Hayati Nizamoğlu

Hayati Nizamoğlu

GÜNDEM
Hayati Nizamoğlu ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Olay Böyle Başladı

Eklenme : 23.06.2022 09:17:00
Görüntülenme: 386

Kurşunlu Cami'ye ne oldu? Kapandı mı?

16 Eylül 2021 günkü yazım.

Bu kadar uzun zamanda tamir oluyorsa bunun bir sebebi olmalı, cemaat dağıldı. Müftülerimizin yüzünü göremiyoruz. Bu inşaat neden gecikti diye soracak adam aradık. Birileri dedi ki bu yerde iki tane müftülük makamı var.  Bu memlekette vali ve kaymakam da var. Büyükşehir belediye başkanını saymıyorum. Çünkü iyi biliyorum. Kendisi Rotary Kulübü asil üyesidir. Menteşe Belediye Başkanı tertemiz köylü çocuğudur. Kurşunlu Cami meydanında yapılan yenileme için, meydanin etrafına çekilen perdede onun resmi asıldı. Ustasından gördüğü gibi, nerde bir yol çalışması varsa reisin resmi evvela oraya asılır.

Ben Bahattin Bey'i eleştirmiyorum. Teknik adamdır. Perşembe pazarı çatısı fevkaladedir. Oradaki esnafta değişti. Temizlik taze ve ucuz sebze rekabeti içindeler. Gönül diyor ki keşke bu esnaf için soğutucu imkanı da olsa diyorum.

Kurşunlu camideki belediye hizmetinde, cami ile meydan sınırında bir ayak merdiven 4 ayak olmuş. Caminin tamiri konusu sözü nerelere götürdü görüyorsunuz. Özetlenirse şunu anlatmak istiyorum. Vakıflar kurumu fes edilmeli, vakıf adı ile özel bir devlet görüntüsü veriyor. Aynen Türk Hava Kurumu gibidir. Ne yaptığını bilmiyor. Kurşunlu camii tamir edilecek ise bunu bizim vilayetimizde zengin olan köy çocukları var. İlimizde zengin olan Denizli ve Karadeniz çocukları var. Bunlar yaparlardı. Ne lüzumu var kimliğini kaybeden kuruluşlara. bu gibi hayır işlerini yapan örnek olan isimler var.

Bunlardan Hayri Baş Pazar camisini tamir ettirdi. Sarraf Halil İbrahim, Kurşunlu Camiini tamir ettirdi. Sevgili dost Çerkezoğlu da hep vardır. Şu anda Kurşunlu Camiinin tamirini Sarraf Mehmet üstlenebilirdi. Başka da çok samimi olan dostlarımız; belediyeden cami yapılacak arsa talep ettiler.  Hala bekleyen sayın Mehmet Dereli'den utanır oldum. Söz açılmışken eski müftü beyi ziyaret ettik. Organizeyi ben yaptım. Şöyle düşünmüştüm. Sayın müftümüz iadeyi ziyaret ederse (ki hep böyle olmuştur) ses getiren isimler, hem de kurşunlu camii cemaatinden olsun.

Bu üç kişi kimlerdi;

1- Muğla siyasetinde 12 sene iktidar partisinin merkez ilçe başkanı ve İl genel meclisi üyeliği yapan, ülkede ilk defa sola karşı bir gazeteyi yaşatan Hacı Hüseyin Nizamoğlu.

2- Muğla da terzilikten, devamla büyük mağazalar açan, çocuklarını adam gibi yetiştiren merhum Mehmet Yalı'nın oğlu, Kurşunlu Camii müdavimi ve büyük kariyer sahibi Erdal Yalın.

3- Tahsin Boyacı (Helvacı Tahsin) ana tarafı Topallar'dan, baba tarafı dürüstlüğü ile ün yapmış bir aile olan Boyacı namlı ailedir. Tahsin usta Muğla'da ve yörede, Denizli hariç ün yapmış helvacıdır. Kurşunlu Camiinin müdavimidir. Yani bizler bundan önceki Abdurrahman hocanın devamını bekliyorduk.

Bu görüşle, kendisinden Kurşunlu Camii inşaat hakkında bilgi isteyecektik yanılmışız. Bu yüzden Menteşe Müftüsünü ziyaret etmeye gerekli görmedik.

Bu yazım ses getirirse, daha çok söyleyeceklerim olacak. Sözde %99 Müslümanız.  Bu durumda elbette cemaat dağılır.

Muğla İl Müftüsü Yenilendi, Hoş Geldiniz Yaşar Çapcı Beyefendi

16 Eylül 2021 günü Kurşunlu Camii hakkında yazdığım yazıda özellikle o günün Muğla Müftüsü'nün bize cevap vermeyişinden üzülerek bahsetmiştim. Aynı yazımda bir evvel ki müftümüz olan Abdurrahman Beyin halkla ilişkilerini örnek alarak yazmıştım. Aradan epey zaman geçince benim işyerime gülen ve nur yüzlü bir beyefendi geldi ve kendisini Muğla Müftüsü olduğunu söyleyerek elindeki kitap paketini bana verdi. Ben düşündüm: Benim eleştirdiğim müftü bu sayın kişi olamaz. Dolayısıyla o zaman ki müftünün başka yere tayini olduğunu ve yerine gelenin beni ziyaret eden Sayın Yaşar Çapcı Beyefendi olduğunu öğrenince; sanki yıllarca tanışıyoruz gibi konuştuk. Ama nasıl konuşma, ben diyorum ki Muğla'yı masonlar sardı. Yerli halktan camiye giden pek az. Bir cenaze varsa cenazeye gelenler camiye girmeyip avlusunda toplanıyorlar. Ezan okunurken hiç ciddiyet göstermiyorlar. Ölenin varlık veya bir makam hüviyeti varsa çelenkler çiçek bahçesi gibi oluyor. Eskiden maaş almayan din adamları, yanlışları hep söyleme yetkileri vardı. Bu günkü din adamları devlet memuru olunca mı böyle oldu? Gibi suallerime anında tatmin edici cevaplar veriyordu. Konuşmalar bizi gerilere götürdü. 1965 ile 1973 tarihi arasında Muğla Büyükşehir değilken, belediye reisi Haluk Özsoy iken, Haldun Menteşeoğlu imar bakanı iken, Hüseyin Nizamoğlu il genel meclisi üyesi iken, bugünkü müftülük kompleksi inşa edildi. Arsayı belediye metrekaresini bir kuruştan Diyanet'e sattı. Binalar ve camii yapılırken Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç Muğla'ya gelmişti. Temel atılışında Vali, Jandarma komutanı, emniyet müdürü, belediye başkanı ve milletvekilleri ile bakanlar orada idi. O tarihteki havayı şimdi de yaşıyor muyuz diyorum.

Sayın Müftümüze, bizlerin ziyarete gitmesi ve hoş geldiniz dememiz gerekirken kendileri bize geldi.

Hoş geldiniz hayırlar getirdiniz. Allah yardımcınız olacak inşallah.

 

SONRAKİ yazı
{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft