Özcan Özgür

Özcan Özgür

ÖZGÜRCE
Özcan ÖZGÜR'ün ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Kim Muğla Milletvekili, kim değil?!

Eklenme : 29.01.2022 00:00:00
Görüntülenme: 1888

Uzun zamandır bu köşeden "Muğla Milletvekilleri nerede?" diye soruyorum. Evet, Bayır/Deştin'de Deştinlilere, Bayırlılara, Muğlalılara ve ne dediğini bilen, bilime saygısını yitirmemiş meslek odalarına rağmen kurulmak istenen Çimento Entegre Tesisi ile ilgili...

Birkaç gün önce sessizliği CHP Muğla Milletvekili Av. Burak Erbay bozdu. "ÇED izin süreci dahil, bütün izinlerin tekrar gözde geçirilmesini ve izinlerin iptal edilmesini Muğla Halkı adına talep ediyoruz." dedi.

CHP'li Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş'ün verdiği "yapı ruhsatı" için CHP'li Milletvekili Erbay "İptal edilmeli" diyor. Bir de ÇED Raporu var. AKP'li Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan da ilgili bakanlık tarafından bu raporun iptal edilmesini isteyebilir mi?

Rica bile edemez... "Muğla sevdalısı" olmak lafla olmuyor! 

xx           xx          xx

Milletvekili Burak Erbay'ın bu kirletici tesisin önlenmesi için Deştin'den yaptığı canlı yayının ardından "İşte Muğla Milletvekili" başlıklı paylaşım yapmıştım. Orada şöyle yazmıştım:

"CHP Muğla Milletvekili Av. Burak Erbay, çimento fabrikası konusunda suskunluğunu Menteşe'nin Deştin Köyü'ne giderek orada bozdu. Erbay Deştin'den yaptığı canlı yayında, çimento fabrikasının doğa ve insan sağlığına vereceği zararları anlattı. 'ÇED izin süreci dahil, bütün izinlerin tekrar gözde geçirilmesini ve izinlerin iptal edilmesini Muğla Halkı adına talep ediyoruz.' dedi.

Muğla'nın CHP'li üç, İYİ Parti'nin bir ve AKP'nin iki milletvekili ise suskunluğunu koruyor."

Önceki gün CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin çıktı aslanlar gibi "Ben de Muğlalıyım" diyemedi... Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş gibi de değil de, dünkü yazımda vurguladım; Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay gibi topu taca atmaya kalktı. Eleştirilerle ilgili "Adres; Menteşe Belediyesi değil, AKP iktidarı ve söz konusu bakanlığıdır" dedi.

AKP ile ilgili iddialar tamam da bu CHP'li bir belediyenin ruhsat vermesini haklı çıkarır mı, ruhsatı vereni masum kılar mı? Bahattin Gümüş, Süleyman Girgin ve Mehmet Oktay'dan daha açık sözlüymüş. Hiç değilse O "Ruhsatı ben vermesem bakan verecekti" dedi...

xx           xx          xx

Süleyman Girgin, Esma Turan kardeşimize yaptığı açıklamada, mektubun doğru fakat adresin yanlış olduğunu belirterek "Adres; Menteşe Belediyesi değil, 20 yıldır doğayı katlederek, insanı yok sayan politikalara onay veren AKP iktidarı ve söz konusu bakanlığıdır." dedi.

Mektup ta doğru, adreste doğru. Bazen de millet doğru vekil yanlış oluyor...!

Milletvekili Girgin, habere göre Çimento Fabrikası ile ilgili yaptığı araştırmaları anlatıp, "Bu planları yapan, onaylayan ve ilgili ÇED raporlarını düzenleyip uygun görüş veren bakanlık dururken gerek planlama gerekse ÇED raporu süreçlerinde, o tarihte henüz kurulmamış bir belediyenin, plan iptal süreçlerini de başlatıp yürüttüğü halde tek başına hedef gösterilerek eleştirilmesi objektif değildir." diyen Milletvekili Girgin şu ifadelerde bulundu:

"2007 - 2008 yıllarında İl Özel İdaresi ile Bayır Belediyesi tarafından çimento fabrikasına ait imar planları onaylanmış, 2017 yılında ÇED raporu mahkemece iptal edilmiş, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Menteşe Belediyesi mahkeme kararına istinaden imar planlarını iptal etmiş, Danıştay 2019 yılında daha önce verilen ÇED raporunun iptal edilmesi kararını bozmuş, Danıştay'ın kararı sonucunda Muğla Büyükşehir Belediye ve Menteşe Belediye'sinin almış olduğu imar planı iptal kararları da geçersiz hale gelmiş, Dolayısıyla daha önce hazırlanmış olan planlar yürürlükte kalmıştır."

xx           xx          xx

Açıklamasında ısrarla "yapı ruhsatını" veren Bahattin Gümüş'ü aklama, suçu "tamamen" bakanlığın üzerine yıkma gayreti içinde olan Süleyman Girgin "Danıştay'ın bozmasına gerekçe olan 2. ÇED raporu 2010 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başlatılan bir çalışma olup; Dolayısıyla raporda yetkili olan da sorumlu olan da ilgili bakanlıktır. ÇED süreci ve ÇED sürelerinin tespiti de ilgili bakanlığın yetkisindedir." saptamasını yaptıktan sonra şöyle kaydetti:

"Menteşe Belediyesi kamusal görevini yapmış gerek hukuki gerek ilgili oda ve kurum görüşleri, gerekse kamuoyu hassasiyetini dikkate alarak büyük bir titizlik içinde süreci takip etmiştir. Bu planları yapan, onaylayan ve ilgili ÇED raporlarını düzenleyip uygun görüş veren bakanlık dururken gerek planlama gerekse ÇED raporu süreçlerinde, o tarihte henüz kurulmamış bir belediyenin, plan iptal süreçlerini de başlatıp yürüttüğü halde tek başına hedef gösterilerek eleştirilmesi objektif değildir."

Bahattin Gümüş kendisini savunamıyor. Hatta "Ruhsatı ben vermesem bakanlık verecekti" diye samimi bir itirafta bulunuyor, Osman Gürün susmayı, hatta hiç bulaşmamayı tercih ediyor, Süleyman Girgin de "objektif olmayan" savunmanlığa soyunuyor...

xx           xx          xx

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Süleyman Girgin'in bu açıklaması ile "sübjektiflik sınırlarını" ne kadar zorlayıp, demagojinin dibine vurduğunu, objektiflikten, nesnellikten ve "kamu yararından" ne kadar uzaklaştığını göstermiştir. Girgin bilinçli bir şekilde Pınar Gültekin olayında olduğu gibi kafaları karıştırıp, "Bahattin Gümüş'ü koruyorum" derken, çimentocuların kazanımlarını korur duruma düşmüştür.

Dün de CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban açıklamada bulundu. Ondan da söz edeceğim. Aynı partinin üç milletvekilinden 2'si dik dururken, o dikliği maalesef Süleyman Girgin'de göremiyoruz. Çünkü bugüne kadar demokratik kitle örgütlerinin ve meslek odalarının anlattığı bilgileri derleyip "araştırma yaptığını" söyleyen sayın seçilmişimiz Girgin "yapı ruhsatı" için 60 gün süre varken, ÇED raporunun  geçerliliğinin sona ermesine 2 gün kala Bahattin Gümüş'ün 15 günde ruhsat verdiğini görmezden geliyor. Bunu araştırmıyor, sorgulamıyor...!

Bizim Ahmet Tan Karaosmanoğlu da söz konusu haberin altına "Bir amaç için açıklama yapmışsınız, ancak bu açıklama sizin kalenize gol yazar. İktidarı hedef gösteriyorsunuz. İktidarın bu davranışına şaşırdık mı? Hayır. Şaşırmayacağımız bir hususu bize göstermeye çalışmanız abesle iştigal. Şaşırdığımız olay Belediyenin tutumu. Siz isteseniz de istemeseniz de bunu örtemezsiniz. Siz hiç Araştırmamışsınız. Size yazmışlar vermişler. Siz de bu yazılanların doğruluğuna itibar etmişsiniz." diye yazıyor.

Karaosmanoğlu doğru söylüyor, ama Süleyman Girgin "görevini" yapıyor...

xx           xx          xx

ÇED olumlu raporu 31.12.2014 de verilmiş. Büyükşehir Belediyesi ve Menteşe Belediyesi 31.03.2014 de kuruldu. Süleyman Girgin, "Bu planları yapan, onaylayan ve ilgili ÇED raporlarını düzenleyip uygun görüş veren bakanlık dururken gerek planlama gerekse ÇED raporu süreçlerinde, o tarihte henüz kurulmamış bir belediye..." diyor. Ayıp, çok ayıp... Rahmetli Uğur Mumcu buna "Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak" diyor. Başka sözleri de vardır, bilirsiniz. Onları paylaşmayacağım... Mürsel Alban'dan paylaşım yapalım ve noktalayalım.

CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban'da dün yaptığı yazılı açıklamada, "Bayır Mahallesi'nde kurulması söz konusu edilen ve başta MUÇEP olmak üzere demokratik kitle örgütleri ve başta Muğla Tabip Odası olmak üzere meslek odaları ile yine başta Deşti ve Bayır Mahalleleri sakinleri olmak üzere Muğlalıların tepkilerine neden olan bu Çimento Entegre Tesisi aceleye getirilecek bir konu değildir." derken bu kirletici ve zehirleyici tesis ile ilgili verilen ÇED olumlu raporu ve inşaat raporunun iptalini istedi.

Açıklamasında Muğla'nın bir turizm ve tarım merkezi olmanın yanında "Okullar Kenti" olmaya karar vermiş, tercihini 'bacasız sanayi'den yana koymuş bir yerleşme olduğunu hatırlatan Alban, "Biz yapılacak yatırımlara karşı değiliz. Fakat yapılacak yatırımlar çevreye zarar verirse buna karşı çıkarız. Hiçbir yatırım insan sağlığından daha önemli değildir." diyerek şu ifadelerde bulundu:

"Muğla'nın ilk sanayi tesisi Kireç Fabrikası 50 yıldır hizmet verirken yeni kanun ve yönetmelikler çerçevesinde mahkeme kararı ile geçen sene karatıldı. Çimento fabrikalarından daha masum olan Kireç Fabrikası'nın kapatılma gerekçesinde de Zeytincilik Kanunu gösterilmiştir. Bu nedenle de ÇED kararları ve ruhsatlar yeniden gözden geçirilmelidir. Milletvekili olduğum günden beri seçim bölgem Muğla'nın bir yağma ve talan girişimi altında olduğunu haykırıyorum. İnanıyorum ki Muğla halkı sağlığını tehlikeye atacak, doğasını kirletecek tüm girişimlerin karşısında olacak ve bunlara izin vermeyecektir."

Muğla Milletvekili böyle olur işte... CHP'nin dördüncü milletvekili mi? Onu tanıyan da yok zaten...

--------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: İnsanın gerçek gücü sıçrayışlarda değil sarsılmaz duruştadır! --Ediz Hun

ÇİVİ

MBB de toplu sözleşme görüşmeleri tamamlandı. Sendika "Osman Gürün diye yazılır, BABA diye okunur." şeklinde pankart açtı. Arkadaşım "Bunlar babalara gelmişler" dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft