Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Kız Öğrenciler Katledilirken

Eklenme : 28.7.2020 00:00:00
Görüntülenme: 499

Maalesef son 2 ay içinde 2 kız öğrencimiz katledildi.

Hem herkes suçlu, hem suçlu bulunamaz.

Evet. Kriminal olarak suçlu birer kişi var ve onlar şu anda adalete hesap veriyorlar.

Pekiii.

Bu gençlerin katilleri birer kişi mi?

Başta aile olmak üzere, hepimizin suçu yok mu?

Kötekli'yi bir suç işlenen bir ortam izlenimi ile mi tanıtacağız?

Elbette, Kötekli'nin alâmet-i fârikası cinayet ve suç olmayacak; üniversite olacak, bilgi olacak, sanat olacak.

Peki bunların olması için ortam hazırladık mı?

Kocaman bir HAYIR!...

Taa baştan beri söyledik, yazdık. Kötekli sadece beslenme ve barınma mekânı olmamalı; orası aynı zamanda büyük bir bilim, kültür, sanat ve spor merkezi olmalı. Bir yazımda Kötekli'de uluslararası prestiji olan bir kültür, sanat ve spor merkezi yapılmasını teklif etmiştim. Hatta bu görüşümü bazı yöneticilerimizle de paylaşmıştım.

Kimsenin umurunda olmadı.

Herkes pansiyon, hotel, lokanta, kafe, bar-meyhane açarak öğrenciyi söğüşlemenin yolunu aradı.

Kurucu rektörümüz Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, kampüste büyük bir çarşı inşa ettirmek ve öğrenciyi kampüste tutmak istiyordu. Öğrenci Sarayı'nın önündeki meyilli araziye yapılması düşünülen çarşı için çizimler bile yapılmıştı. Hem de sıradan birine değil; Taşkın Bilginer gibi tecrübeli biri çizmişti. Fığlalı hocamızın 'idarî ömrü' bu projeyi gerçekleştirmeye yetmedi Gerçekleşseydi, öğrencilerimiz sözde serbest piyasanın koynuna itilmemiş olacaktı.

Fığlalı hocamız, bugünkü Araştırma Laboratuvarları Merkezi'nin olduğu yere bir Cam Köşk yapmayı ve öğrenciler dahil geniş bir manzara seyredilerek yemek yemeyi ve sosyal faaliyetler düzenlemeyi planlamıştı.

Bu iki projeyi hatırlayan bile kalmadı. Çünkü sonra gelen rektör arkadaşlar, üniversitenin belleğine asla bakmadı; bilenleri de dışladı.

Şu anda o çarşı ve Cam Köşk olsaydı, öğrencilerimiz Kötekli'deki kâr amaçlı iş yerlerine mahkum olmazlar ve o iş yerleri de kendilerine çeki-düzen verirdi.

Kimsenin içkisine karışmam ama içki üzerinden öğrenci sömürülmesine şiddetle karşı çıkarım. Gelin bakın Kötekli'ye. 15-16 tane bar-meyhane var. Avuç içi kadar bir yerde nedir bu sayı!... Okul ve cami ile neredeyse duvar duvara barlar. Şu salgın günlerinde bile akşamları tıka basa dolu ve kaldırıma taşıyor öğrenciler. Kimsenin umurunda değil!...

Akşamları ana cadde iki taraflı lüks araba dolu. Çok mu masum bir manzara bu!... Kafe işleten bir arkadaş girişe açık bir şekilde öğrenci dışında girilemeyeceğini yazdı ve beğenmediği 'avcı'ları kafeye sokmadı. Bütün esnaf bu tavrı gösterse, avcılar hizaya çekilir mesela.

Yerel yöneticiler, başta ruhsat olmak üzere aşırı hassas olmalılar ve çok ama çok dikkat etmeliler.

Haftanın bazı günlerinde üniversite öğrencisi kızların, Yoğurtçu Parkı'ndan minibüslere doldurulup Marmaris ve Bodrum'a götürüldüğünü görünce bir yaşıma daha girmiştim. Elbette kimsenin yaptığı işe karışmayız ama öğrencilerimizin de sömürülmesine asla taraftar olmayız. Buna ben engel olamam ki. Ben sadece 'kız avcıları'na dikkat etmelerini, evli olup da mutsuz erkek havasında yanlarına gelenlere asla yüz vermemelerini ve benzer şeyleri söyleyebiliriz; gerisine devlet karışır.

Kötekli çok dinamik bir yer. İyi planlama yapılırsa büyük işler başarılır ama bunun için üst aklın bir araya gelmesi ve Kötekli'yi bilim, sanat, kültür ve spor kompleksi olarak tanzim etmesi gerekir.  'Çaldım çayıra, mevlam kayıra' politikası ile geldiğimiz noktada 2 canımızı kaybettik. Yazık oldu kızlarımıza ve ailelerine!...

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu
Powered by BilgiSoft