Dr. Gülten Şimşek

Dr. Gülten Şimşek

BAKIŞ
Gülten Şimşek ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Macron'un Fransız Devrimi

Eklenme : 25.9.2020 00:00:00
Görüntülenme: 332

Bir kişinin fikrini değiştirmek çok zordur.

Hatta bu kişi en yakınınız olsa dahi..

Algılardan ve insanların kimliğini algıların nasıl değiştirdiğini hepimiz biliyoruz.

Algılarımızı kültür, eğitim, toplum ve medya ile şekilleniyor..

Oysa kardeşimizin bile fikrini değiştirmek çok zor iken, nasıl oluyor da birileri çıkıp  toplumların zihniyetini değiştirebiliyor..

Peki bu yerleşik düşünce kalıplarını değiştirmek kolay mı?

Bir toplumun fikri nasıl değiştirilebilinir?

İnsan en yakınının bile fikrini değiştiremez iken..

Nasıl mümkün?

Einstein der ki, 'Zihniyetleri değiştirmek, atomu parçalamaktan çok daha zordur.'

Ancak bir toplumun ilerlemesi için zihniyeti değiştirmekten başka çare yoktur.

Zihniyetler değişmeden toplumlar değişemiyor.

Toplumsal zihniyetlere en çok dokunanlar ise siyasi liderler.

Siyasi liderleri kahraman yapan onların zihniyetlerini değiştirme becerileridir. Liderler savundukları zihniyet değişiminin bizzat temsilcisi olduklarında, Gandi'nin söylediği gibi 'kendileri değişimin kendisi olduklarında zihniyet değişimini gerçekleştirebilirler..'

Görüldüğü gibi siyasi lider;

Yerleşik düşünce kalıplarını değişimin içinde olduklarında başarıyorlar.

Olumlu zihniyet değişimi güzel..

Olumsuz zihniyet kalıplarımız da var.

Bizlere dikte ile benimsetilen kalıplara ve bu düşünce şeklinden dışarı çıkamıyoruz..

Algılarımızı kültür, eğitim, toplum ve medya ile şekillendiğini söylemiştik..

Küresel yoksulluk hakkındaki algılarımızı düşünün.

Bize neye inanmamız gerektiğini öğrettiler?

Ve öğretiyorlar.

Hepimiz küresel adaletsizliğe sessiz gemi olduk..

Eğer üzerimize düşeni yaparsak,

Küresel yoksullukla ilgili düşünce kalıplarıyla yerleşik algılarımızı değiştirirsek, bu dünya daha yaşanılır bir dünya olacak.

Çünkü, hızla ülkeler silahlanıyor.

Nükleer bombalar yapmaktalar..

Bir tarafta da eşitsizlikler katlanarak büyüyor..

Son 20 yıldır küresel yoksulluğu tedavi edebilecek miktarın 8 kat daha fazlası silah ve silah harcamalarına gitti.

Aslında dünyada eşitlik ve adil paylaşım sağlansa silahlanma olmayacak.

İnsanlar neden bunun farkında değil?

Çünkü para güçtür.

Para her şeydir..

Dünyanın en zengin 26 insanı, dünyanın en fakir 3.6 milyar insanı kadar kazanıyor.

Evet bu doğru.

En zengin 26 kişinin kazancı, 3,6 milyar insan emeği karşılığı kazanca tekamül etmekte..

Paylaşım konusunda sorunları olan bir dünyada yaşıyoruz..

Bu dengesiz düzeni her yerde görüyoruz..

Bu hafta Liverpool futbol kulübü Diogo Jota adında Portekizli bir oyuncu satın aldı ve 41 milyon pound ödedi.

Bu çok büyük bir rakam..

Bu para ile okullar, çok büyük bir hastaneler yapılabilinirdi ve insanlığa faydası olurdu.. Üzgünüm ama bunlar yaşanıyor.

Yoksulluğun ve açlığın olduğu bir dünyada bunları yaşıyoruz.

Eşitsizlikler.

Açlık.

Ve savaşmak için tetikte beklemeler.

İnsanı yaşam standartlarına erişemeyenlerle dolu bir dünyada, ülkeler var güçleri ile silahlanmaya çalışıyorlar..

Yunanistan tüm geleceğini son günler de silahlanmaya yatırdı.. Batık ekonomisi ile kesintisiz 30 sene aldığı silahların ödemesini yapacak..

Fransa'nın ise keyfi gıcır..

Yunanistan'ı kapana düşürerek, savaş uçakları, fırkateynler sattı.

Fransa'da bir parlamenter ise Yunanistan'a sattıkları 18 Rafael uçağı için biz bir devrim gerçekleştirdik diye açıklama yaptı.

Evet tarihte Fransız ihtilalı olmuş, toplumsal ve siyasi değerler değişmiş, köklü reformlar olmuştu..

Fransız parlamenterin devrim yaptık dediği konuda hakikaten devrim yaptılar..

İnsan hakları, demokrasi, işçi hakları, adalet, eşitlik için değil de, insanı insana kırdırmak için devrim yaptılar.

Macron'un büyük Fransız devrimi..

Kutlu olsun tüm insanlığa.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu
Powered by BilgiSoft