İdris Koç

İdris Koç

BAY PROTOKOL
İdris Koç'un ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Müdür, Müdür Müdür? - 2

Eklenme : 20.5.2020 00:13:00
Görüntülenme: 1493

Geçen hafta yönetimde ve kurumsal ilişkilerde yönetici davranışlarından hareketle "Müdür, müdür müdür?" diye sormuş ve başarılı yöneticilerin özelliklerini paylaştık. Ülkemizde yönetim kültürünün olumsuz şekillendiği ve buna bağlı olarak da her yerde birçok sorunun yaşandığı hepimizin malumu. Kariyer basamağının en üst noktalarında yöneticilik yapan ve isminin önünde uzun uzun unvanlar bulunan bazı kişilerin, kariyerleriyle hiç bağdaşmayan basit hatalar ile koltuklarından olmasının örneklerine son günlerde hepimiz şahit olduk. Bu nedenle bugün de başarısız yöneticilerin özelliklerinden bahsedelim.

Başarısız yönetici, liderlik yeteneği ve temsil gücü olmayan ya da yetersiz olan, genellikle birilerinin referansıyla koltuğa oturan kişidir. Bu yönetici, bilgi ve tecrübesi ile değil, "arkası" sağlam olan yöneticidir. Bu nedenle her fırsatta alın teriyle buralara geldiğini söylemekten geri kalmaz.

Başarısız yönetici, klasik yönetim anlayışını benimser. Çalışanlarını talimatla yönetmeye çalışır. Kuruma mekanik ilişkiler hakimdir, duygulara yer yoktur. Örneğin, eşi doğum için hastaneye kaldırılan personeline "Sen mi doğuracaksın?" diyecek kadar duygusuzdur. Onun için önemli olan herkesin işinin başında olması ve mesainin sorunsuz(!) olarak tamamlanmasıdır. İnsani durumlar görmezden gelinir.

Başarısız yönetici, kurumu bağırarak ve hakaret ederek yönetir. Personelinin kendisinden daha fazla bilgi ve deneyim sahibi olmasına asla tahammül edemez. Bilen ve emekliliği gelen personel, onun için tehlikeli personeldir. Bağırma ve hakaret sonuç vermezse tehdit eder.

Başarısız yönetici, profesyonellikten uzak davranışlar sergiler. Acil durumlarda nasıl hareket edileceği konusunda fikri yoktur; kararlarını ve uygulamalarını hep bir üst yöneticinin adını kullanarak açıklar. Kurumda kargaşa ve panik havası estirir. Onun kurumsal organizasyonu, görev ve sorumluluklar ile merkezden gelen yazıların personele tebliğinden ibarettir. Amacı, olası bir olumsuzlukta sorumluluğu çalışana yükleyerek, "Ben herkese gerekli tebligatı yaptım." deyip kendisini sağlama almaktır.

Başarısız yönetici, bütün yetkileri kendisinde toplar. Kendi yönetim tarzını tek doğru olarak görür. Kurul ve komisyon çalışmalarından rahatsızdır. Ona göre yardımcıları hep yetersiz, personeli de hep tembeldir. Bütün iyi fikir ve eserler onundur. Bu nedenle başkasına ait başarıları ve projeleri  sahiplenmekten kaçınmaz. Başarı paylaşılmaz; "biz" değil, "ben" vardır. Onun için kimseye teşekkür etmez. 

Başarısız yöneticide söylem ve eylem örtüşmesi, empatik yaklaşım ve sağlıklı bir iletişim olmadığı için güven duygusu da yoktur. Kendisine bir teklifle gelen personeline ilk sorusu "ne?" veya "nasıl?" değil, "kim?"dir. Çünkü kimseye güvenmez. Herkes olağan şüphelidir ve bunun için kontrol altında tutulmalıdır.

Başarısız yönetici, sürekli olarak kurumsal yapı ve organizasyondaki olumsuzluklardan ve personelinden şikayet eder. Aslında çalışanlar da yöneticiden şikayetçidir. Kurumda karşılıklı bir güvensizlik ortamı ve sürekli bir mutsuzluk vardır. Kurumda asık yüzlerin de etkisiyle buz gibi bir hava hakimdir. Kuruma/iş yerine sevgisizlik ve iletişimsizlik kabusu çökmüştür.

Başarısız yönetici, takım olmayı ve dış rekabeti değil, iç rekabeti körükler. Herkesin birbirinin kurdu olduğu bir çalışma ortamı onun özlemidir. Tavşana kaç, tazıya tut diyerek kurum içi rekabet ve çatışmayı teşvik eder. Bu ortamda herkes maskeyle dolaşır, herkes birbirinin kurdudur. Yönetici de bu çatışmalardan beslenir. Çünkü yönetim, liderlik ve temsil konusundaki beceriksizlikleri saklamanın en kolay yolu, kurumda bir çatışma ortamı oluşturmaktır.

Başarısız yöneticinin döneminde başlar ayak, ayaklar baş olur. Liyakatin yerini yalakalık ve işgüzarlık alır. Hak edenler değil, hak yiyenler kazanır. Durumlarını meşrulaştırmak ve konumlarını sağlamlaştırmak için, üst yöneticilerle uyumlu görünmek; herkesten çok dürüst, herkesten çok vatansever ve herkesten çok dindar görünmek için gayret gösterilir.

Başarısız yönetici, mesleki ve sosyal olarak kendisini çok iyi yerde gördüğünden gelişim ve yenilenme gereği duymaz. Onun işten-güçten okumaya zamanı da yoktur. Meslekî eğitimleri ve kitap okumayı zaman kaybı olarak görür.

"Yiğidi öldür, ama hakkını teslim et." kabilinden onların hakkını da teslim etmemiz lazım: Ne hikmettir ki; başarısız yöneticilerin çoğu, kendisini üst yöneticilerine şirin göstermekte çok başarılıdır. Buna üst yöneticilerin çalışanlara karşı olan güvensizliği ve yöneticilere duyulan peşin güven de eklenenince, minareye kılıf uydurmak hiç de zor olmuyor.

Hak-hukuk bilen, talimatla değil, saygı ve güvenle yöneten; "Allah" dilinde değil, yüreğinde olan yöneticilerimizin sayılarının artması dileğiyle.

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu
Powered by BilgiSoft