Özcan Özgür

Özcan Özgür

ÖZGÜRCE
Özcan ÖZGÜR'ün ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Menteşe Hastanesi konusunda kimse rol çalmasın!

Eklenme : 18.9.2020 00:00:00
Görüntülenme: 1370

Menteşe Devlet Hastanesi'nde tedavi görürken kendi kendime "İyi ki mücadele etmişiz. Gelip sağlık bulmak varmış" dedim. Bu hastane açılırken ağzı olan konuştu. Çok rol çalan oldu. Seyirde kaldım.. Tedavi görürken de, çıkınca eğrisini doğrusunu yazma sözü verdim kendime. Bu o yazımdır...

Muğla Tıp Fakültesi'nin açılabilmesi için Menteşe Devlet Hastanesi'nin afiliasyon ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'ne tahsis edilmesi gündeme gelince başta Muğla Tabip Odası ve MUTSO (Muğla Ticaret ve Sanayi Odası) olmak üzere bütün meslek odaları ve STK'lar ile yerel yönetim ayağa kalkmıştı.

Elbette hastane çevresindeki "esnaf" ve eczacılar da... Ama onlar "Hastane kapanıyordan" çok, afiliye edilecek hastanenin taşınacak olmasına karşıydılar!

Muğla Basını ise ikiye bölünmedi. Muğla Basınına göre de Devlet Hastanesi kapatılmamalıydı. Ki hastanenin kapandığı da yoktu. Aslında küçük, ama önemli bir nüans vardı. Afiliasyon ile Tıp Fakültesi'nin "ortak kullanımla uygulama alanı" haline gelecek "Devlet Hastanesi"nin "Eğitim Araştırma Hastanesi" haline gelmesi "İkinci Basamak Sağlık Hizmeti"nin ortadan kalkması anlamına geliyordu.. Uzman Genel Cerrah Op. Dr. Naki Bulut başkanlığındaki Tabip Odası ve işi bilenlerin karşı çıktıkları buydu. Esnaf ve eczacılar ile ötekilerin derdi ise "hastane gidecek ve o bölgede taşınmazlar değer kaybedecek, ekonomi çökecek" meselesiydi..!

 xx        xx        xx

Neredeyse Devlet Hastanesi kapanmasın diye Tıp Fakültesi ve dolayısıyla hastanesi bir başka bahara, yaza, belirsiz bir zamana kalacaktı. Belki de hiç yapılmayacaktı!

İlk başta taşınma söz konusu değildi. O yüzden Tabip Odası'nın haklı muhalefeti cılız kalıyordu.

Ancak "Eğitim Araştırma Hastanesi" için mevcut Devlet Hastanesi binası yetersizdi ve çok katlı, altında kapalı yeraltı otoparkı da olan yeni bir bina yapılacaktı. Nevar ki, dömemin Muğla Belediye Başkanı Op. Dr. Osman Gürün bölgedeki yapılaşma koşullarına dikkat çekerek "Kat artışı izni veremeyeceklerini" ifade etti. Verilebilirdi ama...

Böylece yer arayışı başladı...

Sanki Op. Dr. Osman Gürün ve Dr. Mehmet Nil Hıdır paslaşıyorlardı... Milletvekili Hıdır "Osman Gürün sağlık hizmetini engelliyor" diye kıyameti koparabilecekken koparmadı! O günlerde yapılan genel seçimde AK Parti'de Prof. Dr. Yüksel Özden yeniden seçilirken, Milletvekili Dr. Mehmet Nil Hıdır yerine Milletvekili Ali Boğa seçilmişti. Ardından gelen yerel seçimde Başkan Gürün kahve toplantılarında "Milletvekili Mehmet Nil Hıdır ile anlaşabiliyorduk" diyecekti..!

xx        xx        xx

Başkan Gürün'ün istenen kat artışına onay vermeyeceği anlaşılınca başlayan arayışta kısa sürede çok yer bulundu. O zaman dönemin AK Parti Milletvekili Dr. Mehmet Nil Hıdır beni otomobiline bindirip şehri ve belirlenen yerleri dolaştırdı. Bu bir gezelim görelim değildi. Beni ikna turuydu. O yerlerin en popüleri Düğerek yolunda, etrafında Muğla eşrafının arazilerinin bulunduğu söylenen ve sürücü pisti olarak kullanılan Vakıf Arazisi'ydi... Şimdi o arazide KYK yurt yapmaya çalışıyor.

Devlet Hastanesi'ni buraya taşıyıp afiliasyonla Eğitim Araştırma Hastanesi yapacaklar; Muğlalılar Devlet Hastanesiz (İkinci basamak sağlık hizmetsiz) kalırken, hastaneden kalan yere de TOKİ marifetiyle "REZİDANS" dikmek niyetlerdeydi...

O şehir gezisinde Milletvekili Hıdır hastane çevresinde ekonominin çökmemesi için ne yapılabileceğini sordu. Ben de "Bari Tıp Fakültesi'ni orada yapın. Sonra yanına Dişçilik ve Eczacılık gelir. Hukuk ta olabilir." demiştim. Anlaşırsak "muhalefet" yapmayacaktım... Milletvekili Nil Hıdır hazırlıklı gelmişti. "Arazinin tahsisini hemen İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yaptırırız" dedi. Ben "Tabi orada bir ilkokul yaparız, çevredeki eczanelerde lolipop satarlar" dedim. Gülüştük. "Rektörlüğe tahsis ederseniz olur" diye önerimi getirdim. Olmadı...

Ama o ara Prof. Dr. Yüksel Özden'in yeniden milletvekili seçilmesi şansımız oldu...

xx        xx        xx

AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden önceki dönemde Dr. Mehmet Nil Hıdır'ın sağlıkçı olması nedeniyle müdahale edemiyordu, ama ikinci döneminde Onun yokluğunda bu meseleyi üstlendi ve Muğla'nın, Muğlalının çıkarlarını gözeterek, yeni hastane binasının yer seçiminde etkili oldu. Eğitim Araştırma Hastanesi'nin bugün faaliyette olduğu yerde yapılmasının kararının verilmesinde büyük rol oynadı. Bunun en yakın tanığı AK Parti Muğla İl Yönetim Kurulu Üyesi Ziya Ercan'dır. Ben de yazılarımla kendisine destek vermiştim. Muğla il merkezinin ikinci basamak sağlık hizmetinden mahrum bırakılmaması konusunda hemfikirdik. Eğitim Araştırma Hastanesi yeni yerinde faaliyete geçer geçmez afiliasyon sona erdirilecek ve Muğla Devlet Hastanesi ikinci basamak sağlık hizmeti vermeye kaldığı yerden devam edecekti...

Devlet Hastanesi geri geldi, ama kolay olmadı. "Neden Muğla değil?" hala onu da anlayabilmiş değilim, ama Menteşe Devlet Hastanesi resmen hizmet vermeye başladı. Ancak afiliasyonun sona erdirildiğini söyleyemeyiz.

Muğla Devlet Hastanesi "Menteşe Devlet Hastanesi" olarak afiliasyon (ortak kullanım) dışında hizmet vermeye başladı, ama "Eğitim Araştırma Hastanesi" hala üniversitemiz ve Sağlık Bakanlığı ile ortak kullanımda (afiliasyon).. Bu hastanemizin "Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi" diyen tabelasından da belli... Tabela "Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi" gibi değil...

Yani Muğlalılar, İzmirliler gibi bir "Tıp Fakültesi Hastanesi"ne sahip değiller...

xx        xx        xx

Aklı başında herkesin karşı çıkması gereken bu "Afiliasyon" uygulamasına ben başlangıçta Muğla'nın Tıp Fakültesi'ne sahip olması için sahip çıktım. Sahip çıkan başka meslektaşım da olmadı sanırım.. Aslında aklı başında insanların her yere Tıp Fakültesi açılmasına da karşı çıkmaları gerekir, ama olmadık yerlere açılırken Muğla'da Tıp Fakültesi açılmasına karşı çıkmanın da alemi yoktu..!

Buarada Hamle'nin de hakkını yemeyelim...

Ben yazılarımı boşluğa yazmadım. Ne yazdıysam Hamle'de yazdım.

Hamle'de yazmaya başladığımda "şu kadar zamanda ayrılır veya atılır" diye bahse girenler olmuş mudur bilmiyorum. Ama ben işe başlarken "Eninde sonunda bir yazımı engellerler, bırakıp gitmek zorunda kalırım" diye düşünmedim değil...

Öyle olmadı. Geçimi kolay biri değilimdir, ama benimle geçindiler.. Senelerdir patronlar yazılarımı önceden değil, çıktığında okurlarımla birlikte okuyorlar. Üstelik yazılarım nedeniyle zorda kaldıkları da oluyor.

Bu vesileyle bu özgürlük için teşekkür ediyorum...

 

xx        xx        xx

Tabi gerçekçi olmak gerekirse Hamle pek çok konuda olduğu gibi "Tıp Fakültesi" fikrini ortaya atan gazetedir. Yıllarca bu fikri canlı tuttuğu gibi, Tıp Fakültesi'nin Üniversite Senatosunda onaylanmasında aktif rol oynadı.

Elbette Muğla Devlet Hastanesi'nin yeniden "Menteşe Devlet Hastanesi" olarak açılmasında özellikle Hamle Medya Gurubu Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Nizamoğlu'nun gayretlerini kimse inkar edemez.

"Muğla Tıp Fakültesi" için işin Muğla ayağında Hamle Gazetesi, Ankara ayağında da dönemin AK Parti Muğla Milletvekili Dr. Seyfi Terzibaşıoğlu vardı. Öteki Milletvekili Hasan Özyer partisini terk edip, Erkan Mumcu ile gitmişti!

Tıp Fakültesi, Terzibaşıoğlu'nun Muğla için üç hayalinden birisiydi.

Eğri oturalım, doğru konuşalım. Bugün bir Tıp Fakültesi'ne sahip isek bu Seyfi Terzibaşıoğlu ile Yüksel Özden sayesinde olmuştur. Kimse rol çalmaya kalkmasın... Bugün Muğla Tıp Fakültesi ve Eğitim Araştırma Hastanesinin faaliyete geçmesinde yaşanan gecikmenin nedeni de Milletvekiili Mehmet Nil Hıdır döneminde yaşanan süreçtir...

Menteşe Devlet Hastanesi'nin faaliyete geçmesinin gecikmesinin nedeni de gerek "afiliasyon" ve gerekse "döner semayeden" yararlananlar ile bunların "Koskoca Eğitim Araştırma Hastanesi var. Devlet Hastanesi'ne ne gerek var" sözlerine takılan siyasilerdir...

 

xx        xx        xx

Çok şükür bugün Menteşe Devlet Hastanemiz var. "Allah sevdiği kulunu sevindirmek isterse önce eşeğini kaybettirir, sonra da buldurur" derler. Allah Muğlalıları fazlasıyla seviyormuş! Ben de fazlasıyla sevindim. Çünkü aklımdan geçmezdi, orada şifa buldum. Umarım "Özcan Özgür hastanenin açılmasını kendisi için istiyormuş" diyen çıkmaz:)))

Hastanenin müthiş personelini ve fazlasını yarın konuşalım...

---------------------------             ------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: Küstahlık, zayıf insanın güçlü görünme taklididir. -Eric Hoffer

GÜNÜN UYARISI; Lütfen maskenizi takın, ellerinizi sık sık yıkayın, sosyal izolasyon uygulayın.

ÇİVİ

Yusuf Kayacık AK Parti'den atıldı. Arkadaşım, "Bu partide nedense il başkanı adayı olanın başına iş geliyor." dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))))

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft