Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Konu Muğla Olunca Camiyi De Yazarız Sinemayı Da

Eklenme : 23.02.2021 00:00:00
Görüntülenme: 388

Şehrin dokusunu oluşturan unsurları birbirinden asla ayrı düşünemeyiz. Evler, sokaklar, meydanlar, mahalleler, camiler, parklar, pazarlar, iş yerleri, bitkiler, sinemalar, okullar. Elbette ki hepsinin başında insanlar!... Bir şehrin şahsiyetini ve kültürel dokusunu anlamak için bunları ve bunlara ek olarak pek çok şeyi bilmek gerekir. Hikâyeler, türküler, masallar, efsaneler, maniler ise sözlü dokunun ana hatlarıdır. Hepsini tabiat merkezli birleştirdiğinizde "o şehir" çıkar karşınıza. Tıpkı Ahmet Hamdi Tanpınar'ın  "Beş Şehir"indeki gibi şehirler. O yüzden şehrin okumuş-yazmış çocukları, şehre şahsiyet ve karakter veren hususlarda uyanık ve dikkatli olmalıdırlar.

KURŞUNLU CAMİİ RESTORASYONU

Muğla'da son günlerde iki konu konuşuluyor. Biri Kurşunlu Camii'nin restorasyonu ve çevre düzenlemesi; diğeri Zeybek Sineması'nın kapanması.

Önce cami konusuna girelim.

Caminin yanındaki meydan, bahanesi ne olursa olsun, o kadar yüksek yapılmamalı; kotu cami hizasına düşürülmeliydi. Oradan dere geçmesi bahane olamaz. Teknoloji o der sorununu halledecek kadar ilerledi.

Neyse.. Bu konuyu yazmıştık; tekrara düşmeyelim.

Bugün sizlere Kurşunlu Camii'nin restorasyonunda söz edeceğim.

Geçenlerde korka korka camiin içine girdim ve yetkili Osman Alişiroğlu ile konuştum. Baştan söyleyeyim; Osman bey ile konuşunca korkumun yersiz olduğunu anladım.

Kurşunlu camii 1490'larda yapılmış. O yıllarda o kadar geniş bir zeminin yalıtımı ancak kurşunla yapılabildiğinden kubbe kurşunla kaplanmış. Ana dolu insanı da o kadar büyük zeminin kuruşunla kaplanmasını ilk defa gördüğünden camiye o adı vermiştir. (Anadolu'da başka yerlerde de var "Kurşunlu camii) Yaklaşık 530 yıllık bir cami. Pek çok tadilat ve tamirat görmüş. Son cemaat yeri eklemesi 1900'de olmuş. Son cemaat yerinin alnındaki tuğra Abdülhamid'in tuğrası.

Bu cami, iç süslemeleriyle bilinir. Klasik dönem süslemeleriyle ilgili bugüne ulaşan bilgi yok maalesef. İç mekân süslemesinin 19. Yüzyılda yapıldığını söyleyebiliriz.  Çünkü batı resmi tarzındaki manzara ve kalyon çizimleri, bize 19. Yüzyılda batıdan gelmişti. Caminin köşelerinin kubbe ile birleştiği yerlerdeki bu manzara resimleri, Birgi Çakır Ağa Konağı ve Datça Mehmet Ali Ağa Konağı'ndaki resimlerle aynı resim anlayışının ürünü.

Korkumuz, bu tezyinatın (süslemelerin) yok olmasıydı. Daha önceleri yapılan restorasyonda, pek çok tezyinatın kurtarılamadığı açıkça görülüyor; barok-rokoko süslemelerin de aslına uygun olmayan bir şekilde elden geçirildiği anlaşılıyordu.

Mevcudun korunması da bir kazanç olacağı için, yapılmakta olan restorasyondan korkarak gitmiştim camiye ama korktuğumuz başımıza gelmeyecekmiş meğer. Tezyinat işleri için Marmara ve Hacı Bayram üniversitelerinden yetkili bir ekiple çalışılıyormuş. İnşallah tez zamanda restorasyon biter de o güzellik tekrar ibadete hazır olur.

Lafı bitirmeden söyleyeyim. Restorasyon esnasında dış duvar dibinden 70 santim toprak ve beton atılarak caminin gerçek zeminine ulaşılmış. Tabii böyle yapılınca da zemin havalandırma menfezleri ortaya çıkarak caminin rutubet kokması engellenmiş olacak. Alaşımlı duvar tekniği ile pek yükseltilmeden yapılan duvar da yöre mimarisine uyumlu olmuş. 

ZEYBEK SİNEMASI KAPANMASIN

1994'te geldiğimde 2 sinema vardı Muğla'da: Zeybek Sineması ve Belediye Sineması. Belediye Sineması yandı ve maalesef yerine çok katlı otopark yapıldı. Keşke sinema özelliği korunsaydı ve üzerine alış veriş merkezi yapılsaydı.

Zeybek Sineması direndi ve bu günlere kadar açık kaldı.

Ne Zihni Derin'deki sinemalar direnebildi; ne Eski Garaj'ın oradaki sinemalar!.. Şimdi de Rüya AVM'deki sinemalar sallantıda.

Son açılan 3 sinema Muğla karakteriyle bir türlü özdeşleşememişti ama Zeybek Sineması özdeşleşmişti. Orada birkaç kuşağın hatırası vardı. Bu yönüyle şehrin hafızası ve karakter yapısına katkıda bulunan bir işletmeydi. Pek çok filmi orada seyretmek benim de hoşuma giderdi. Erol Kutlay beyin ve diğer personelin insaniyetinin de katkısı vardı bu tercihlerde elbet.

Ne yazık ki 2020 Mart ayından beri yaşanan pandemi süreci ilk vurgununu Zeybek Sineması'na yaptı. Bunda internet sinemacılığının da etkisi vardır elbette. Ne yazık ki Muğla, bir kültürel eksilmeyle karşı karşıya. Pek çok Anadolu şehri bu acıyı yaşadı. Keşke Muğla, bu acının yaşanmaması için tedbirler alsa.

 

 

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft