecek neler? Kim bilir?

İlk adım sabır, tevekkül, saygı. Kahvenin yarattığı ve yaşattığı kültürde kahvenin ham çekirdek hâlinden kavruluşuna, öğütülüşüne, pişirilmesine ve insana ulaşmasına kadar haddeden geçen nezaket sabrınca tevekkül ediliyor. Her bir adımında saygı var. Kahvenin saygınlığı insanın saygınlığıyla eş değer. Kahvenin sadece her millete göre değil bulunduğu toplumların yöresel farklılıklarına göre de değişimlere uğradığını söyleyebiliriz.

Sözü kahveye verdiğimizde niçin hayatımızda bu kadar vazgeçilmez bir yerde olduğunu hatta neden bir tiryakilik yarattığını sorduğumuzda kahve, her şeyin insanda başladığını insanda bittiğini söyler. Evet insana kendini özel hissettiren ve küçücük bir sohbet ortamından büyük meclislerin kahve fasıllarına kadar kahvenin sözle birlikteliğini yadsıyamayız. Her ne olursa kahveden dem vurulur. Bir fincan kahvenin kırk yıllık hatırında insanı dinlemenin, onu özel kılmanın, onunla yapılan sohbetlerin hayatımıza kattığı güzelliklerden, etkilerden bahis açar söz sahibi kahve.

Kahve deminde insan olgunlaşma adımlarını birebir atar. Hamdım, piştim, oldum demlerinde kahve gibi insan da sözde demlenir. Kahve eşliğinde kahvenin sohbeti insanı olgunlaştırır. Kahve, insanı sıradan olmaktan korur, himayesine alır. Ötekileşmekten kurtarır. Herkes kahve meclisinde eşitlenir. Kahve meclisleri, kahve günleri, kahve kulüpleri derken evlerde fiskos masası etrafında kahve köşesine dönüştürülen kahveye ait alanlarda kahve ve insan buluşur.

Hayatımızın gündelik rutininde kendimizi unuttuğumuz anlarda kahveyi asla unutmuyoruz. Kafeinli mi, kafeinsiz mi her ne olursa olsun bütün kahve çeşitleri arasında "Türk Kahvesi" söz almak istiyor. Türk kahvesi Türk'ün kendi medeniyetinde ince bir hat oluşturuyor. Bir fincan kahvenin eşliğinde kahve güzelleri seyran eyliyor. Lokumdan gülsularına, çikolatalara kahvenin hanedanı gözler önüne seriliyor. Kahvenin nazeninliği değdiği her noktada bir seçkinlik yaratıyor.

Türk kahvesi pişiriminden sunumuna ve içimine kendine ait bir hayata sahip. Kahvenin Türk kültürüne büyük saygısı var. Çünkü kahvenin medeniyet buluşmalarında Türklüğün önemli hizmetleri var. Kahve fethin çocuklarınca sabrı, saygıyı, sevgiyi, aşkı, hoşgörüyü paylaşmış insanlarla. Şehirden kasabaya köye hatta göçerlere kadar zerre zerre Türklüğün bünyesinde vazgeçilmez bir yere sahip olmuş kahve.

Kahve sohbetleri bazen bir uyanış bazen bir diriliş bazen de kurtuluşun habercisi olmuş. Kahvehaneler ise toplumun dayanışma merkezleri olmuş. Tarihî kahvelerin kültüre, sanata dokunuşları nice hikâyeleri barındırıyor. Ve kahve Türk'ün engin sevgisinin, paylaşımının bir göstergesi durumunda. Hanemize gelen misafirlere sunulan bir fincan kahve onlara gösterdiğimiz ihtimamın, özenin de bir yansıması. Tanrı misafirini evin bereketi olarak kabul eden kültürümüzde kahvenin ne kadar saygın bir yerde  olduğunu anlayabiliriz.

Gelelim kahve âşıklarına. Kahve yolculuğunda kahveden vazgeçemeyenlere. Bunlara kahve fanatikleri diyebilir miyiz? Belki. Ama kahvenin ruhlara sirayeti tiryakilikle eşlenebilir. Kahvenin yasaklandığı dönemlerde kahve uğruna verilen canlarda bir direniş var mıdır? Zaman zaman dünya ekonomisinde petrolle pahalılıkta cenge duran kahve zirvesinden herkesin gözdeliğine kahve vazgeçilmezlerimiz arasındadır.

Kahveden kahvehanelere, kahve sohbetlere yol aldığımızda siyasetten sanata sözün hakkını elinde bulunduran kahve dönemlerin değişiminde insana hangi rolleri dağıtmıştır kim bilir? Kahve eşliğinde dünyayı kurtaranlar neler düşündü; bunda kahvenin etkisi neydi?

Bugün kahvehanelere bakıyorum, kahve içilirken yapılan sohbetlere bakıyorum. Hâl lisanı hayatta mı diye düşünüyorum. Acaba kahveye söz verdiğimizde kahve insanımızda "Gönül ne kahve ister ne kahvehane / Gönül muhabbet ister kahve bahane" dedirtecek güzellikler yaşatabiliyor mu? Kahve demince insanımız da demleniyor mu? Kahve eşliğinde yapılan sohbetler hâlâ ince medeniyetimizin hatlarında yapılıyor mu? Yoksa kahve de yazık hâl lisanını kaybetmiş, lâl olmuş insanlara hiçbir şey veremeyen sadece bir içecekten mi ibaret kalmış.

Umarım kahve geçmişte olduğu gibi bugünde insana dair, insanın güzelliklerinde ve sözünde sohbetlere eşlik etsin. İnsanın insanlığını unuttuğu, insanı kaybettiği sadece benliğin her türlü kayboluşuna tanıklık edecek konuşmalara tanıklık etsin. Sözü kahveye verelim. Kahve hep güzellikler yaşatsın, güzele söylesin, güzel nasihatler etsin. İnsanlar Kahve dostluklarının verdiği hatırı hatırlasınlar, hâl dilince anlaşsınlar, yaşasınlar. Kahve âşıklarının sözlerine yansıyan kahveli sözlere, kahveli türkülere, kahveli yaşamlara dönsünler..

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft