Özcan Özgür

Özcan Özgür

ÖZGÜRCE
Özcan ÖZGÜR'ün ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Milletvekili, belediye başkanı değil, il başkanı adayı..!

Eklenme : 27.01.2021 00:00:00
Görüntülenme: 1913

AK PARTİ DE ADAYLAR ÇOĞALIYOR...

AK Parti Muğla İl Kongresi 5 gün sonra 1 Şubat Pazartesi günü yapılıyor.

AK Parti Muğla'da partisinin Genel Merkezi'nin adayı olduğunu söyleyen İl Başkanı Kadem Mete'nin tek başına adaylığında "tek liste" beklentisi ile sessiz sedasız, şaşkınlık ve söylentiler içinde kongreye giderken çarşı karıştı.

Çarşıyı karıştıran beklenmedik biçimde AK Parti'nin kurucu üyelerinden Süleyman Reyhan oldu. O'nun açtığı kapıdan Bodrum'dan "Sarıkeçili Obası"ndan, önce MHP'den sonra AK Parti'den Mumcular Belediye Başkanı olan Kazım Avcı "Bende varım" deyip, geçip geldi. Bir de dün AK Parti Milletvekili adaylarından Elvan Göçer'in adı ortaya atıldı. Bugün adaylığını açıklaması bekleniyor. Pazartesiye kadar adaylar çoğalacak gibi görünüyor...

Aslında Kadem Mete'nin karşısına çıkan ilk aday Türkiye Beyazay Derneği Muğla Başkanı Pınar Boyacı olmuştu. Dün "Kongrede çıkacak mısın?" diye sordum. "Gerek kalmadı. Ben o zaman 'adam çıkmazsa adayım' demiştim. Çıkan isimler kongre salonunda çıkmazlarsa, 30 imzaya bakar, ben çıkarım." dedi.

xx           xx           xx

Aslında Kazım Avcı da adaylığını bana 29.10.2020'de açıklamıştı. Araya bir şeyler girmiş o açıklamayı paylaşamamıştık. Antalya da, Muğla gibi turizm-tarım memleketi ve sosyolojileri hemen hemen aynı; yörükler ve turizm nedeniyle gelip yerleşenler, iş tutanlar vs... "Geçenlerde Dışişleri Bakanı ve Antalya Milletvekilimiz Sayın Mevlüt Çavuşoğlu'nun başdanışmanı ile sohbet ederken bunu hatırlatarak kendisine 'Peki Ak Parti'nin kuruluşundan bu yana Antalyalı olmayan bir il başkanınız oldu mu?' diye sordum. Cevap 'hayır' oldu." diyen Kazım Avcı şöyle anlatmıştı:

"Bizde ise bildiğim kadarıyla sadece Gültekin Akça oldu 1-2 yıl kadar. Efecim ben, 1863 nüfus sayımında Milas ve Bodrum ilçelerinde sayılan yörüklerin çocuğuyum. 1999 ve 2004 seçimlerinde Cumhur ittifakına CHP'yi de katarak seçilmiş bir belediye başkanı olarak diyorum ki: Muğla il başkanı veya milletvekili olacak kişi, hatta Muğla'da siyaset yapacak tüm kişiler (Ak Parti için söylüyorum) Pehlivanlığı sevecek, kacak güreşmeyecek, deve-boğa ve pehlivan güreşlerine gidecek. Cenaze, mevlüt gibi dînî gün/gecelere; Düğün dernek ve kutlamalara katılacak, Zeybek oynayabilecek. Muğlalı bu üç şeyi sever, böyle olanları, böyle yapanları sever. Bize Muğlalı başkan Muğlalı aday lazım. 'Van canavarı' Yalım Erez'den bu yana bunun böyle olduğunu Muğlalı sandıkta gösteriyor. Sürekli aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemek aptalların ya da 'sen, ben, bizim oğlan'cıların işidir. Aksi halde sittîn sene Osman Gürün giller seçim sonunda meydanda zurna çaldırıp Zeybek oynar haklı ve başarılı olarak."

xx           xx           xx

AK Parti Muğla İl Başkanı adayı Kazım Avcı o gün sohbeti "Ben, bugün iktidar ortağı olan MHP'den istifa ederek tam 1 yıl Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın parti kurmasını beklemiş ve zamanında gövdemi taşın altına koymuş birisiyim. Şimdi taşın altına elimi koymaktan çekinmem." diye noktalarken, neden "İl Başkanlığı?" soruma da şöyle yanıt vermişti:

"Kendimi Muğla, Muğlalılar için her türlü sadakatin, liyakatım, eğitimim ve karakterimle hazırladım. Muğla'da yaşayan herkes Muğlalıdır, bir tesbih gibi, tamam eyvallah ama tesbihin imamesi Muğla toprağından olmalıdır. Bunu herkesin bilmesini isterim. Kişisel ikbal ve koltuk peşinde değilim. 19 yıllık Ak Parti döneminde sadece Gültekin Akça Muğlalı il başkanı oldu. O da 1-2 yıl sonunda milletvekilliği için istifa etti. Ben, Reis'e olan sevgi ve sadakatim ve dava adamı olarak Muğla'da Ak Parti'nin toparlanması gerektiğine inanıyorum. Tek amacım da budur. Ne 2023'te milletvekilliği, ne de 2024'te belediye başkanlığı adaylığı için il başkanlığına aday değilim. Sağın kalesi Muğlamızda Ak Partinin aldığı seçim sonuçları kalbimizde sızı olsa da alnımızda yazı değildir. Muğlamızı, insanımızı tanımadan siyaset yapanların elleriyle toprağımızın çoraklaşmasına razı değiliz. Bütün mesele bundan ibaret."

Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi olan ve iyi derecede İngilizce, orta derece Arapça bilen Kazım Avcı yaptığı yazılı basın açıklamasında yukarıda benimle paylaştıklarının dışında "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile 2000 yılında ve henüz İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı olduğu sırada tanıştım ve birlikte yol yürüme sözü verdim. Sözümün gereği olarak, iktidar ortağı olan partim MHP'den istifa ettim ve Ak Partimizin kurulmasını bekledim. Türkiye'de Ak Partiye katılan ilk belediye başkanlarından oldum." ifadesinde bulundu.

Dün "Kararlı mısın?" diye sordum. "Sayın Cumhurbaşkanım çekil demezse elbette kararlıyım" dedi... Bakalım adaylığı kabul edilir de kendi "tarifine uygun" AK Parti'nin ilk Muğlalı il başkanı olur mu?

xx           xx           xx

AYÇİN EVGEÇ DALGIÇ, İYİ PARTİ'DEN NEDEN GİTTİ GELDİ?

İYİ Parti'nin son yerel seçimde Menteşe Belediye Başkanı adayı Ayçin Evgeç Dalgıç partisinden istifa etmiş, haberimiz olmamış. "Kol kırılır yen içinde kalır" anlayışı ile paylaşmak istememiş. Saygı duyulur...

İYİ Parti'de yaşanan "Ümit Özdağ vakası"na bağlı olarak Muğla İl Başkanı İncilay Gezgin Şekardağ'ın yönetiminin boşaltılması sonucu İl Başkanlığı'nın düşürüldüğü sırada Dalgıç da partisine geri döndü. Ancak "Kol kırılır yen içinde kalır" düsturu burada işlemedi. Sayın Dalkılıç neden gittiğini tam olarak anlatmasa da neden geri döndüğü ile ilgili sosyal medya paylaşımları da biraz manidar oldu... İl yönetimini boşaltanların istifalarını tebriki ile dönüşünün zamanlaması ve gerekçeleri de "Ayçin Evgeç Dalgıç il başkanı mı oluyor?" sorularına neden oldu. Belki kendisinin de istemediği algılara yolaçtı.. Ki söylemleri beni de şaşırtmıştı..

Tabi biz de objektif gazeteciliğin gereği kendisine konulara açıklık getirmesi fırsatı verdik.

Açıklamasında "Merak edip, şaşırdığınız husus ve sorularınıza kısa cevap vereceğim. Kendi köşenizde yazacağınız için şimdiden teşekkür ederim. Geri dönüş için manidar bulduğunuz zamanlama benim için de manidardır. Tahmin edeceğiniz gibi bu il başkanı olma hevesi ya da beklentisi değildir." diyen Ayçin Evgeç Dalgıç şu ifadelerde bulundu:

"Böyle bir niyet, hedef önceden olmalı ki umut doğsun. Ki öyle olsaydı zaten istifa etmez, bu doğrultuda çalışır kongrede aday olurdum. Sadece il teşkilatının kapısından gönül rahatlığı ile girme umudum doğmuştur. Dönüşüm daha demokrat ve kararlarda il yönetiminin de olacağı umudu doğduğu içindir. Aynı gerekçe ve memnuniyetsizlikten şikayet edip, güveni ve kalbi kırılıp giden o kadar üye var ki. Kimisi dönmeye başlamış, kimisinin de dönebileceğini tahmin ediyorum. Şimdi biat kültürünü reddedenlerin kendi başlattıkları, uzlaştırıcı ve kucaklayıcı olmaktan çok uzak, yine en önemlisi makam benim, benim dediğim doğru diyen, şeffaflıktan uzak, çözüm üretip partiye ivme kazandıracak çabadan uzak, duygusal bir yönetim, idare şeklinin ortadan kalkması dönüşlerde en önemli etken bence."

Şimdi burada "biat kültürünü reddedenlerin kendi başlattıkları" derken, "Bu ifadenin odağındaki İncilay Gezgin Şekerdağ mı?" diye sormak mümkün, ama sadece yeni cevap hakları doğurmuş oluruz...

xx           xx           xx

Ayçin Evgeç Dalgıç "Başkanlıktan düşürülmenin parti içi demokrasi ile nasıl açıklanabileceği" soruma da "Sorunuzun muhatabı ben değil, istifa eden üyelerdir." yanıtı verirken, "Fakat bende bir tahminde bulunayım. Sizin de yazınızın başında haklı olabilirler diye belirttiğiniz; başına buyrukluk, genel merkezi dinlememek gerekçelerinden olsa gerek." diyerek şöyle devam etti:

"İstişare yapılmadan alınan şahsi karar anlamında tepkilerini gösterdiler herhalde diye düşünüyorum. Bu ve buna benzer, daha öncede yönetim kuruluna danışmadan alınan kararlar yaşanan realitede olduğu için (aday belirleme gibi) son durumda da son damla olmuştur. İşte tam da bu gerekçeler ve hususlar, parti içi demokrasinin işlemediği, işletilmediği ile ilgili sorunuzun yeterli yanıtıdır sanırım."

İl Başkanlığı konusunda "İYİ'ler kervanına kaldığım yerden yeni il başkanı olarak değil, en baştan üye olarak başladığım yerden katılıyorum." diyen Ayçin Evgeç Dalgıç, daha önceki istifası ile ilgili de "Ben 11.09.2019 da istifa ettim. Diğer husus; giderken dilekçe vermeme gerek kalmadığındandır." diyerek şöyle anlattı:

"Gerekçemi yazdığım dilekçedeki isnatlarım anında grupta engellenerek okunmasına bile müsaade edilmedi. Kendi varlıklarının devamı için doğaldır. Seçmene gerekçeleri yansıtmamak için Allaha ısmarladık bile demedim. Seçmene açıklamadığım gerekçelerim: Kendime ve partime saygımdandır; Hâlâ parti içi disiplinini gözetmemden 3. Parti içinde olan meseleyi kırgınlığı aile içi mesele gibi görüp, mahremiyetini korumak istememdendir; Ve başkanlık makamını (makam olarak) partimin genel anlamda zarar görmesini istemediğimden ve seçmenin algısını bozmamak adınadır. Zaten istifamı e devlet üzerinden yapmıştım. Ayrıldığımı hâlâ bilmeyenler olmasına karşın, bilip 'böyle gitme' diye bana kızanlar da olmuştu. Fakat şimdi hak verip takdir ediyorlar. Dönüşte süreci bilen arkadaşlardan, üyelerden sessiz kalıp, mahremiyeti koruduğum için de takdir ve teşekkür alıyorum. Bu da benim için yeterli. Demek ki zamanında doğru bir karar vermişim."

xx           xx           xx

Ayçin Evgeç Dalgıç açıklamasını "Özcan bey babamın şahsı ve benim için güzel dileğinize teşekkür ederim. Herşeyi bilmiş olsaydınız zaten, herşeye rağmen cümlesini kullanmıyacağınızı biliyorum. Özgür kalem Özcan bey, umarım bir nebze de olsa sorularınıza ışık tutabilmişimdir. Hoşçakalın." diye noktaladı.

Ayçin Evgeç Dalgıç'ın açıklamaları beni tam anlamıyla tatmin etmedi. İncilay Gezgin Şekerdağ'ın il başkanlığının düşmesine neden olan istifaları verenlerin "gerekçeleri"ni "tebrik" ettiğine göre "parti içi demokrasi" konusunda aynı düşüncede olmamız mümkün görünmüyor... Anladığım kadarıyla gerçek anlamda istifa etmemiş, ne olduysa "Gidiyorum" demiş, ama sanırım sesini duyması gerekenler duymamış, o da hiçbir şey olmamış gibi geri gelmiş... Kendisi söylemiyor, ama istifasının tam olarak açıklamadığı gerekçelerinin odağında da sanırım İncilay Gezgin Şekerdağ var gibi geldi bana... İncilay Gezgin Şekerdağ il başkanlığı düştüğünde bana bir açıklama göndermiş, paylaşmamıştım. Onu da bir ara paylaşırız.

Politika bu, belli mi olur, eğer İYİ Parti İl Başkanı olursa Ayçin Evgeç Dalgıç'a da başarılar dilerim...

-----------------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: Gerçeği bilip susanlar, gerçeği bilmeyip söyleyenler kadar tehlikelidir.-Alıntı

ÇİVİ

Hüseyin Anıl dün "Genel Başkanlar da, birer 'tek adam' mıdır?" dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft