Özcan Özgür

Özcan Özgür

ÖZGÜRCE
Özcan ÖZGÜR'ün ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Menteşe Belediyesi halkın mı, çimentocuların mı yanında?

Eklenme : 22.01.2022 00:00:00
Görüntülenme: 1535

Ben bu köşede sadece olayları yorumlamıyorum. Yazılmayanları yazmaya çalışarak Muğla'nın ve Muğlalıların canlarının nasıl, neden ve kimlerce yakıldığını tespit edip, sorunları ve çözümlerini paylaşmaya çalışırken uyarı görevimi yapmaya çalışıyorum ve en önemlisi olup bitenler, devam edenler ile ilgili tarihe, geleceğe kayıt düşüyorum.

Gelecek hepimizi, herkesi yargılayacak, kimilerimizi iyi kimilerimizi kötü yad edecek...

Hemen hemen herkes konuştu. CHP'li Milletvekilleri, Meclis Üyeleri hala susuyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün'ün sanki umurunda değil... İki dernek te öyle. Tabii karşı tarafta kendini savunabilir. O yüzden objektif gazeteciliğin gereği olarak da herkese söz hakkı tanıyorum. Bu anlamda karşı tarafın savunularını da paylaşmaya her zaman hazırım...

Ne demek istediklerini tam olarak anlamasak ta en son İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi yöneticileri açıklamada bulunmuştu. Önceki gün de "Çimento fabrikası çevre ve halkın sağlığına zararlıdır!" başlığı ile Muğla Tabip Odası Yönetim Kurulu imzalı açıklama yapıldı.

Keşke "çevre sağlığına zararları" konusunda Çevre Mühendisleri de bir söz etmiş olsaydı. Tabii Muğla'da en çok çevre mühendisinin MUSKİ ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nde bulunduğunu biliyoruz da Muğla'da odaları var mı bilmiyoruz...

xx           xx          xx

"Menteşe ilçemizde Bayır Deştin sınırında çimento fabrikası kurma girişiminin uzun yıllardan beri inatla sürdürüldüğünü; günümüzde ise Menteşe Belediye Başkanlığına yapılan ruhsat başvurusuyla ileri bir aşamaya geçildiğini hepimiz duyuyor ve biliyoruz." diye başlayan Muğla Tabip Odası Yönetim Kurulu açıklamasında, "Çimento üretiminin en kirletici sanayi sektörleri arasında yer almakta olduğuna" dikkat çekilerek şu ifadelere yer verilmiş:

"Hava kirliliğine etkileri yönünden, tarım alanlarına etkileri yönünden, halk sağlığı ve çevreye etkileri yönünden olmak üzere içerdiği tehlike ve riskler çok yönlü ele alınmalıdır. Oluşturdukları fiziksel kirliliğin yanı sıra çevreye salacakları zehirli baca gazları ve partiküllerin doğrudan insan sağlığına olan olumsuz etkileri, tarım arazilerine - yeraltı sularına olan zararlı etkileri düşünüldüğünde bu tesislerin geri dönüşü olmayan ciddi sağlık sorunlarına yol açtıkları daha belirgin anlaşılacaktır."

Keşke Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş ve Meclis Üyeleri'nin bu açıklamadan daha önce haberleri olsaydı diyemiyorum, açıklama önceki gün yapıldı. Ancak Bahattin Gümüş yapı ruhsatını vermeden önce Tabip Odası'nın görüşünü de alabilirdi. Hadi bu akıllarına gelmedi, bu gerçeği Op. Dr. Osman Gürün de bilir. Keşke ona danışsalardı...

xx           xx          xx

Muğla Tabip Odası Yönetim Kurulu açıklamasında "Dünya Sağlık Örgütü hava kirliliğini kansere yol açan etmenler listesine almış; hava kirliliğinin özellikle akciğer kanserinin nedeni olduğunu ve mesane kanseri riskini de artırdığını açıklamıştır." hatırlatması da yapılarak çimento fabrikalarının "hava kirliliğine katkısı" da şöyle anlatılmış:

"Çimento fabrikalarından kaynaklanan en önemli hava kirleticileri; sülfür oksitleri, nitrojen oksit, karbon monoksit, karbon dioksit, toz ve partikül maddeler, ağır metaller olarak sıralanabilir. Çimento fabrikalarının bacalarından salınan ve havayı kirleten küçük partiküller (PM10 ve PM 2,5) hastalık ve ölümlere neden olur. Partikül miktarı artınca hastalıklar ve bunun ardından ölümlerde artışlar da kaçınılmaz olacaktır. Açığa çıkacak olan toz öncelikle tesiste çalışan işçilerin, başta solunum sistemi hastalıkları olmak üzere, çok sayıda hastalığa yakalanmaları konusunda risk yaratacaktır."

Açıklamada "Ayrıca çimento fabrikasının etkisi sadece yerel düzeyde kalmayarak ekosistem değişiklikleri, küresel ısınma, asit yağmurları gibi küresel düzeyde de etkili olacaktır. Paris İklim anlaşmasına imza koyduğumuz bu süreçte insan kaynaklı sera gazı oluşumunda çimento fabrikalarının da önemli bir payının bulunduğunu da hatırlatmak isteriz." diye kaydedilmiş.

xx           xx          xx

Muğla Tabip Odası Yönetim Kurulu açıklaması şu çağrı ile noktalanmış:

"Son söz olarak: Bu proje çevre ve insan sağlığı açısından tehlikelerle dolu olup önemli sağlık riskleri içermektedir. Bizler bu projeye izin verilmemesini istiyor, tüm kamuoyunu, temel insan hakkı olan sağlıklı bir ortamda sağlıklı yaşama haklarına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Bu projeden vazgeçmeleri için çimento fabrikası yetkililerini ve diğer sorumlu kurumları uyarıyoruz. Bu projede çevre ve halkın sağlığının takipçisi ve tarafı olacağımızı bildiriyor, kamuoyunu duyarlı olmaya davet ediyoruz."

Kamuoyu duyarlı olmasına duyarlı da maalesef o "duyarlılık" Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş ve CHP'li Meclis Üyelerinde yok. AKP'li ve MHP'li Meclis Üyelerinde olup olmadığını da bilmiyoruz o duyarlılığın...

xx           xx          xx

Bu arada Tabip Odası'nın açıklamasının yapıldığı gün Ali Turbalıoğlu da şu paylaşımda bulundu:

"Menteşe belediyesinde Meclis Üyeliği yapıp ve (Komisyonda) olup aynı zamanda çimentocuların avukatlığını yapmış ya da yapan var mı? Menteşe'nin şerefli Başkanı bunu açıklamalı. Sakın odaların üzerine ya da Bakanlığın üzerine atma öperim."

Ali Turbalıoğlu vallahi öper. Bahattin Gümüş bu paylaşımdan ne anladı acaba? Benimki gazeteci merakı işte; araştırdım küçük dilimi yutacak gibi oldum.

ADOÇİM Çimento Beton San. Ve Tic. A.Ş. Adına Av. Nevzat Sarıçoban'ın Muğla İdare Mahkemesi Başkanlığı'na gönderdiği 23.06. 2008 tarihli dilekçesinde açıklanan nedenler gereği itirazlarının kabulüne ve davanın reddini talep ettiklerini gördüm.

Hem şaşırdım hem şaşırmadım... Önce şunu belirteyim, ADOÇİM'in sahipleri ile Muğla Çimento Ticaret AŞ'nin sahipleri aynı insanlarmış. Sanıyorum ÇED'de sorun yaşanınca firmanın adını değiştirmişler!

ADOÇİM döneminde rahmetli Yatağan Belediye Başkanı Haşmet Işık ve sağ kolu Tarcan Oğuz'da ADOÇİM'in bölgeye, hem de Yatağan'a gelmesini savunuyordu. Dönemin Bayır Belediye Başkanı bugün Menteşe Belediye Meclisi Üyesi ve Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Cumhur Çoban da Bayır'a gelmelerini istiyordu...

Biz mi? Biz uyutulmuşuz...

xx           xx          xx

Av. Nevzat Sarıçoban Bahattin Gümüş'ten çok Osman Gürün'e yakınlığı ile bilinir. Cumhur Çoban da öyle. Başkan Gürün'ün döneminde Sarıçoban'ın mülga Muğla Belediyesi'nin sözleşmeli hukuk danışmanlığı vardır. Geçen dönem ve bu dönem Menteşe Belediye Meclisi Üyesi olan Sarıçoban aynı zamanda Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi'dir.

Bu arada bir bilgi daha; 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli planlarda bu alanın "Sanayi Alanı" olarak işaretlemesi yani alanın sanayi alanı olduğunun üst ölçekli çevre düzeni planlarına işlenmesi işi bakanlıktan halledilmiş.

Müteşebbis firma 1. ÇED başvurusunu mahkemede kaybedeceğini anlayınca yeni bir firma kurup, geçerliliği olmadığı söylenen 2. ÇED'i hazırlamış. Menteşe Belediyesi de bu 2. ÇED'e itiraz etmeyip, köylülere de haber vermeyip, bu ÇED'in 31 Aralık 2014 yılında onaylanmasını sağlamış. Başka bilgiler de var. Yeri gelince paylaşırız. Sonuç olarak, 2. ÇED'de alındıktan 7 sene sonra süresinin dolmasına 2 gün kala Menteşe Belediyesince "yapı ruhsatı" verilmiş bulunuyor.

Yoruldum, yorumu sizlere bırakıyorum...

--------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: Sol elim, acemi elim, zavallı elim... --Orhan Veli

ÇİVİ

24 Ocak'ta Pınar Gültekin davası var. Karar çıkabilir. Arkadaşım "Bakalım milletvekilleri bu duruşmaya gelirler mi?" dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))

 

 

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft