Gültekin Akça

Gültekin Akça

Görüş

Kızıl Elma Yolunda

Eklenme : 20.11.2020 00:00:00
Görüntülenme: 336

İnsanlar dünyada hep bir mücadele içerisindedir. Bu mücadele bazen kişiler arasında bazen de topluluklar arasında olmuş ve olmaktadır. Devletlerin kurulması ile de devletler bir birleri ile mücadele içerisine girmişlerdir. Bu mücadelelerin sebebi bazen din, bazen toprak, bazen de güç olmuştur. Bazı mücadeleler meşru kabul edilirken bazıları da meşru görülmemiştir.

Her kişinin olduğu gibi her milletin her devletin de bir ideali, ülküsü vardır. Bunun için mücadele ederler. Aslında idealler kişilere, milletlere ve devletlere motivasyon sağlar. Kişinin ya da devletin ne amaçla, hangi ideal, ülkü için mücadele ettiğini bilmesi, bu amacın kutsanmış olması mücadelesini anlamı kılar.

Türk Milleti'nin ideali, hedefi ise Kızıl Elma'dır. Zeytin Dalı Harekatı sırasında bir Mehmetçiğimize istikamet neresi diye sorulduğunda " Kızıl Elma'ya gidiyorum" demesi, mücadelesinin bir idealin, ülkünün peşinden gitmek olduğu anlamına gelmektedir.

Kızıl Elma, Türklerin birleştirilip tek çatı altında bir imparatorluk kurması olarak tarif edilmekle birlikte; aslında Kızıl Elma, Türk Milleti için ulaşılması gereken hedeftir, ulaşıldığında ise yeni bir hedeftir.

Bugün Kızıl Elma, İletişim Başkanı Sayın Fahrettin Altun'un, dediği gibi, "Büyük ve güçlü Türkiye'dir. Malazgirt'ten 15 Temmuz'a destanlar yazan milletimizin kutlu yürüyüşüdür. Kızıl Elma gölgesinde nice mazlumların serinlediği ulu çınardır. Cebeli Tarık'tan Hicaz'a Balkanlardan Asya'ya tüm insanlığın beklediği"dir.

Karabağ Azerbaycan'a ait bir Türk yurdu olmasına rağmen yaklaşık 28 yıl Ermenistan işgali altında kalmıştır. Uluslararası toplum ise bu güne kadar bu işgale göz yummuştur.

27 Eylül 2020 tarihinde Ermenistan'ın Karabağ'da yeni bir işgal girişimine, Azerbaycan çok sert karşılık vermiş ve Ermenistan teslim bayrağını çekerek Azerbaycan'ın şartlarını kabul etmek zorunda kalmıştır. Buna göre, Ermenistan işgal ettiği tüm Karabağ topraklarından çekilecektir. Artık, Karabağ Azerbaycan'dır. Azerbaycan halkı Karabağ zaferini, Türkiye ve Azerbaycan bayraklarını birlikte sallayarak kutlamışlardır.

Anlaşma şartları arasında yer alan Nahçıvan Koridoru ise Türkiye ile Azerbaycan ve dolayısı ile Türkiye ile Orta Asya'daki diğer Türk Cumhuriyetleri arasında kara sınırı oluşturması bakımından çok önemlidir. Bu, Türk Milletinin yıllarca beklediği Kızıl Elma ülküsü yolunda atılmış en önemli adımdır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın, uluslararası arenada gerek Kuzey Kıbrıs ve gerekse Azerbaycan konusundaki dik duruşu ve koşulsuz desteği bu devletlere güç vermiş ve güven kazandırmıştır. Gerek Azerbaycan ile Türkiye arasındaki işbirliği ve samimiyet ve gerekse Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki işbirliği ve samimiyet hepimiz duygulandırmakta, gururlandırmakta ve geleceğe yönelik olarak da hepimizi heyecanlandırmaktadır.

Cumhurbaşkanımızın son KKTC ziyaretinde Türkiye, KKTC ve Azerbaycan bayrakları alanlarda birlikte dalgalanmıştır. Kısacası, son dönemde Cumhurbaşkanımızın gayretleri ile Türkiye, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında hem bir işbirliği hem de bir gönül bağı oluşmuştur. Bu bağlamda yakın zamanda KKTC Cumhurbaşkanının Azerbaycan ziyareti de çok anlamlı olacaktır.

Temennimiz, bundan sonra Cumhurbaşkanımız öncülüğünde tüm Türk Cumhuriyetleri arasında tam anlamı ile bir işbirliği ve gönül bağının kurulmasıdır. Aslında bu birlikteliğe hem Türklerin hem de dünyanın ihtiyacı vardır.

Azerbaycan'ın Karabağ'daki başarısında Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın desteği çok önemli olmuştur. Özellikle 27 Eylül'de başlayan çatışmalar sonrası Azerbaycan'a açık ve net bir biçimde Türkiye Cumhuriyeti olarak maddi ve manevi destek vermiştir. İHA ve SİHA'ların Azerbaycan'ın başarısında katkısı herkesin malumudur.

Türkiye Cumhuriyeti'nin güçlü olması aynı zamanda diğer Türk Devletleri'nin ve başka ülkelerde bulunan Türklerin de güçlü olması anlamına gelmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yurt dışı ziyaretlerinde soydaşlarımızın kendisine gösterdiği ilgi ve alaka da bundan kaynaklanmaktadır. Aslında buralarda Türkiye, beklenendir.

Bugün Türkiye, Doğu Akdeniz'de, Libya'da ve Karabağ'da varsa bu Türkiye'nin idealinin, hedefinin olmasından ve aynı zamanda da güçlü olmasındandır. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte söylemden eyleme geçmiştir. Ezberleri bozmuş ve bozmaya da devam etmektedir. Türkiye, onun liderliğinde hayallerine, hedeflerine ve ideallerine emin adımlarla ilerlemektedir.

Aslında Türkiye, adım adım Kızıl Elma'ya yürümektedir.

 

ÖNCEKİ yazı
{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu
Powered by BilgiSoft